Çağrılmayan Yakup

Edip Cansever
Tahmini Okuma Süresi:
1 sa. 56 dk.
Sayfa Sayısı:
68
Basım Tarihi:
10 Ağustos 2018
İlk Yayın Tarihi:
Mart 1966
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
ISBN:
9789750843136
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·68 syf.··
2022 11. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2022 01:26
"Daha hiç çağrılmadım Biri olsun "Yakup!" diye seslenmedi hiç Yakup! Diye seslenmedi ki, dönüp arkama bakayım" Yalnızlığını yazmış her satırda, ne kadar yalnız olduğunu ve yalnızlığın verdiği ıstırabı hissettiriyor. Herkesin uyum sağladığı bir çağda kendisinin ayak uyduramadığı, Kitapta, kurbağalara bakmaktan geliyorum mısraları , ayak uyduramadığı topluluğu simgelemesi, kendisi sadece onları izlemekle kalması, bir türlü onlara dahil olamaması... Kimse onun farkına varmamış olması yada O topluluktan kendini soyutlamış olması... oradaki 'Yakup' diye seslenmediler kısmı onu kimse tanımıyor adını bilmiyor ki seslensinler Ben şehirden çok şiirsel anlatım şeklinde yazılmış, şiir hikaye, diyorum başka bir anlatımı var mı? bilmiyorum ama çok kısa sürede okudum aktı gitti ve hissettirdi... Edip Cansever'in zaten böyle bir yalnızlık o sakinlik halleri, sessizliğini bildiğim için mi ne ... oyüzden herhalde hissettiklerini yaşadıklarını bana da hissettiriyor...
Çağrılmayan YakupEdip Cansever · Yapı Kredi Yayınları · 2018801 okunma
Çağrılmayan Yakup
8/10
·68 syf.··
Beğendi
·
2022 144. kitabı
Merhabalar, bugün, İkinci Yeni Akımı'nın öncüleri arasında yer alan ve benim de çok sevdiğim şairimiz, Edip Cansever'in "Çağrılmayan Yakup" adlı şiir kitabıyla geldim. Edip Cansever'in: - Tam adının Ömer Edip Cansever olduğunu ve Ömer adını ilk şiirleri dışında hiç kullanmadığını, -İlk şiirinin İstanbul dergisinde yayınlandığını, - Kapalı, anlaşılması güç, ama yine de anlamdan ayrılmayan bir şiire yöneldiğini, -Politikadan anlamadığı gerekçesiyle Türkiye İşçi Partisi üyeliğinden ayrıldığını, -Uzun yıllar, Kapalı Çarşı'da, babasından kalma dükkanda, turistik eşya ve halı ticareti yaptığını biliyor muydunuz? ************************** Gelelim kitabımıza :) Çağrılmayan Yakup, Edip Cansever'in 1966'da yayımlanan şiir kitabıdır. Eserde şairimiz, Ben Ruhi Bey Nasılım kitabındaki havayı hissettiriyor. Bu sefer de bir garip Yakup'u anlatıyor bize. Genel olarak Yakup üzerinden, insanın kendine, yaşadığı topluma yabancılaşmasını okuyoruz. Kimsenin onun farkına varmaması, yalnızlığı içimi sızlattı :( Anladığınız üzre kitapta en çok o şiiri sevdim. Edip Cansever bize bu kitabında, kendimize bile itiraf edemediğimiz bir ruh halini yansıtmış. Şairimizi gerçekten çok seviyorum. Cansever ilk okuyanlar için, zor bir okuldur. Onunla şiir yolculuğu biraz zorludur. Fakat bir alıştınız mı üslubuna, tarzına, benim gibi o yolculuktan vazgeçmek istemeyeceksiniz. :) O yüzden biraz bu üsluba alışana kadar sabretmenizi, ondan hemen vazgeçmemenizi tavsiye ediyorum naçizane. Şimdilik bu kadar. Şiirle ve sevgiyle kalın dostlar.
