NO: 26 (YAZILMAK İÇİN YAZILMIŞ?)
4/10
·480 syf.··
2026 5. kitabı
No: 26 kitabını okudum, ancak bana göre çok saçmaydı. Kitap: çocukluğunda yaşadığı travmaların üstesinden gelmeye çalışan ve internette "Yeşil Küpeli Kız" adıyla gizli magazin haberleri yapan Mine Uysal ile Efe Duran adlı bir gencin yarım kalan duygularla ve sırlarla dolu aşk hikâyesini anlatıyor. İkinci kitabı Daire 7. ben ikisini de okudum ve yazılmak için yazılmış bir kitap olduğunu düşünüyorum. Benim fikrimce, bu kitabı almak yerine daha yararlı ve faydalı eserler almanız sizler için çok daha iyi olacaktır. No: 26 Beyza Alkoç
Duygu ve Düşünce
No: 26Beyza Alkoç · İndigo Kitap · 202111,6bin okunma
8/10
·520 syf.··
2026 43. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 19:30
Japon edebiyatının bir çok farklı eserini görmüştüm. Ama daha çok kişisel gelişim tarzında olan kitaplarını okumuştum. İlk defa bir roman okuyorum hem de Japonya’nın ödüllü ve çok satan romanı. Tabi bu kitapta bize çok şey öğretiyor. İsmi gibi konusu ve kendisi de çok tatlı bir kitap. Kitabın konusuna gelecek olursak Japonya’da küçük bir sahil kasabasında düzenlenen bir piyano yarışması için seçmelerle başlıyor. Dünyanın farklı bölgelerinden jüriler piyano alanında yarışabilecek öğrenciler seçiyorlar. Daha sonra da büyük bir yarışmada bu çocuklar hünerlerini sergiliyorlar. Her yıl düzenlenen bu yarışma bu yıl biraz farklı ilerliyor. Çünkü birbirinden farklı Yetenekler, dahiler bu yılki yarışmada yer alıyor. Hepsinin hayatının farklılıkları, karakterlerinin farklılıkları, piyanoya hitap edişlerinin farklılıkları gözler önüne seriliyor. Biz kitapta Jin Kazama, Aya Eiden, Masaru Carlos Levi, Akashi Takashima gibi farklı karakterlerin yarışmadan önceki hayatlarını, yarışmaya hazırlanırkenki durumlarını ve yarışma sırasındaki heyecanlarını okuyoruz,. Hepsiyle ayrı ayrı heyecanlanıp hepsiyle ayrı ayrı o tutkuyu yaşayabiliyorsunuz. Yazar hepsinin hayatlarının dönüm noktalarını, birbirleriyle kesişimlerini, hayatlarını nasıl etkilediklerini, ruhlarının müzikle nasıl özgürleştiğini bize çok güzel aktarmış. Kitap 515 sayfa ama gerçekten okurken heyecanlı bir dizi izliyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz. Sürekli devam etmek diğer sayfaya geçmek istiyorsunuz. Neden çok satan roman olduğunu gerçekten anlıyorsunuz. Her yeni sayfada heyecan daha da artıyor bazı yerlerde üzülüyorsunuz bazı yerlerde çok mutlu oluyorsunuz ama her karakterin bakış açısıyla okuyup onları hissedebiliyorsunuz. Özellikle final bölümü çok güzeldi ben çok sevdim. Ayrıca kitabın çevirmeni Orhan Efe Özenç’e de
Balarıları ve Uzaktaki Gök GürültüsüRiku Onda · Beyaz Baykuş Yayınları · 202440 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·182 syf.··
2026 14. kitabı
Babasının intikamını almak için dağa çıkmak zorunda kalan Çakırcalı Efe ,silah tutmayı bile bilmezken, yazarın deyimi ile insanlığın en birinci eşkıyası olur. Diğer eşkılardan farkı ise, zenginlerden alıp fakire dağıtmasıdır. Öyle ki Osmanlı onunla başedemeyip defalarca affederek yüzeye inmesini sağlamıştır. Ancak o çeşitli haksızlıklar ve baskılar sebebiyle tekrar tekrar dağa çıkmıştır.Zulümlere devam etmiş ve kaç askeri pusuya düşürmesine rağmen öldürmemiştir. En büyük farkı ise askerleri öldürmek yerine zekası ile alt edip mektuplarla dönüş sağlamasıdır. Ayrıca yazar, bu kitabın bir hikaye değil Çakırcalı Efenin hayatının ta kendisi olduğunu belirtmekle birlikte, bu olaylara şahitlık eden kişilerce anlatılmış ve Yaşar Kemal in akıcı dili ile kitaplaştırılmıştır. Kitabın sonunda onu öldüren askerin anlattıkları bulunuyor ve Çakırcalının mezarının hala bir anıt gibi saygıyla anıldığına yer veriliyor. İnce Memed okuyanlara belirtmem gereken , o kitapla benzer geldi bana. Hatta bir yerlerde konuların bağlanabileceğini bile düşündüm ama çok farklı benzer hikayeler olduğunu fark ettim..
