Kitaplar güzeldi. Büyük laflar etmek eşsizdi. Kitaplarda yazılanları paylaşmak... yetmiyordu.
Bir sigara daha yaktı. Daldı karanlığa.
Yazyalnızı - İki Deli DervişBehçet Çelik
Sağlıklı kişiler ne can çekişme deneyimini ne de ölüm hissini bilirler. Yaşamları, yaşam kesin bir şeymiş akıp gider. Ölümü varlıktan ayrı düşünülemeyecek bir alın yazısı olarak değil de dışarıdan ortaya çıkıveren bir şey olarak görmek normal insanlara özgüdür. En büyük yanılsamalardan biri yaşamın ölüme tutsak olduğunu unutmaktan kaynaklanır. Metafiziğe dayanan açıklamalar ancak insanın yüzeysel dengesi sallandığında, saf kendiliğindenliğin yerini derin bir işkence aldığında başlar.
Ben tek bir koşulda aklımı yitirmek isterdim: Şen şakrak, çevresine neşe saçan, sorunsuz, takıntısız, sabah akşam güler yüzlü bir deli olacağımdan emin olmalıyım. Parlak coşkulara bayılsam da istemezdim onlardan, çünkü arkalarından her zaman çöküntü gelir.
Ölüm asla şehvetli olamayacak tek takıntıdır; arzulandığında bile, o arzuya örtük bir pişmanlık eşlik eder. Ölmek istiyorum, ama bunu istediğim için pişmanım: İşte kendisini hiçliğe kapıp koyuveren herkes bunu duyumsar.
İnsan yüzü içerideki tüm acıyı olduğu gibi ifade etseydi, içerideki tüm işkence ifadeye yansısaydı ne olurdu? Hâlâ birbirimizle konuşabilir miydik? Yüzümüzü ellerimizle saklamadan ağzımızı açabilir miydik? Duygularımızın yoğunluğu yüz çizgilerimizden okunabilseydi, yaşam kesinkes olanaksız olurdu.