...hızlı okumayı öğrenmenin sahiden mümkün olup olmadığını araştıran çalışmalar oldu. İnsanların çok çok hızlı okumasını sağlayabilir miyiz sorusunu cevaplamak için yıllarca uğraş veren bilim insanları olmuş. Bunun mümkün olduğu, ama her zaman bir bedeli olduğu ortaya çıkmış. Sıradan insanları çok daha hızlı okuma yapabilir hâle getirmiş bu ekipler; biraz eğitim ve pratikle oluyormuş bu iş. Gözlerini kelimelerin üstünde hızla gezdirip gördüklerinin bir kısmını akılda tutabiliyorlarmış. Ama sonrasında okudukları şey hakkında test edildiklerinde, ne kadar hızlı okudularsa o kadar az şey anladıkları ortaya çıkmış. Hızın artması, anlayışın azalması anlamına geliyormuş. Sonrasında profesyonel hızlı okuyucuları inceleyen bilim insanları, bizden bariz daha iyi durumda olsalar da aynı şeyin bu insanlar için de geçerli olduğunu öğrenmiş. İnsanların enformasyon özümseme hızının bir üst sınırı olduğu, bu bariyeri aşmaya çalıştığınızda beyninizin anlama kabiliyetini aştığınız ortaya çıkmış.
"Cumhuriyet, ilköğretimden üniversiteye kadar ideolojikleştirilmiş kontrollü/kontrolcü bir eğitim sistemi kurdu. Öyle ki dün açtığı okuldan bugün şüpheye düştü. Köy Enstitüleri de İmam Hatip Liseleri de aynı akıbete maruz bırakıldı."
hatırlayınız ki eğitim kurallarının amacı, kendi kendini idare eden bir varlık yetiştirmektir; yoksa başkaları tarafından idare edilecek bir ürün yetiştirmek değildir