20. yüzyılın başlarında Amerikan yazar Johnston McCulley’in yazdığı kitapta adını ilk kez duyduğumuz Zorro karakteri o zamandan bu zamana, sinemadan edebiyata kadar popüler kültürü esir eden her türlü mecrada kendini sevdirmeyi başardı. Tarihi kaynaklar böyle bir kahramanın gerçekten yaşadığına dair bize kesin bir kanıt sunmakta yetersiz kalsa da geçmişte çeşitli ülkelerde Zorro karakterine benzer kahramanların yaşadığını biliyoruz. Peki elinde bir kılıç, yüzünde bir maske, sırtında bir pelerini olan ve düşmanlarının yüzüne bir Z çizmesi dışında bu karaktere dair ne biliyoruz? Allende “Zorro” isimli bu tarihi romanında işte bu sorunun cevabından yola çıkarak bizlere bir kahramanın nasıl doğduğunu ve nasıl efsane haline geldiğini anlatıyor. Bu yönüyle bu kitap efsanevi kahramana dair bir biyografi ya da bilgundsroman havasında ilerliyor.
Yazar ilk olarak bize Zorro’nun doğumunu ve çocukluk yıllarını anlatıyor. Bu karakter 18. yüzyılda Kaliforniya’da İspanyol bir yüzbaşısı ile Kızılderili bir kabile savaşçısının çocuğu olarak dünyaya gelir. Bu bilgiden yola çıkarak Zorro’nun sadece genetik olarak değil aynı zamanda kişilik olarak da melez bir karaktere sahip olduğu anlaşılıyor. Birbirinden farklı iki dünyanın birleşmesinden ortaya bir efsane çıkıyor. İspanyol aristokrasisi ile Kızılderili inançları aynı potada eriyor. Babasından eskrim dersleri öğrenen Diago de la Vega (namıdiğer Zorro) annesinden de Kızılderili inanışlarının ve kültürünün gizemli dünyasına adımını atıyor. Çocukluğunda en iyi arkadaşı Bernardo ile küçük maceralara atılırken birlikte bir ömür sürecek dostluklarını da inşa etmeye başlarlar. Bu kitapta dostluk en önemli temalardan biri olarak karşımıza çıkıyor. Çünkü farklı sınıflardan ve ırklardan olmalarına rağmen Diago ile Bernardo arasındaki dostlukta
ZorroIsabel Allende · Can Yayınları · 2005113 okunma
Zorro, 19. yüzyılın başlarında Kaliforniya'nın İspanyol döneminde ortaya çıkan efsanevi bir kahraman. Asıl adı Don Diego de la Vega olan Zorro, zengin bir aristokratın oğlu olarak gündüzleri sıradan bir hayat sürerken, geceleri maskesini takıp adaletsizliklerle savaşan cesur bir kahramana dönüşüyor.
En ikonik özelliklerinden biri, düşmanlarını alt ettikten sonra kılıcıyla "Z" harfini çizmesi. Siyah pelerini ve maskesiyle karanlıkta beliren bu gizemli figür, hem halkın umudu hem de zalimlerin korkulu rüyası. Zorro'nun zekası ve esprili kişiliği, onun sadece güçlü bir savaşçı değil, aynı zamanda kurnaz bir stratejist olduğunu da gösteriyor.
Gerçek bir efsane olan Zorro'nun nesiller boyu anlatılan hikayelerinin yazarın hayal gücüyle harmanlanmış ve romanlaştırılmış versiyonunu bu kitapta okuyabilirsiniz.
Isabel Allende hayranıyım. Okuyup düşünürken, bu dünyaya iyi ki gelmiş diye duygulandığım, en azından bende müthiş duygular uyandıran çok sevdiğim yazarlardan biri.
Bu enfes romanında, yine masal anlatır gibi okuyanı yolculuğu çıkarıyor, mutlak empati kurup Diego/Zorro ile birlikte maceradan maceraya sıçrıyoruz. Bu öyküde, 1790'dan 1840'a kadarki zaman aralığında Kızılderililer'in kültürüne, günlük alışkanlıklarına kadar nüfuz ediyoruz. Çingeneler de değerli bir yer buluyor bu öyküde. Allende, sıradışı bir yazar olduğu için, sıradışı yaşamları ve bakış açıları olan Kızılderili ve Çingene topluluklarıyla karşılaşmak çok mutlu ediyor.
Bu büyük öyküde, Diego'nun kardeşi Berdardo'nun dilsiz olması ama iki kardeşin birbirinden uzakken telepati yoluyla iletişim kurmaları, dostları misyoner Papaz Mendoza'nın Kızılderilileri İspanyol sömürgecilerinin elinden kurtarması, bu Zorro kardeşlerin babalarını çok sıkı korunan bir mapushaneden orada hizmet veren kör bir Kızılderili yardımıyla kurtarmaları, bunlar ilk aklıma gelen muhteşem öyküler.
Zorro, yardımsever, iyilik ve adalet uğruna mücadele etmekten yılmayan, silah olarak sadece kendi özel kılıcını ve gerek duyduğunda bıçak kullanan bir kahramandır.
Merhabalar....
Kitap giriş olarak biraz uzatılmıştı başlangıç olarak çok sıkıcıydı onun için ilerlemek bir zordu... yarısından sonra olaylar artmaya ve hikayenin aslına doğru geçiş vardı...şunu söylemeden geçemiycem umduğum kadar güzel değildi..
