46. BÖLÜM
🌹İnci🌹
Bu defa merdivenleri tırmanırken ayaklarım sanki mermer basamaklara değil de, pamuktan bulutlara basıyordu. Kalbim, her atışında az önce yaşanan mucizevi gecenin ritmini tutuyordu. Yanağımda hala o busenin sıcaklığı, avuçlarımda, henüz taze birer anı olan mutluluk kırıntıları vardı; sanki parmaklarımı açsam o rüya uçup gidecek, ben de büyülü tozun etkisinden çıkacaktım. Kapının eşiğine vardığımda gördüğüm manzara, içimdeki coşkuyu ikiye katladı. Kapı aralıktı ve Aslı, o anın coşkusunu benden önce yaşamaya başlamışçasına, eşikte adeta dans ediyor, ellerini birbirine vurarak neşeyle zıplıyordu. Yanına ulaştığımda ayakkabılarımı çıkarmayı bile düşünmeden, kendimi onun sıcacık kollarına bıraktım.
"İnci, İnci'm... Az önce gördüklerime inanamıyorum!" diye fısıldadı, sesi sevinçten titriyordu.
"Aslı, ben de..." diyebildim sadece, soluk soluğa. "Ben de kendime inanamıyorum!"
"Harikasın canım arkadaşım... İşte bu!"
Ayakkabılarımı kapının kenarına itip, yorgunluğun ve tarifsiz mutluluğun tatlı ağırlığıyla kendimi içeri attım. O kadar yorgundum ki, ancak her bir saniyesini en ince ayrıntısına kadar anlatmak için yanıp tutuşacak kadar da hevesliydim. Halimden anlamış olacak ki; "Hemen! Hemen üstünü değiştir ve bana her şeyi anlat. Sabaha kadar bekleyecek sabrım yok! Ben de bu arada köpüklü, güzel bir kahve yapayım. Koş, haydi!" diye beni banyoya doğru ittirdi. Sıcak suyun tenimden süzülüşü, üzerimdeki yorgunluğu ve heyecanımı biraz olsun dağıttı. Güzelce yıkanıp, yumuşak pijamalarıma sarıldım ve beni büyük bir merakla bekleyen arkadaşımın yanına, koltuğun rahatlığına çöktüm. Aslı, elinde dumanı tüten kahvelerle beni koltukta oturmuş bekliyordu.
"E, dökül bakalım. Serkan seni görünce ne dedi? Beğendi mi?"
Hafifçe gülümsedim, o