Hakan Özer

Hakan Özer
Kitaplar güzeldi. Büyük laflar etmek eşsizdi. Kitaplarda yazılanları paylaşmak... yetmiyordu. Bir sigara daha yaktı. Daldı karanlığa. Yazyalnızı - İki Deli Derviş Behçet Çelik
Ne varoluşta ne de hiçlikte kurtuluş olduğuna göre, boynu altında kalsın bu dünyanın da sonsuz yasalarının da!
Sayfa 37 - Ölüm Üstüne·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Zamanın şeytani gücü en özel eğilimlerimize engel olarak kendini hepimize dayatan çaresizlik duygusunu kamçılar. Acılı bir yazgıdan kaçılamayacağına inanmak, alın yazısına boyun eğmek, zamanın her zaman içler acısı yıkım sürecini edimselleştirmeye çabalayacağından emin olmak —bunlar değiştirilemeyecek şeyin ifadeleridir. Bu durumda hiçlik kurtuluş değil midir? Ama Hiç’te nasıl bir kurtuluş olabilir ki? Varoluşta bile neredeyse olanaksız olan şey, onun dışında nasıl gerçekleşebilir? Ne varoluşta ne de hiçlikte kurtuluş olduğuna göre, boynu altında kalsın bu dünyanın da sonsuz yasalarının da!
Sayfa 37 - Ölüm Üstüne·Kitabı okudu
Ölme sanatı öğrenilmez çünkü onun herhangi bir kuralı, herhangi bir tekniği, herhangi bir ölçütü yoktur. Birey kendi varlığında, sınırsız acılarla gerilimlerin ortasında, can çekişmenin çaresizliğini duyumsar. Çoğu insan kendi içinde boy gösteren ağır can çekişmenin bilincinde değildir; onlar ancak hiçliğe kesin olarak geçişten önceki can çekişmeyi bilirler. Yalnızca o can çekişmenin varoluşla ilgili birtakım önemli şeyleri açığa çıkaracağını düşünürler. Ağır, açığa çıkarıcı bir can çekişmenin anlamını kavramak yerine, her şeyi sondan beklerler. Ama son onlara pek bir şey göstermeyecektir: Yaşadıkları gibi şaşkın şaşkın ölüp gideceklerdir.
Sayfa 36 - Ölüm Üstüne·Kitabı okudu
Varoluşla ilgili sorunları mantık açısından ele almaya yönelik her girişim başarısızlığa yazgılıdır. Felsefeciler ölüm korkularını itiraf edemeyecek denli gururlu, hastalıkta zihinsel bir verimlilik olduğunu kabul edemeyecek denli kasıntılıdırlar. Onların ölüm düşüncesinde yapmacık bir soğukkanlılık vardır: Aslında, korkudan en çok titreyenler onlardır. Ama felsefenin acılarını ve işkencelerini gizleme sanatı olduğunu unutmayalım.
Sayfa 36 - Ölüm Üstüne·Kitabı okudu
Hastalıkların felsefi bir görevi varsa, o eksiksiz bir yaşam düşünün ne denli dayanıksız olduğunu göstermek olabilir yalnızca. Hastalık ölümün varlığını her an duyumsatır; acılar bizi normal, sağlıklı bir insanın asla anlayamayacağı metafizik gerçekliklere bağlar. Gençler ölümden dışsal bir olay gibi söz ederler; ne var ki hastalığın kırbacını yiyince, tüm gençlik yanılsamalarını yitirecekler. Tek gerçek deneyimlerin hastalıktan doğan deneyimler olduğu kesindir.
Sayfa 33 - Ölüm Üstüne·Kitabı okudu