Selamlar,
Bir efsanenin oluşu ; ZORRO
Don Diego ' Zorro ya dönüşüm hikayesini söz büyücüsü Allende nin anlatımıyla okuyoruz .Kızıldere li kültürü ile harmanlanmış bu kitabı okumak keyifliydi
Adaleti sağlayan kılıcı ile 3 çizgi ile z harfi yapan bu kahramanın hikayesini okumanızı tavsiye ediyorum
ZorroIsabel Allende · Can Yayınları · 2005113 okunma
Zorro ismiyle bilinen Don Diego İspanyol zulmüne karşı gelerek, Batman edasında yüzüne maskesini çekiyor ve savaşmaya başlıyor. Kendi adaletini dağıtıyor.
Verdiği mücadele takdire şayan olsa da bir İnce Memed değil.
ZorroIsabel Allende · Can Yayınları · 2005113 okunma
İşte! Okuduklarım arasında en sevdiğim kitap! Pandemide karantina döneminin bana kattığı en güzel şey!
Zorro efsanesinin nasıl başladığını anlatan bir kitap. Anne babasının birbirlerinin hayatlarına girmesi bile çok farklı ve okunası. Kitabı okurken kendimi Diego'nun (Zorro) çiftliğinde yanındaki arkadaşıymış gibi hissetmiştim. Sonra da filmini izledim ve Zorro en sevdiğim kahramanlardan oldu.
Zorro sadece savaşları değil; kötülere karşı nasıl kötü olunması gerektiğini, adil bir kahramanı anlatıyor. Hayat insanı yaşadıklarıyla bir Zorro'ya dönüştürebilir.
Elinizden bıraktığınızda yeniden elinizin gitmediği türden kitaplar olur ya Zorro benim için onlardandı. Sabırlı okurların bile sabrını zorlayabilecek türden bir okuma sunuyor yazar size. Aralarda çok az diyalog içeren upuzun bir anlatı. Akıcı olmamasından dolayı bir macera romanı niteliğinde olan bu kitabı okuması oldukça sancılı oldu benim için.
Hikayesine gelirsek çoğumuzun az çok fikri, bilgisi var Zorro'ya dair. Güçsüzlerin yanında duran kendince adaleti sağlamaya çalışan bir kahraman o.
Başka bir yazarın kaleminden çıkmış olsaydı Zorro'nun hayatını ve maceralarını okumak daha keyifli olabilirdi.
ZorroIsabel Allende · Can Yayınları · 2005113 okunma
Isabel Allende ‘nin Zorro’sunu okurken neden bu kadar az bilindiğine şaşırarak keyifle okudum diyebilirim.
Yazarın büyülü kalemi ,sizi zengin hayal gücüne yolculuğa çıkarıyor.Zorro’nun maceralarından çok nasıl “Zorro” olduğunu ,çocukluğundan itibaren kişiliğinin ve kararlarının oluşmasında neler ve kimler etkili olmuş ,size güzel bir hikaye örgüsüyle anlatıyor.
Bu kitap Zorro nun isim haklarını elinde bulunduran John Gertz jr’in siparişi üzerine yazılmış.Bilinen bir hikayeyi yeniden yazmak riskli ve zordur,bence kendi lezzetini de katarak gayet güzel başarmış yazar ,yine de çok büyük bir edebi beklentiyle okumamak lazım diye düşünüyorum.
ZorroIsabel Allende · Can Yayınları · 2005113 okunma
bebek zorrodan başlamak güzeldi. Kızıderili kültürüyle zenginleştirilmiş olması şahsen benim ilgimi çekti. Keyifli okunabilecek bir roman hele can yayınları 7₺ kampanyasıyla aldıysanız
ZorroIsabel Allende · Can Yayınları · 2005113 okunma
Isabel Allende, 1942 yılında Peru'nun başkenti Lima'da doğdu. Ancak birkaç yıl sonra ailesi Şili'ye göç etti. Isabel Allende, amcası, Şili Devlet Başkanı Salvador Allende'nin 1973'te öldürülmesinden iki yıl sonra kocası ve çocuklarıyla birlikte Venezuella'ya sığınmak zorunda kaldı. 17 yaşında gazeteciliğe başlayan Allende, bir süre sonra San Francisco'ya yerleşti, ABD'nin önde gelen üniversitelerinde edebiyat dersleri verdi. 1982'de yayınlanan ilk romanı Ruhlar Evi'ni, 1984'te Aşktan ve Gölgeden, 1985'te Eva Luna adlı romanları, 1989'da Eva Luna Anlatıyor adlı öykü kitabı izledi. Sonsuz Düzen adlı romanı 1991'de, Paula 1994'te, Kaderin Kızı 1999'da, Sararmış Bir Fotoğraf 2000'de, Yüreğimdeki Ülkem 2003'te yayınlandı. Allende 2002-2004 yılları arasında Canavarlar Kenti, Altın Ejder Kenti ve Pigmeler Ormanı adlı romanlardan oluşan gençlik üçlemesini kaleme aldı. Türkiye'de tüm yapıtları Can Yayınları arasında yer alan Allende, hemen tüm öykü ve romanlarında gerçekçi bir anlatım ve siyasal bir yaklaşım ile büyülü gerçekçiliğin gerçeküstücü geleneğini ustaca kaynaştırdı.