Nedir ölüm? Ya bir son ya da bir geçiş! Sona ermekten ya da bir geçişten korkmam çünkü bu hiç başlamamış gibi bir şeydir ve üstelik hiçbir yerde buradaki kadar kısılıp kalmış olmayacağım!
Bu dünyanın yaratanı kimdir, sormayacak mıyım ben? Böylesine koca bir kitle nasıl olup da bir yasaya, bir düzene sokuldu? Bu darmadağınık maddeleri kim topladı? Karmakarışık maddeleri kim ayıkladı birbirinden? Bir tek, biçimsiz bir kitlede yatanlara kim belirli bir görünüş dağıttı? Bunca ışık nereden kaynaklanıyor? Bir ateş mi bu, yoksa ondan daha parlak bir şey, bir nur mu?
Her zaman bir şeyimiz eksiktir gibi geliyor bize, gelecektir de. Yeteri kadar yaşadığımızı yaşadığımız yıllar, günler değil ruhumuz belirler. Yaşadım, çok sevgili Lucilius'um, yeteri kadar yaşadım. Ölümü bilgiyle dolu, olgun bekliyorum.