İnsan cama uzun süre bakınca hep böyle olur, mutlaka bir yüz görür. Daha doğrusu herkesin, asla göremeyeceği halde görmek istediği kayıp bir yüzü vardır.
Yarın görüşürüz. Ömrümüzün bütün günlerini birbirimize veda ederek, yarın görüşürüz deyip bize de bunun dendiğini işiterek geçiriyor olmamız ve mukadderat gereği, o günlerden birinin bu kişilerden biri için son gün olması, ya yarın görüşürüz dediğimiz kimsenin ya da bunu diyen kendimizin artık hayatta olmaması ilginç. Ertesi gün diye de söylediğimiz bugünün yarınında bakalım belediye başkanı ile özel şoförü bir daha karşılaşacak mı, yarın görüşürüz demenin ve olup bitenin, sorunlu bir olasılıktan fazlası olmayan şeyin bir kesinlikmiş gibi geçmişte kalmış olmasının ne ölçüde olağanüstü, hatta ne ölçüde mucizevi olduğunu anlayabilecekler mi.