Yüreğimde ateş vardı, çaresizdim... Gençtim, yalnızdım, tutunacak dallarımı kırmışlardı... Her gece uykularım bölünür, uyanırdım. Yine öyle bir gecenin seherinde ellerimi açmış ve gözyaşları içinde öyle yakarmıştım.
“Sayısını bilmiyorum ama, ömrümde birçok defa ölümden döndüm. Nasıl oldu, neden oldu bilmem, bir de baktım ki beni ölüme göndermek isteyenler hep darmadağın oldular...”
“Halktan geldiler. Fakat kısa zamanda halktan koptular. Birer halk adamı, hatta birer efsane kahramanı gib çıktılar. Fakat hemen birer sorumsuz klik adamı oldular. İstibdada karşı ayaklandılar. Fakat getirdikleri de bir nevi istibdat oldu”.
Şeyh’ül İslam, nefis zenginliği hakkında şöyle diyor: “nefis zenginliği; nefsin din üzerinde dosdoğru durması, dünyevi ve efsane hazlardan arınması ve riyakarlıktan kurtulmasıdır.”