Yerçekimli Karanfil – Edip Cansever
“Biliyor musun? Az az yaşıyorsun içimde...”
Merhabalar kitapsevenherkes ailesi size bu ay #pamukokumalar @pamukokumalar #üçkelimelikitapokuyoruz teması için seçtiğim #edipcansever #yerçekimlikaranfil şiir kitabı ile geldim.
Bazı kitaplar vardır, sadece okumazsınız; bir kenarda oturup dinlersiniz onları. Edip Cansever’in “Yerçekimli Karanfil”i tam olarak böyle bir kitap. Sözleri suskunluk kadar derin, bir şiiri diğerine bağlayan sessizlik kadar anlamlı.
Karanfil burada sadece bir çiçek değil; elden ele dolaşan, sevgiyi taşıyan, anlamını paylaşarak çoğaltan bir duygu gibi.
Rakı, sohbet, masa, beyaz bir örtü ve bir karanfil... ama her şeyin üzerinde bir ağırlık var: yerçekimi gibi kaçınılmaz, aşk gibi içine çeken.
Edip Cansever, şiiri hem düşüncenin hem de duygunun terazisine koyuyor. Onun dünyasında masa yalnızlığa arkadaşlık eder, karanfil bir düşünceye dönüşür, rakı ise bir içsel çözülmenin eşlikçisidir. Bir şiirle, bir nesneyi evrensel bir yalnızlığa dönüştürebilir.
İkinci Yeni şairlerinden biri olmasına rağmen, Cansever'in şiirleri bambaşka bir yerde durur: ne tamamen soyuttur ne de tamamen somut. Onunki, insanın içinden geçeni dışarıda bir nesnede görme çabasıdır.
YKY’nin bu sade ve vurucu baskısı, kitabı sadece edebi değil, görsel olarak da şiirle buluşturuyor. Plajda gün batımıyla el ele tutuşan bir karanfil gibi; kitabı elinizde tutmak bile bir şiir gibi geliyor.
Peki, senin içinden hangi karanfil geçti bu yaz?
Yorumlara yaz
Beğendiysen paylaşmayı, kaydetmeyi unutma
Sesin Değdiği YerdenOkan Alay
"Her şey, birbirimizi sevmekle başlamıyor muydu ya da her şey sevgisizlikten ötürü içinden çıkılmaz bir hâl almıyor muydu?
#sesindeğdiğiyerden sayfa 77
Birkaç yıldır ağustos ayı benim için #ahdevefaayı Dost yazarların kitaplarını okuyorum bu ayda. Okan Alay hocamın son kitabı ile başladım. Birkaç saat içinde bitirdim kitabı. Çok çok beğendim. Çünkü şahsî düşüncelerimle birebir örtüşen cümleler vardı. 1000 Kitap uygulamasında otuz iki alıntı paylaşmışım kitabı bitirince. Daha da çok var altını çizdiğim yer.
Eserde farklı yaşlarda ve kimliklerde anlatıcılar görüyoruz. Hatta son öyküde anlatıcı rolünü üstlenen bir öykü kahramanı. Yazarına sesleniyor. Seviyorum böyle hoşlukları.
Eserde bahsi geçen yazarlar da edebiyatın gücüyle "ruha ve kalbe rikkat katan" isimlerdi tam olarak. #tezerözlü #didemmadak #oğuzatay #edipcansever #ahmethaşim #nedim #şeyhgalip #saitfaik #sadıkhidayet #samuelbeckett #dostoyevski #hafızşirazi #shakespeare #cigerxwin
#sühreverdi #ibnihaldun #heidegger #schopenhauer #nietzsche #marks gibi felsefecileri ve ünlü yönetmen Andrey Tarkovski'yi de unutmamak gerek tabii. Hepsini görmek beni mutlu etti.
Tema olarak çocukluk, çocukluğa duyulan özlem, betonlaşan şehirler, yalnızlaşan insanlar, aile ortamı, aile sıcaklığı, mevsimlerin, şehirlerin, mekânların ve eşyanın insanlar üzerindeki etkileri, özgürlüklere getirilen kısıtlamalar, baskılar, toplumsal sorunlar, patlamalar, ölüm, sıkışmışlık duygusu ( Cendere ve mengene ifadelerinin çokça geçmesiyle iyi hissettirilmiş bu tema) bunalma, çocuk gelin sorunu, iç muhasebe, sosyal maskeler, yalnızlık gibi konular işlenmiş.
Kişileştirmeler ve iç konuşmalar baskın. Çiçeklerin, denizin kişileştirilmesi çok güzeldi. Betimlemeler yerli yerinde kullanılmış. Tüm öyküleri çok severek
Merhaba sevgili okur
İkinci Yeni şiir akımının en önemli temsilcilerden birisi olan Edip Cansever’in #çağrılmayanyakup
adlı şiir kitabının yorumu ile karşınızdayım.
