Politik ve felsefi yönleri de olsa içinde buram buram aşk olan bir kitabı bu kadar sevebileceğimi asla tahmin etmezdim. Belki ayrılık ve özleme dair olduğu içindir.
Ezâhîr-i Efkâr, modern dünyanın gürültüsünden, koşturmacasından ve bitmek bilmeyen fani beklentilerinden yorulanlar için adeta sığınılacak sakin bir liman. Eğer ruhunuzu dinlendirmek, kelimelerin deryasında kaybolurken aynı zamanda kendinizi ve yaratılış gayenizi sorgulamak istiyorsanız kitaplığınızda mutlaka yer açmanız gereken, manevi erzak niteliğinde bir eser.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Fakir Baykurt, Anadolu insanının sesi olmuş; köyü, yoksulluğu ve halkın gerçek yaşamını yalın ama çarpıcı bir dille anlatan toplumcu gerçekçi edebiyatın en güçlü kalemlerinden biridir.
Efkar Tepesi, Fakir Baykurt’un toplumcu gerçekçi anlayışını güçlü biçimde yansıtan eserlerinden biridir.
Kitapta Anadolu köylerinin yoksulluğu, eğitimsizlik, bürokrasi, din sömürüsü ve halkın gündelik yaşam mücadelesi anlatılır. İlk baskısı 1960 yılında yapılmıştır.
Kitabın en güçlü yanı gerçeklik duygusudur. Fakir Baykurt, Anadolu insanını acındırmadan anlatır. Köylünün çaresizliğini gösterirken aynı zamanda içindeki direnci ve umudu da hissettirir. Özellikle günlük konuşma dilini kullanması, anlatımı daha canlı ve samimi hale getirir.
Fakir Baykurt, Anadolu insanının sessiz çığlığını sade ama unutulmaz bir dille anlatır.
Efkar Tepesi, Toprağın, yoksulluğun ve insanın iç içe geçtiği hüzünlü ama gerçek bir Anadolu panoramasıdır.
Milli edebiyatın öncülerinden olmakla birlikte, eski tarzda yazmaya devam etmiş, bundan dolayı da Namık Kemal'i sitemine maruz kalmış. Hemen bütün nazım türlerinden ürünler vermiş bir divan sahibi. Aynı zamanda da bir hicivci. Neşir tarzında yazıları ve makaleleri de var.
Ziya Paşa Şair ve edebiyatçılığı yanında, bir fikir ve devlet adamı, eğitimci, girişimci, yenilikçi bir kaymakam.
Sanata değer veren, tüm tepkilere rağmen tiyatro salonu açıp memurları ve halkı tiyatroya gitmeye teşvik eden biri.
Çocuk eğitimine ilk dikkat çeken de yine Ziya Paşa'dır. Rousso'dan etkilenmiştir.
Tasvir-i Efkar gazetesinin kurucularından. Meşrutiyet'in kabulünde büyük emeği var.
Şiir tarihimizin 500 yıllık antolojisini çıkaran ilk edebiyatçı.
Kaymakamlık yaptığı yerlerde okullaşma oranını artıran, bu konuda büyük mücadeleler veren, sistemi Maarif Vekaleti tarafından örnek gösterilen , yolsuzluklarla ve cehaletle hayatı biyinca mücadele eden bir vatanperver.
Her vatanperverin başına gelen çilekeş hayattan o da nasibini fazlasıyla almış, iki çocuğunu kaybetmiş, hanımı sinir krizleri içinde yatalak olmuş, kendisi de ağır hastalıklar içinde, daha 51 yaşında Adana da vefat etmiş.
Zor bulunup kolay kaydedilen cevherlerden biri...
Selamlar. Ahmet Rasim hem edebiyatçılığıyla hem de gazeteciliğiyle ünlenen bir yazar. Daha önce okuduğum edebi kitaplarını severek okumuştum. Romanya Mektupları ise yazarın bir gezi anlatısı. Kendisi Tasvir-i Efkâr gazetesinin 1916 Aralık ayında onu Romanya cephesine göndermesi ile bu kitabı kaleme alıyor.
Osmanlı, Romanya Cephesi'ne yardım için askerler göndermiştir. Ahmet Rasim de bu yolculukta Bulgaristan'ın başkenti Sofya'dan başlayarak Romanya'nın başkenti Bükreş'e yolculuk yapıyor. Gidip kaldığı yerlerdeki insanların tavırlarından, giyimlerinden, hatta çay içmelerinden bile bahsediyor. Yani gözünün gördüğü tüm izlenimlerini yalın bir dil ile, fotoğraflarla destekleyerek aktarıyor. Avrupa'yı eleştirdiği yerler, Osmanlı ile kıyasladığı durumlar vardı. Yazar ülkesine olan özlemine de değinmeden bitirmiyor kitabı.
Eğer tarihin gezi ile harmanlanmasını seviyorsanız bu kitabı seversiniz bence. Kurgu dışı okumalar yapanlar için keyif verici olacaktır. Merak edenler için keyifli okumalar.
Ahhh Diana ahhh.. o kadar çok şey söylemek istiyorum ama nasıl başlayacağım bilemedim. Bir solukta okudum ve adeta kanım dondu. Spoiler vermek istemiyorum ama bu kadar acı.. susulacak gibi değil.
Ne yazık ki, bu çocuğumuz gibi sayısız örnekler var. Yetişemiyoruz, zamanında müdahale edemiyoruz, bazen hiç haberimiz bile olmuyor. Çok acı gerçekten..
Psikolojisi iyi olmayan okumasın derim. Cidden yaşattıkları çok sert. Kitabı bitirir bitemez bir sigara yaktım. İçimde dolan öfke ve efkar bir süre gitmeyecek gibi…