Çakırcalı EfeYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20126,6bin okunma
8/10
·24 syf.··
2026 158. kitabı
Keloğlan ve Tıktık Canavarı #okudumbitti Keloğlan’ı masal dünyasından alıp bugünün çocuklarının tam kalbine bırakan bir hikâye okuduk. Kitabın en sevdiğim tarafı şu oldu: “ekran” meselesini parmak sallamadan, korkutmadan, oyun gibi bir maceraya dönüştürüyor. Tıktık sesleriyle ortaya çıkan o gizemli canavar ilk anda merak uyandırıyor, sonra yavaş yavaş anlıyorsunuz ki asıl mesele canavarın kendisi değil… O “tık”ların peşinden koşma hâli. Çocukların eline yapışan tablet/telefon isteğini, tanıdık ama masalsı bir sembolle anlatması bence çok başarılı. Keloğlan’ın cesareti ve zekâsı zaten bildiğimiz gibi; ama burada Efe ile kurduğu yol arkadaşlığı ayrıca içimi ısıttı. Birlikte çözüm aramaları, birbirlerini motive etmeleri… Çocuklara “tek başına değil, beraber düşünürsek olur” duygusunu da veriyor. Ve bunu yaparken tempo hiç düşmüyor: hem merak var hem de yer yer gülümseten sahneler. Yazardan okuduğum ilk kitaptı ve şunu rahatlıkla söyleyebilirim: kalemi çok sıcak. Dili akıcı, anlatımı tertemiz; cümleler çocuğun dünyasına göre kurulmuş ama yetişkin okurken de “tamam, bu mesaj doğru yerden geliyor” diyorsunuz. Ben özellikle “iyilik kazanır” temasının didaktik olmadan, doğal bir şekilde hikâyenin içine yedirilmesini sevdim. Çocuklarla ekran süresini konuşmak isteyen, bunu kavga konusu yapmak yerine hikâye üzerinden yumuşacık anlatmayı tercih eden herkes için çok tatlı bir seçenek. Biz okurken hem eğlendik hem de kitabı kapatınca “hadi biraz dışarı çıkalım” hissi kaldı. @sukriyealtntas @paragraffkafasi @mahlascocuk @by_kodamann #Keloğlan #KeloğlanVeTıktıkCanavarı #kitapkolikkafasikitapyorumu #reklamdeğilöneri
Keloğlan ve Tıktık CanavarıMurat Kodaman · Mahlas Çocuk Yayınları · 20264 okunma
Sustuğum Yerden
8/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2026 41. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 16:37
“Acı duymayacağım. Eminim. Tanrı uyuşmuş.” İnsan, yitirilenin bıraktığı boşluğu doldurabilir mi? Şimdi yok olanın, bir zamanlar var olduğunu ispat edenler önünde dururken hepsini yıkıp geçebilir mi? 2023 yılının Yunus Nadi Öykü Ödülü sahibi Yine de Bir Şansımız Olmalı’yla edebiyat dünyasına ilk adımını atan Gamze Efe, özgün anlatım dilini devam ettirdiği ikinci öykü kitabıyla okur karşısında. Kayıpların, yasın, içimizdeki tanrıların, buyrukların, oyunların, unutulma ve aslında hep orada olma ihtimalinin öyküleri bir araya geliyor Sustuğum Yerden’de. İyileşmesi