Şiir
Çağrılmayan YakupEdip Cansever · Yapı Kredi Yayınları · 2018801 okunma
10/10
·68 syf.··
2021 8. kitabı
Cansever şiirlerinde bireyi, onun toplum içindeki yalnızlığını, parçalanmışlığını ve silikliğini anlatmıştır.Bu kitapta beni en çok etkileyen "Çağrılmayan Yakup" şiiri oldu.Kendini gerçekleştirme fırsatından yoksun bireyin toplum tarafından ötekileştirilmesi konusunu işleyen şair, "Çağrılmayan Yakup" şiirinde, bireyin yani Yakup’un toplumun dışında kalan ve çağrılmayan kişi olmasını konu edinmiştir. Şiir “kurbağalara bakmaktan geliyorum” sözleriyle başlar ve her bölüm başında bu tekrarlanır.Sıklıkla kurbağaların vurgulandığı şiirde kurbağaların, modern dünyanın yarattığı düzene uyum sağlayabilmiş kalabalık bir kitleyi temsil ettiğini söyleyebilirim. O kadar kalabalıktırlar ki Yakup bu kalabalık karşısında şaşırmıştır. Yani kurbağalar bir metafordur.Yakup bu kalabalıkla bütünleşememiş, onlardan biri olmayı başaramamıştır. Yakup, yılların içerisinde biriktirdiği yalnızlığı yıkıp, o içindeki durgun ve çürük bir suyu düşürmek istiyor. İstiyor fakat bunu gerçekleştirebilmek için varlığının fark edilmesini bekliyor.Onu fark etmek ve Yakup diye seslenmek gereklidir. Öyle yapmalıdır ki benliğinin parçalarını bir araya toplayabilsin ve hüviyetini inşa edebilsin. Ona seslenip, çağırmaya değer bulmuş biri dahi yoktur ki Yakup eskimişliğini birer kâğıt parçası gibi ceplerinden boşaltabilsin. Kimlik bunalımındadır Yakup, bir bütün değildir. Parçalanmış bir benliğe sahiptir. O kendisine bile yabancıdır. Kendisini var hissedebilmesi için başkalarının da ona varlığını hissettirmesi gereklidir. Yakup, şiirin bazı kısımlarında toplumdaki insanları sanki programlanmış gibi bir uyum içinde algılar. Her birinin sahip olduğu uyum birbiriyle aynıdır ve mekanikleşmiştir. Her biri müzik aletleri renginde ve pırıl pırıldır. Bu uyum Yakup için korkunç bir uyumdur. Yakup bu uyumu kendisinin var
Şiir
Çağrılmayan YakupEdip Cansever · Yapı Kredi Yayınları · 2018801 okunma
2/10
·68 syf.··
2021 11. kitabı
Yarım saatinizi bile almayacak bir kitabı hiç akmadığı için 1 saatten fazla sürede bitirdim. Üstelik bir şiir kitabını.. Bu,bana hitap etmediğinin en büyük kanıtıdır. Sevmedim.
Çağrılmayan YakupEdip Cansever · Yapı Kredi Yayınları · 2018801 okunma
Çağrılmayan Yakup
7/10
·68 syf.··
Beğendi
·
2019 192. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 12 Ağustos 2019 16:08
Çağrılmayan Yakup'ta şair, çağımız insanının içinde bulunduğu çaresizliği, umutsuzluğu tirajik durumunu anlatır. Yakup özelinde insanın çevresine, dünyaya, olaylara ve olgulara karşı yabancılaşmasını, bunun sonucunda da içine sürüklendiği bunalım ve açmazlardan nasıl kurtulacağını bilememesine dem vurmaktadır. Şiir kitabı olarak biraz ağır ağdalı ve okunması zor bir eser olduğunu da belirtmeden geçemeyeceğim.
