Elif Karahan

Elif Karahan
@eelifkarahan
- Ben, mahşer gününün dehşetinden başka iman, secdeden başka namaz tanımayanlardan değilim. Ben nasıl mı namaz kılarım? Bir gülü seyrederim, yıldızları sayarım, yaratılışın güzelliği, onun düzenindeki kusursuzluk karşısında büyülenirim, Rabbim'in en güzel eseri olan insanın, onun bilgiye aç beyninin, aşka aç gönlünün, uyanmış veya tatmin edilmiş tüm duyularının karşısında hayranlığa kapılırım.
Sayfa 25·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yaşam süreci, insan vücudundaki organların tümü, bunların çalışmaları, görev bölümü yapmaları bizlerin kavrayamayacağı denli karmaşıktır. Hangi birimiz doğanın bu gizemliliğini çözümleyebiliriz? Doktor Brodsky gerçekten büyük bir ilim adamı. İblislerle, şeytanla işbirliği yapıp iyiliği yeryüzünden kaldırmaya çabalayan her sağlıklı vücut senin geçtiğin denemelerden geçince böylesine hastalanır, acı çeker. Şimdi sen sağlığına kavuşuyorsun. Topluma yararlı bir kişi olma yolundasın.
Ne var ki, her şeyi bilmek için, belki hiçbir şey bilmemek gerektiğinden, âdemoğullarından bazıları, bildikleri her şeyi unutmaya hayatlarını adadı. Çünkü onlara göre, ancak hiçbir şey bilmeyen bir masum, gördüğü anda O'nu tanıyabilirdi.Bunun için belki de, ölmeden önce ölmek gerekiyordu.Ölmek aslında, içindeki şarabı tamamen döküp billûr kadehi boşaltmak gibi, her şeyi ebedîyen unutmak ve artık hiçbir şey bilmemek demekti.
Bir erkeğin aşkı çok şaşırtıcıdır. Her zaman öyledir. Nedeni olmadığı gibi bir anlamı da yoktur. Sıradan bir kadına âşık olur ve kayıtsız şartsız kabul eder, o yeryüzünün en eşsiz varlığıdır. Eşsizliği tüm diğer kadınlarla aynıdır. Oysa her kadın başka türlü bir derinlik, başka türlü bir kuyudur. Ve açını iyi ayarlamasını bilirsen her kadın kendi dünyasında çok katmanlıdır. Sırf bir dünya kurabildiği için. Bir dünya kurmayı bildiği için. Belki dünyayı küçük bir avuca sığdırdığı ve o avucu erkeğin ellerine sakince bırakabildiği için.
Bu kimin aklına gelir?... Herkes ölmemek ister. Eğer gerçekten, ölümün ilk gecesinde yeniden dirilmenin yolu bulunduysa bu dünya birbirine girer. Ölüm, acı ve sızlatıcı bir olay olmakla birlikte birçok kötülüklere son verdiği için gereklidir. Gelen, yoluyla, sırasıyla gitmeli... Ve giden, kimliği değişmeden, birkaç gün sonra tekrar gelmemeli... Gelememeli... Sonra halimiz ne olur?... Örneğin tutunuz ki benim sekiz on göbekten beri olan büyükannelerim yeniden dünyayı özleyerek geri dönmüşler. Onların şimdi bu evrende benden başka kimseleri yok... Elbette bana gelecekler... Ben bir annemi hoşnut edemiyorum. Tanrı esirgesin, öyle bir düzine çenesi düşük kocakarı ile sonra ne yaparım?... Ruhlar böyle gövdelenmeye kalkarsa dünyada yaşayanların işi biter. En önce bizim emekli sandıkları iflas eder. Bankalar kapanır... «Miras» kelimesi anlamsız bir söz olur. Daha öyle karışıklıklar, tuhaflıklar olur ki saymakla bitmez. Ölü mezarında gerek... Oradan çıkmaları ne kendileri, ne de bizim için iyi değildir. Sonra seçimlere karışırlar. Parlamentoya girerler. Dünyadan namusuyla, şerefiyle gitmiş olan edipleri, filozofları buraya saylav gönderirler. O zavallıların da, eşitleri gibi iftiraya uğrayarak adları kirlenir. Bugünlere benzemeyen zamanlarda nasılsa kazanmış oldukları ünleri bozulur. Yol üzerlerinde çiğnenmekte olan mezarların yerlileri davaya kalkar, çökmüş vakıfları yaptıranlar, bakanlıktan hesap sorar ise bu işin içinden nasıl çıkılır? Bizim Binnaz'ın açtığı bu çığır iyi bir şey olmaz