Bu gerçekten de böyle
Öğretmenlik yapmanın ötesine geçip öğretmen olan biri, öğren­cinin ona muhtaç olduğu kadar, kendisinin de öğrenciye muhtaç olduğunu keşfetmiş biridir. Öğretmen, öğrenciyi sevmenin gerçek anlamını keşfettiği an artık mesleğinin niyetini keşfetmiş, gerçekten öğretmen olmuş biridir. Ve geri dönüş yoktur. Eğitim sistemi ne kadar kötü, öğretim programı ne kadar saçma, okul müdürü ne kadar an­layışsız olursa olsun, öğretmen öğrenciye sevgisini göstermenin bir yolunu bulur. Çünkü şimdi-burada, öğrencisiyle gÖz göze geldiği o muhteşem ânın hâlâ etkisi altındadır. Hiç kimse bu muhteşem ânı onun elinden alamaz. O bir savaşçıdır. Niçin öğretmen olduğunu bi­lir. Gücünü niyetinin saflığından alır. Öğrenci de bunu ânında anlar.
Öğretmen Olmak
Eğitim sistemi ne kadar kötü, öğretim programı ne kadar saçma, okul müdürü ne kadar anlayışsız olursa olsun, öğretmen öğrenciye sevgisini göstermenin bir yolunu bulur.
Sayfa 103
Alıntı
Reklam
Görev Başına
1980’lerin sonunda Atatürkçü ideoloji billurlaşmıştı. Bunun göstergesi, 1989’da Atatürkçü Düşünce Derneği’nin kurulmasıdır. Bugün Atatürk Devrimi üç açıdan tanımlanmıştır. Felsefi açıdan, bir aydınlanma hareketidir, “insan zihninin sınırsız özgürlüğünü” hedeflemektedir. Kalkınma modeli olarak, bütünsel, topyekün kalkınmayı benimser. Eğitim, kültür, sanat, bilimde kalkınma en az, yol, baraj, fabrika, bilgisayar kalkınması kadar önemlidir. Siyasal programı altı oktur. Türkiye için okların her biri geçerlidir, aynı önemdedir.
Sayfa 84 - arkadaş Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
“Eğitimin büyük çoğunlukla sözel olduğu bir dünyada, yüksek eğitimli insanlar sözcüklerden ve nosyonlardan başka hiçbir şeye ciddi bir ehemmiyetle yaklaşamaz âdeta. Akademisyenlerin nezdinde hayati önem taşıyan, "Kim hangi tarihte ne demiş, onu kim etkilemiş?" sorusunu araştırma ahmaklığı için daima para da bulunur, doktora programı da... Bu teknoloji çağında bile sözel beşeri bilimlere saygı gösterilir. Sözel olmayan beşeri bilimler, varoluşumuza dair bilinen gerçekleri dosdoğru algılama sanatı ise neredeyse tamamen goz ardi edilir. Uçüncü sinif bir sair bozuntusunun ağzından çıkan her şeyin kataloğu, bibliyografyası, eksiksiz bir baskısı, tüm dizinleri bitirecek aptal bir dizin - tepeden tırnağa basmakalıp her türlü projenin onaylanıp mali destek göreceği kesindir. Ama iş bizlerin, çocuklarımızla torunlarımızın algı kapasitesini yükseltmenin, iç ve dış gerçekliğe dair farkında-lıklarını artırıp Tine daha açık hâle getirmenin, psikolojik açıdan hatalı hareketler yüzünden fıziksel hastalıklar yaşama ihtimalimizi azaltıp kendi otonom sinir sistemimiz üzerinde daha fazla kontrol sahibi olabilmemizin yollarını bulmaya, yani Isveç egzersizlerinden daha sağlam temelli (ve pratikte fayda sağlama olasılığı daha yüksek) herhangi bir sözel-dışı eğitime gelince, hiçbir saygın üniversite veya kilisenin hiçbir saygın üyesi hiçbir şey yapmaz. Sözelciler sözel-dışı şeylere karşı şüphecidir; rasyonalistler rasyonel olmayan gerçeklerden korkar; entelektüeller "gözle (veya baska herhangi bir sekilde) alguladigmizin, algilandig haliyle bize yabancı olduğunu ve bizi derinden etkilemeyebileceğini" dü-şünür. Bunun yanında, sözel-dışı beşeri bilimlerdeki bu eğitim konusu, var olan hiçbir kategoriye de uymaz. Din değil, nöroloji değil, jimnastik değil, ahlak ve yurttaşlık bilgisi değil,
Adamlar hiç vakit kaybetmiyor.
Çin'de yapay zekâ eğitimi öğrenciler üniversiteye girmeden önce başlıyor. 2017'de Çin Devlet Konseyi temel yapay zeka derslerinin ders programlarına dâhil edilmesini istedi. Bu da Çinli çocukların artık ortaokulda yapay zekâ becerilerini öğrenmeye başladıkları anlamına geliyor. Artık yapay zekâ tarihinin ve temellerinin açıklandığı hükümet tarafından hazırlatılmış resmi bir ders kitabı var. 2018'de kırk pilot lise zorunlu yapay zekâ derslerine başladı ve öğretmen sağlandıkça daha fazla okul bu programa dâhil edilecek.' Bu da çok yakında gerçekleşecek; çünkü Çin Eğitim Bakanlığı, Çin'in en iyi üniversitelerinde en az beş yüz öğretmen ve beş bin öğrenci yetiştirmeyi amaçlayan beş yıllık bir yapay zekâ eğitimi programı başlattı.
Sayfa 78·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme
Okullardaki tek boyutlu insan yetiştime programı, hayatı anlamayan, değişik disiplinleri kavramadan, vida gibi hep aynı noktada dönüp duran bireyler yaratıyor. Okul eğitimini, değerli kitaplar okuyarak tamamlamak gerekiyor.
Sayfa 51·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Reklam