Şiir
Çağrılmayan YakupEdip Cansever · Yapı Kredi Yayınları · 2018801 okunma
Puan vermedi·68 syf.··
2024 31. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2024 08:06
Edip Cansever (1928–1986) İstanbul’da doğdu. İstanbul Erkek Lisesi’nden mezun olduktan sonra girdiği Yüksek Ticaret Okulu’ndaki öğrenimini yarıda bırakarak babasının Kapalıçarşı’daki dükkânında ticarete başladı ve 1976 yılına kadar anti­kacılık yaptı. Turgut Uyar ve Cemal Süreya ile birlikte “İkinci Yeni”nin öncü şa­irleri arasında anılan Cansever’in ilk kitabı “İkindi Üstü” (1947), henüz 19 yaşında bir delikanlının, dünyayla ilk karşılaşmasının, tanışmasının ve ilk itirazlara yelte­nişinin izlenimlerini dile getirir. Yer yer acemicedir ama alttan alta, akacağı derin ve geniş yatağın ilk işaretlerini taşır. Sonraki ikinci kitabı “Dirlik Düzenlik” (1954), büyük ölçüde “Garip Şiiri”nin etkisinde kalsa da, şairin daha sonra İkinci Yeni’ye ulanacak şiir yaklaşımının ilk ipuçlarını verir; bu kitapta yer alan “Masa da Masay­mış Ha” adlı şiir, Türk şiirinin en çok bilinen şiirleri arasında yer alacaktır. Dilini olduğu kadar konularını, yöneliş ve tercihlerini de bulduğu kitap olan “Yerçekimli Karanfil” (1957), “bireyin yalnızlığı ve yabancılığının güdülediği sonsuz arayış ça­bası” biçiminde özetlenebilecek Cansever şiirinin temellerini atar; ve aynı izlek, “dramatik şiir”in ayrı ayrı ustalık örnekleri olan “Umutsuzlar Parkı” (1958), “Petrol” (1959), “Nerde Antigone” (1961) ve “Tragedyalar” (1964) ile sürer. “Çağrılmayan Yakup”la (1969) başlayan sol siyasal eylemlere duygusal ve düşünsel planda katılışın şiirleri, “Kirli Ağustos”ta (1970) çeşitlenerek sürdükten sonra, Sonrası Kalır’la (1974) destansı boyutlar kazanır. “Ben Ruhi Bey Nasılım” (1976) ve “Sevda ile Sevgi” (1977), toplumsal planda yaşanan “yenilgi”nin ardından yeniden bireysele dönüştür; ve “Şairin Seyir Defteri” (1980), “Bezik Oynayan Kadınlar” (1982), “İlkyaz Şikâyetçileri” (1984), “Oteller Kenti” (1985) adlı
Şiir
Çağrılmayan YakupEdip Cansever · Yapı Kredi Yayınları · 2018801 okunma
7/10
·68 syf.··
2022 153. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2022 10:19
Edip Cansever - Çağrılmayan Yakup @yky_yayinlari ° "Ve yürürlükten kalkmış bir sözü tekrarlıyorum: Sevin ki her şey olur, Sevin ki her şey olur, Olmuyor biliyorum..." ° Selamlar . Edip Cansever'den daha önce okumalarım da olmuştu. Farklı bir şair ve yavaş yavaş alışıyorum . Bu şiir kitabını da uzun zamandır merak ediyordum . Edip Cansever, (8 Ağustos 1928 - 28 Mayıs 1986), Türk şairdir. Tam adı Ömer Edip Cansever olsa da, Ömer adını ilk şiirleri ve ilk şiir kitabı dışında hiç kullanmadı. 