#edipcansever Şiirleri, sözleri bazen tek cümlede, tek satırda sizi olduğunuz yerden alıp mavi bir dünyaya götürebilen bazen de kalbinizi derin acılara sürüleyen bir şair bence. En son Yerçekimli Karanfil adlı eserini okuyup çok sevmiştim. Şiir seven herkese iki eserini de tavsiye ederim.
Çağrılmayan YakupEdip Cansever · Yapı Kredi Yayınları · 2018796 okunma
Merhabalar,
"Gülemiyorsun ya, gülmek
Bir halk gülüyorsa gülmektir
Ne kadar benziyoruz Türkiye'ye"
Sayfa 50
Mükemmeldi, Bütün Şiirleri I kitabından sonra okuduğum en iyi şiir kitabı diyebilirim. Edip Cansever o kadar güzel hissettirmiş ki tüm duyguları... Aynı satırda hem aşk acısını çekerken hem de aşk doluydum, sadece tek bir kelimesiyle üşümemi sağlarken diğer satırında içimi ısıtıyordu.
O kelimeleri sadece bir araya getirebilmesiyle şair olmadı, çünkü o kelimeleri sadece kullanmıyordu adeta hayat veriyordu.
"Kim ne derse desin ben bu günü yakıyorum
Yeniden doğmak için çıkardığım yangından."
Sayfa 31
Bunu okurken aklıma sadece Anka kuşu geldi. Sanırım şairimiz için de kelimeler birer Anka kuşuydu.
Pekâlâ, asıl mevzuya gelelim. Kimdir bu Edip Cansever yazarımız?
İlk şiiri 1944'te İstanbul dergisinde yayınlandı. Yücel, Fikirler, Edebiyat Dünyası, Kaynak dergilerinde çıkan ilk gençlik şiirlerini İkindi Üstü başlıklı kitapta topladı. Kapalı, anlaşılması güç, yine de anlamdan ayrılmayan bir şiire yöneldi. Çok farklı imgeler kullanırken bile düşünce öğesini göz ardı etmedi. Yapıtlarına tutarlı bir bütünlük kazandırdı. Şiirinde düzyazı olanaklarını kullanmaktan da çekinmedi. Yalnız şiirleriyle değil tepkileri ve yaşama biçimiyle de kendisinden söz ettirdi. Sürekli yazan, yayınlayan bir şair olarak ilgileri hep üstünde tuttu. Edip Cansever’in sağlığında yayımlanan son kitabı, Oteller Kenti oldu. 1985-1986 yılları arasında yazdığı fakat yayımlanmayan şiirleri, bazı düzyazıları, hakkında yazılanlar ve bazı konuşmalar, ölümünden sonra Gül Dönüyor Avucumda (1988) başlığıyla neşredildi. 1990’da yayımlanmış tüm şiir kitapları, Yerçekimli Karanfil/Toplu Şiirleri I ve Şairin Seyir Defteri/Toplu Şiirleri II başlığıyla yeniden yayımlandı. 2005’te bütün şiirleri, Sonrası Kalır I-II başlığıyla
Edip cansever bu ülkeye gelmiş en iyi şairlerden bir tanesidir. Yalnızlığı, hayatın içinde kaybolmayı anlatan ve yazan şairdir. Kendini şiire adamıs birisidir. Herkes edipcansever okumalı...
Merhaba #kitapkurtlari bu gece size şiirle geldim
Yani #edipcansever den #gelmişbulundum şair
Şiirlerinde insanin içini dışını mevsimleri mevsimlerde insanda yarattığı heyecan ve durgunluğu şehirlerin insanlara kendini benzetmesini böylelikle insanların ordansin diyebildiği ayrılıkları varişları ölümü
Diyorum ki şair şiirsel bir (Roman) yazmış
Bence
Şiirlerinden 1ni bakıyorum: (PAS )
Duvar diplerinde ve sakınaraktan
Duvar diplerinde ve alaca karanlıkta
İyi yenmemiş bir kiraz çekirdeği gibi yıprak
Gidip geliyorsa durmadan
Gücenik bir köpeğin bir okul şarkısını anımsattığı gibi Gidip geliyorsa
Ve çocukluğunun bir düğme kadar delik yerinden bakılırsa
Gözleri bir çağla çekirdeği gibi beyaz ve kocamansa o zaman Gözleri iki safran ipliği şimdi
Ve güneş kar topluyorsa bakışlarından
Biz ki utançlı bir kar seyircisi
Sen bak ki o beyaz karın kırmızı
O beyaz karın ürkek
O beyaz karın utanaraktan geri geldiğini
Seyrediyorsa susarak
Biliyordur tam göğsünün altında yaşar gibi
Biliyordur ki bir eylemdir yerine göre susmak...