Devlet Denetim Elemanları Derneği'nin 2000-2011 yılları arasında genel başkanlığını Sağlık Bakanlığı Müfettişi Atılay Ergüven yapıyordu... Ergüven, AKP hükümetinin seçim vaatlerinde belirttiği yolsuzluklarla mücadele, kamu kaynaklarının verimli kullanılması, kamuda ehliyet, liyakat sistemine uyulacağı sözlerine rağmen, bunların tersinin yapıldığını gündeme getiriyor, mensubu bulunduğu Sağlık Bakanlığı’nda israf ve yolsuzluklar ile yanlış uygulamaları da anlatıyordu. Sağlık Bakanlığı’nda “doldur-boşalt” yöntemiyle, Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) ile atama ve görevde yükselme yönetmeliği baypas edilerek, sınavsız atanabilecek istisnai kadrolar kullanılarak özel kalem müdürlüğü gibi yerlere atama yapıldığını, kısa bir süre sonra atanan bu kişilerin şube müdürlüğü ya da başka göreve çekilerek yerine yeniden atama yapıldığını, bu işlemin sürekli tekrar ettirilerek sınav sisteminin dışında işe yerleştirme yöntemi olarak kullanıldığına da dikkat çekiyordu. Böylece Menzilci kadrolar, sınava girmeden devlet memuru olarak atanıyordu.
İdeal bir tüccarın olmazsa olmaz vasıflarının 5 tane olduğunu ve hepsinin de onun hayatında istenilen düzeyde olduğunu görürüz.
Nedir bu beş vasıf?
1- Rahmaniyet
2- Sıddıkiyet
3- Ehliyet
4- Kabiliyet
5- Semahat
Bunları birer cümle ile açıklayalım:
1- Rahmaniyet: Allah'ın, Rahmân isminin bir tecellisi olarak varlığa merhamet nazarı ile bakmak ve muamelelerin temeline merhameti yerleştirmek... Gaddar ve acımasız olmamak, hep bana, hep bana dememek, karşıdaki insana şefkatle yaklaşmak.
2- Sıddıkiyet: Doğruluk ve güvenirlik esası üzerine yürümek, ne olursa olsun asla yalana kapı açmamak ve doğruluktan ayrılmamak.
3- Ehliyet: Yaptığı işin ehli olmak, yarım yamalak değil, ne yaparsa en güzelini yapmaya çalışmak, işinin hakkını vermek için liyakat üzere olmak.
4- Kabiliyet: Allah'ın insana verdiği kabiliyete uygun bir kamet sahibi olmak. İyice kabiliyetini tespit edip ya da ettirerek hangi sahanın adamı ise orada iş yapmaya çalışmak.
5- Semahat: Kolaylık ve cömertlik sahibi olmak. Alırken, satarken karşıdaki insanı zora sokmamak, hep kolay olanı tercih ederek, bu konuda rahat davranmak... [4]
İşte bunlar ideal bir tüccarda olmazsa olmaz vasıflardır.
"Ashabından fedakarlık istemişti, fedakarlığı en başta evin içerisinden olanlara yaşatmıştı... 'Hayır! Akrabaya bu konuda yakınlık yoktur.' dercesine bunu yapmıştır...
Şimdi bizi konuşalım. Bırakın devlet başkanlığını, bize müdürlük bile verilse ne kadar akrabamız varsa hepsini kurumumuza dolduruyoruz. Allah'a nasıl hesap vereceğiz? Allah'ın huzurunda nasıl bir şey söyleyeceğiz? Ehliyet ve liyakat adına Allah bizi sorguya çektiği zaman kaçımız yüzü kızarmadan hesabını ortaya koyabilecek?"
Adaletin ölçüsü, ehliyet ve liyakattir. O zaman cahil bir Kayserili pastırmacının milyoner olduğunu ve bir fikir adamının süründüğünü göremezsiniz. Kazanç, sermaye ile çalışma arasında birinciye arslan payını vererek değil, eşit olarak da değil, istihsalde ikisinin tesir derecelerine, yani liyakate göre paylaşılır.