1964’te üyesi olduğu Türkiye İşçi Partisi’nden güncel politikadan anlamadığı gerekçesiyle ayrıldı. Şiirde tiyatrodan esinlenen diyaloglar kullandı. Nerde Antigone, Tragedyalar, Çağrılmayan Yakup bu dönemin ürünleridir. Yine de İkinci Yeni içindeki bazı şairler gibi anlamsızlığı savunmadı. Çağırılmayan Yakup'un bir bölümü tiyatro havasında geçiyor. Şiirden çok düz yazı tarzında ve anlatmak istediği şeyleri uzun uzun, sindire sindire anlatmak istemiş şairimiz. Bu yönüyle bence okuması diğer şairimize göre biraz daha zor. Bazı yerlerinde ben de zorlandım. Ama okuduğum diğer şiir kitabından şairimizi kalemi hakkında bilgim olduğundan dolayı, okuma sürecim biraz daha iyi geçti . Edip Cansever biraz daha dibe inen ve sözlerinde derin anlamlar barındıran bir şair. Bu şiir kitabında da iliklerimize kadar hissediyoruz. Şairi okumadan önce biraz daha anlamak ve hayatına bakmakta fayda var. Şiirlerinde genellikle bireyin toplum içindeki yalnızlığını, parçalanmışlığını ve silikliğini anlatıyor. Zaten şiir kitabının isminden de anlaşılacağı üzere Yakup toplum tarafından dışlanmış ve ötekileştirilmiş bir insan. Kimse çağırmaz, seslenmez. Yakup sadece yaşar, hiç kimsesi olmadan. Bir bölümünde Atatürk ile ilgili olabilecek bir bölüm okudum. Biraz farklı bir yaklaşımı vardı. Şimdi burada uzun
Şiir
Çağrılmayan YakupEdip Cansever · Yapı Kredi Yayınları · 2018801 okunma
Çağrılmayan Yakup
10/10
·68 syf.··
2024 53. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2024 09:47
Edip Cansever'i daha önce okumadığıma üzüldum açıkçası, tarzı o kadar bana yakın ki kendimi keşfetmemiş olmam gibi üzüldüm. Kendine kırılmış bir aynadan bakmanın şiir hali. yansıyan mı kırık yansıtan mı karmaşasının, tek kişilik de şizofreni'ler' olabileceğinin şiiri. Varlığın varolmama sınırında ne kadar durup bekleyebileceğinin şiiri. Hal'imizin, ahvalimizin şiircesi. Okurken Albert Camus'un yabancı'sını anımsattı bana. Çağrılmayan Yakup; aylak adamdır, tutunamayanlardır, bira içen yalnızlardır,raskolnikovdur. Ben, yani yakup kurbağalara bakmaktan geliyorum işte açgözlü, mor kurbağalara akşama doğru bir dilim ekmek yiyeceğim belki bir bardak da süt içeceğim. sonra bir güzel uyumak istiyorum, bütün gün çok yoruldum. ben gözlükten, taş hamurdan ve çarşaflardan ve biraz hiç çağrılmamaktan yapılmış yakup uyumak istiyorum. Halen çağrılmamıştır ve görünüşe bakılırsa sonsuza dek de çağrılmayacaktır. Ve yıllar yıllar yıllar sonra şöyle diyecekler belki de: Ne Godot geldi ne de Yakup çağrıldı.
Şiir
Çağrılmayan YakupEdip Cansever · Yapı Kredi Yayınları · 2018801 okunma
Puan vermedi·68 syf.··
2021 2. kitabı
Kurbağalara bakmaktan geliyorum dedi Yakup,bunu kendine üç kere söyledi.Telaşlı açgözlü kurbağalara .. Yazarın düşündürücü sözleri ve hayatından samimi kesitler .
Edebiyat
Çağrılmayan YakupEdip Cansever · Yapı Kredi Yayınları · 2018801 okunma
Çağrılmayan Yakup
8/10
·68 syf.··
Beğendi
·
2022 48. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2022 13:17
Okuması diğer şiirlerine göre biraz zorda olsa genel olarak bu kitabındaki şiirleri de sevdim. Lirik şiirleri daha çok sevdiğim için biraz okurken zorlandım. Çevreye,topluma yabancılaşmış bir Yakup...
