Bu kitap, güncel sosyal, kültürel, ekonomik sorunlarla ilgili daha çok antropologların yazılarından oluşuyor. Ele alınan sorun, Enrol Skandalı'yla beraber görünürlüğe kavuşan Kurumsal Skandal ve Topluma karşı Küresel Korporatizm.
Giriş niteliğindeki yazıda, iki belli başlı nokta vurgulanıyor: 1- Yasal faaliyetleri yasadışı olanlarından daha büyük kazanç sağlıyor. 2- Yasadışı faaliyetlerine sadece kendi içlerindeki toplumsal ortamları değil, devletleri de hizmet ediyor.
İlk yazıya göre, Sicilya mafyasının fiziksel şiddete başvurması haricinde, bu mafyayla Enron alt-kültürü ve işleyişleri birbirine benziyor.
İkinci yazıda, Enron skandalının tek örnek olmadığı, bu sorunun ancak böyle küresel şirketlerde baş gösterdiğinde yöneticilerce görünür olduğu ve mümkün olduğunca göze batmamasının sağlanmaya çalışıldığı anlatılıyor. Sorunun diğer bir boyutu da, piyasayı tamamen serbest bırakan neoliberal politikalar yüzünden Enron gibi firmaların Üçüncü Dünya ülkelerinde hem yatırımları hem de batmalarıyla onlara da zarar verdiğidir.
Üçüncü ve son yazı, Amerika ile Avrupa'yı karşılaştırıyor ve buradaki finansal skandalların Amerika'dan farklı olarak daha ziyade kamu seköründe ve buna paralel olarak siyasal elitler arasında ortaya çıktığını söylüyor.
Bu yazının vurguladığı ilginç noktalardan biri, Avrupa Birliği'nde "kamu çıkarı"nı temsil eden "Avrupa kamuoyu" veya Avrupa geneline dair bir basın olmadığı, halbuki Avrupa Komisyonu'nun kendisi için sözde hak arayıcı bir rolü olduğudur. Bu yüzden, Avrupa Birliği'nde ortaya çıkan dolandırıcılık ve kötü yönetim sorunlarına çözüm bulmak kolay değil.
İkinci ve üçüncü yazıların ikisini birleştiren önemli bir yönü de, mali yozlaşmanın Üçüncü Dünya'ya özgü olduğuna dair Avrupamerkezci bakışını ve bunun yanlışlığını ortaya koymalarıdır.