-Peki başka alametleri var mıdır yüce ruhların Delikanlım?
-Neşelidirler. Sokrat baldıran zehrini içmeden önce sanki ölecek olan kişi kendisi değil de düşmanıymış gibi çevresindekilerle şakalaşıyordu.
-Sokrat'ın düşmanı yoktu. Düşmanların Sokrat'ı vardı.
-Elbette vardı Balbazar. Ama evet insan değildi onun düşmanı, olamazdı. Cehalete düşmandı o. Tek bir iyilik vardı bilmekti, tek bir kötülük vardı cehaletti. Kötü insanların hepsi bilemediklerinden kötü değiller midir? -Kendisini idama sürükleyen alçak insanları bile düşman görmeyecek kadar bilge idi o Delikanlım. Arkadaşı bir gün gelip "Atina'nın en bilgesi sensin, bunu kâhin söyledi" der ve Sokrat buna çok şaşırır bilirsin. Sonra da bilgelik mertebesinde gösterilen toplumun çeşitli kesimlerinden herkese sorular sorar.
-Ve bakar ki gerçekten Atina'nın en bilgesi kendisiymiştir. Çünkü o tek bir şey biliyordur o da hiç bir şey bilmediğidir. Ama diğer insanlar hiç bir şey bilmediklerinin bile farkında değillerdir.