Klity Efsanesi
Ormanlarla ilgili Anadolu kaynaklı iki efsane vardır. Birisi Klity efsanesi. Klity güzel bir köylü kızıdır. Apollon, (yani gü-neş) her gün ateş arabasıyla göklerden geçerken kız, güneş Tanrısını görür ve ona âşık olur. Utangaç ve pısırık âşık kız güneşe sevgisini bildirmez. Fakat sabahtan akşama dek toprakların üzerinde oturup, güneş Tanrısı gökler boyunca gezeleyip dururken gözlerini ondan ayırmaz. Zavallı kızcağız böyle güneşe baka baka yüzünü hep güneşe çeviren "güneş çiçeği" olur. Bizde ise bu güneş çiçeğine çoğunca "ay çiçeği" deriz. Anadolu Efsaneleri
Şu anki okuduğum kitaptan dolayı (Efsane) zihnimde hep Yaşar'ın Cezayir Menekşesi şarkısı çalıyor. Çok sevdiğim bir şarkıdır.. Cezayir Menekşesi bir efsaneye göre, Orta Çağ'da idama götürülen mahkûmların boynuna Cezayir menekşelerinden yapılmış çelenkler takıldığı, çünkü bu çiçeğin insanın ölmeden önce görmesi gereken son güzellik sayıldığı söylenirmiş. Bu nedenle bazı kaynaklarda "ölüm çiçeği" olarak da anılırmış. Ölmeden önce son kez bu güzelliği görsünler diye.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Abdest ve besmeleyi sever şanlıurfa Söylenceye göre urfa bu mağaralardan yapılan taşlardan yapıldı peygamberlerin atası Hz ibrahimin doğduğu mağara urfada kale üzerinde bir köy eskikale çemdin kale 20 hane mağarada yaşıyor Atlas sayı 160 temmuz 2006 Mehmet güzel derki mağaralarda yazıldı En güzel destanlar ve efsaneler Zeyno Nene küçük ilyas iki melektiler Halk onlar için yaptı nice çiğ köfteler Peygamberler Mağaraların içinde yaşadı Nemrut yenilince çiğ köfteler yapıldı Unutmayalım hirada Hz Muhammedi Analım Hz ibrahim peygamberi Allah versin Eyyüp peygamber sabrını Şu taşlar altında binlerce kefensiz kaldı Kul Nefsani derki bitiyor bir efsane Başlıyor yeni bir efsane Mehmet Güzelin kızıydı küçük isot Traktörü babasından aldı 17 yaşında Şanlıurfa’nın Tescilli Lezzeti İsotu Hasadı Yapıldı düğünlerle zurnalarla Geçti küçük isot başına Çok canlar yaktı genç yaşında Renkli görüntülere sahne oldu hasatlar Çalışan gayret eden emeğe sarılır yatar İsodu ekelim isodu toplayalım Ölmüş dedeleri nenelere dua okuyalım Mahmut budağı kızları hafize oldu Mağarada halka Kuraan okuttu
Şiir
Modern dünyada futbol; stadyumları (mabet), marşları (ilahiler), formaları (kutsal giysiler) ve efsane futbolcuları (ikonlar) ile seküler bir din gibidir
keşke bl sektörümüz olsaydı efsane isler cikardi sıkıcı avrupalılar asyalılardan gına geldi
ÇÖL IŞIĞIM
Güneş, uçsuz bucaksız kum tepelerinin arkasına çekilirken gökyüzünü turuncudan kızılın en koyu tonlarına boyuyordu. Rüzgar, kum tanelerini savurarak adeta çöle fısıldıyordu. Herkes çölü sadece yakıcı sıcaklığıyla bilirdi ama asıl büyü, günün geceye devrolduğu o kısa anda saklıydı: Çöl ışığı. Şeho, develerin yükünü kontrol ettikten sonra çadırın önüne oturdu. Yıllardır bu kervan yollarındaydı, kalbini her zaman yoran o derin sessizliğe ve hayatın yüküne sadece bu saatlerde katlanabiliyordu. Tam o sırada, kızıl gökyüzünün altında, kum tepelerinden birinin zirvesinde bir parıltı gördü. Bu ne bir fener ışığıydı ne de yıldızların yansıması. Kumların içinden göğe doğru yükselen, altın sarısı, yumuşak bir ışık hüzmesiydi. İhtiyar kervanbaşının yıllar önce anlattığı efsane geldi aklına: “Çöl ışığı herkese görünmez evlat. O, sadece yorgun ruhların yolunu aydınlatmak için doğru zamanda parlar.” Şeho yerinden kalktı, adımları neredeyse kendiliğinden o ışığa doğru yöneldi. Kumlara batıp çıkarak tepenin zirvesine ulaştığında, ışığın merkezinde durdu. Garip bir şekilde, çölün o amansız soğuğunu hissetmiyor, içini ısıtan bir huzur kaplıyordu göğsünü. O ışığın içinde geçmişin tüm yorgunluğu, hayal kırıklıkları ve kalbindeki o ağır yük bir anlığına hafifledi. Çöl, ona yalnız olmadığını fısıldıyordu. Işık yavaşça solup yerini gecenin lacivert karanlığına ve parıldayan milyonlarca yıldıza bırakırken, Şeho kervana doğru geri döndü. Artık adımları daha hafifti; çünkü biliyordu ki, en karanlık gecede bile çölün ışığı bir yerlerde saklı kalacak ve zamanı geldiğinde yeniden parlayacaktı.
1000Kitap