en zor hastalığa yakalanan kahramanlar yönünü ararken, tanıdık sokaklar bir bir yıkılıyor. Belki de sonunda herkes yoluna devam edecek ama sis mutlaka uzun sürecek. Buralara ne zaman yeni evler dikecekler acaba? Çirkin, ruhsuz, akıllı binaları dip dibe koyacaklar, aylık kirası iki asgari ücretlinin maaşından fazla olacak, yorgun şehir siluetine yakışacak, konfor ve görkem bağımlısı sünepe insanlar saracak evimizi. Evimiz. Evimiz var bizim. Boğuluyorum. Jandarmadan gelen tekmil seslerini duyuyorum. Dikkat! Bağırıyor komutan. Dikkat... Kış yalancısı bir güneş ışığı giriyor gözüme, tüm gölgeleri yiyor, tepecikleri aşıp gözlerimi kavuruyor. Kavruk. Her şey ne kadar kavruk. Beton yalnızlığını deliyor komutanın sesi. Dikkat, diyor, sesi sakin değil, sesi donuk değil, sesi boğuk değil. Tanrı konuşuyor. Dikkat! Ölüm böylesine dolmuşken evimize.(Tanıtım bülteninden ) Gamze Efe, ilk öykü kitabında da yer verdiği babaya duyulan özlemi bu kitabına da taşımış. Sustuğum Yerden'de, yazar kendisini sarsan baba kaybını ve babasıyla olan ilişkisini kitaptaki öykülere ustaca yansıtarak kurgu ve gerçek hayat arasındaki ince çizgiyi ustaca çizmiş.Kitapta, baba kız ilişkisini ve bir genç kızın kaybettiği babasına duyduğu özlemi
Edebiyat
Sustuğum YerdenGamze Efe · Everest Yayınları · 202519 okunma
9/10
·24 syf.··
2026 40. kitabı
Hellloriiiiii Bu sefer minikler için hem eğlenceli hem de çok anlamlı bir kitapla geldim Keloğlan ve Tık Tık Canavarı tam da günümüz çocuklarının yaşadığı bir konuya değiniyor. Keloğlan’ın yıldızlar arasında gezerken “Ekranya” isimli bir gezegene gitmesiyle başlayan hikâye, çocukların ekran bağımlılığına dikkat çekiyor Keloğlan burada çocukların parkta oynamak yerine ellerindeki parlak ekranlara bakıp durduğunu görüyor. Özellikle Efe karakteriyle birlikte verilen mesaj çok güzeldi “Tik tık canavarı” aslında çocukları sürekli ekrana çağıran o bitmeyen isteği temsil ediyor. Ama Efe dışarı çıkıp oyun oynayınca gerçek mutluluğun ekranda değil arkadaşlıkta, hareket etmekte ve eğlenmekte olduğunu fark ediyor Kitabın en sevdiğim yanı ise bunu korkutarak değil, çocukların anlayacağı sıcacık bir dille anlatması oldu Hem eğlenceli hem öğretici bir hikâyeydi. Özellikle teknoloji kullanımının arttığı bu dönemde çocuklara ekranın zararlarını ve dışarıda oyun oynamanın güzelliğini çok tatlı bir şekilde hatırlatıyor Bir ebeveyn olarak gerçekten çok sevdim Miniklerimize keyifli, bol hayalli okumalar dilerim...
Keloğlan ve Tıktık CanavarıMurat Kodaman · Mahlas Çocuk Yayınları · 20264 okunma