Edebiyat
Çağrılmayan YakupEdip Cansever · Yapı Kredi Yayınları · 2018801 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Edip CanseverYazar · 28 kitap
Edip Cansever, tam adıyla Ömer Edip Cansever, Türk şairdir. Tam adı Ömer Edip Cansever olsa da, Ömer adını ilk şiirleri ve ilk şiir kitabı dışında hiç kullanmadı. 8 Ağustos 1928'de İstanbul'da doğdu. İstanbul Erkek Lisesi'ni bitirdi. Kapalıçarşı'da turistik eşya ve halı ticareti yapmaya başladı. 1976'dan sonra yalnızca şiirle uğraştı. Bodrum'da tatildeyken beyin kanaması geçirdi, tedavi için getirildiği İstanbul'da 28 Mayıs 1986'da yaşamını yitirdi. İlk şiiri 1944'te İstanbul dergisinde yayınlandı. Yücel, Fikirler, Edebiyat Dünyası, Kaynak dergilerinde çıkan ilk gençlik şiirlerini "İkindi Üstü" kitabında topladı. Bu şiirlerde varlıklı, her şeye yaşama sevinciyle bakan bir gencin avarelikleri, duyguları ön plandaydı. 1951'de "Nokta" dergisini çıkardı. Bu dergi genç şairlerle ve yazarlarla tanışmasını sağladı. İlk kitabından 7 yıl sonra yayınladığı "Dirlik Düzenlik" bu dönemin ürünüdür. Bu kitaptaki şiirlerde düşünceyi dil içinde eritmeye yönelen, özlü bir söyleyiş ve çarpıcı biçim arayan, toplumsal eleştiri için mizah aracını kullanan bir tutum görüldü. 1957'de yayınlanan "Yerçekimli Karanfil" ile kendisine özgü bir şiir evreni kurdu. İkinci Yeni akımının özgün örneklerini verdi. Yenilik, Pazar Postası, Yeni Dergi gibi dönemin sanat yayınlarında şiirsel canlılığı besleyen şairlerden biri oldu. Şiirinde zamanla sevinç yerini bunalıma, toplumsal dengesizlikleri eleştirme kaygısı yerini yıkıcı bir umutsuzluğa bıraktı. "Dize işlevini yitirdi" gerekçesiyle yeni arayışlara yöneldi. Şiirde tiyatrodan esinlenen diyaloglar kullandı. "Nerde Antigone", "Tragedyalar", "Çağrılmayan Yakup" bu dönemin ürünleri. Yine de İkinci Yeni içindeki bazı şairler gibi anlamsızlığı savunmadı. Kapalı, anlaşılması güç, yine de anlamdan ayrılmayan bir şiire yöneldi. Çok farklı imgeler kullanırken bile düşünce öğesini gözardı etmedi. Yapıtlarına tutarlı bir bütünlük kazandırdı. Şiirinde düzyazı olanaklarını kullanmaktan da çekinmedi. Yalnız şiirleriyle değil tepkileri ve yaşama biçimiyle de kendisinden söz ettirdi. Sürekli yazan, yayınlayan bir şair olarak ilgileri hep üstünde tuttu. Eserleri Şiir Kitapları İkindi Üstü (1947) Dirlik Düzenlik (1954) Yerçekimli Karanfil (1957) Umutsuzlar Parkı (1958) Petrol (1959) Nerde Antigone (1961) Tragedyalar (1964) Çağrılmayan Yakup (1966) Kirli Ağustos (1970) Sonrası Kalır (1974) Ben Ruhi Bey Nasılım (1976) Sevda ile Sevgi (1977) Şairin Seyir Defteri (1980) Yeniden (1981) Bezik Oynayan Kadınlar (1982) İlkyaz Şikayetçileri (1984) Oteller Kenti (1985) Hikaye, Roman Gül Dönüyor Avucumda (Ölümünden sonra, 1987) Şiiri Şiirle Ölçmek: Şiir Üzerine Yazılar, Söyleşiler, Soruşturmalar. Hazırlayan: Devrim Dirlikyapan. Yapı Kredi Yayınları, 2009. Ödüller 1958 Yeditepe Şiir Armağanı: "Yerçekimli Karanfil" 1977 Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü: "Ben Ruhi Bey Nasılım" 1982 Sedat Simavi Edebiyat Ödülü: "Yeniden"