Hakan Özer

Hakan Özer
Kitaplar güzeldi. Büyük laflar etmek eşsizdi. Kitaplarda yazılanları paylaşmak... yetmiyordu. Bir sigara daha yaktı. Daldı karanlığa. Yazyalnızı - İki Deli Derviş Behçet Çelik
4 0cak 2001 (...) Filmimi video ile de çekmeye razı olduğum halde, umut yok. İnsanın olağanüstü filmler yapabileceğine ve yüreğine inanırken, işsiz kalması, azap veriyor. Üstelik gözünün önünde milyon dolarlarla yavşak ve gevşek bir sinema yapılıp dururken... Bu toplumu, bu puşt sinemayı asla bağışlamayacağım.
Sayfa 70 - Şikâyetnâme - Kuzeye bakan pencere... 2000-2002·Kitabı okudu
Reklam
4 0cak 2001 Öğleden sonra İhsan'la konuştum. Eurimages işi zorlaşınca, sanırım bana karşı utanmamak için belediyeden yardım isteme ve video ile yapılacak film işini açtı. Beni başkanla görüştürmeye çalışacak. Başkan ne yapabilir? Bunun cevabı yok. Behruz dışında bütün pınarların suyu kesik. Filmimi video ile de çekmeye razı olduğum halde, umut yok. İnsanın olağanüstü filmler yapabileceğine ve yüreğine inanırken, işsiz kalması, azap veriyor. Üstelik gözünün önünde milyon dolarlarla yavşak ve gevşek bir sinema yapılıp dururken... Bu toplumu, bu puşt sinemayı asla bağışlamayacağım.
Sayfa 69 - Şikâyetnâme - Kuzeye bakan pencere... 2000-2002·Kitabı okudu
3 0cak 2001 Memlekete gelmek için Nur'la beraber evden çıktık. Nur da gidip Bengisu'yu teyzesinden getirecekti. Bana, Karanlıkta Dans'ın Ankara'da vizyonda olduğunu söyleyince, yolculuğumu tehir edip çantalarımla, poşetlerimle, doğruca, Metropol Sineması'na koştum. Şakası yok. Çoktandır bu filmin yapıldığı gibi önce videoya çekip sonra 35 mm filme transfer edeceğim bir film yapmayı düşünüyor, sonucu deli gibi merak ediyordum. Renkler nasıl, video ile çekildiği ne kadar belli?.. Sinemanın cafesinde oturan bir sürü genç, elimde çantalarla, bavullarla içeri girdiğimi görünce, bir tuhaf bakıp güldüler. Filmin ilk yarısını arkada, ikinci yarısını en önde seyrettim. Baktım, grenler ne kadar belli? Elimdeki kamera bu işi görecek mi? Umutlandım. Kılı kırk yaran bir göz değilseniz eğer, filmin video ile çekildiğini (bir sahne hariç) anlayamazdınız. Sevindim. Filmin kendine özgü bir rengi var. Her şey mükemmel. Hele müzik, hele hele oyunculuk. Björk harika. İnanılmaz oynuyor. Artık video ile film yapma konusunda tereddüdüm kalmadı. Çantalarımı, poşetlerimi yüklenip yeniden yola çıktım. Umutluyum. Bu yolculukta bir tek kârım oldu, Karanlıkta Dans'ı izlemek.
Sayfa 69 - Şikâyetnâme - Kuzeye bakan pencere... 2000-2002·Kitabı okudu
2 0cak 2001 Meclis'e, bizim adamın yanına uğradım. (Bu adamlardan iğreniyorum.) Bana söz(!) vermiş olduğu için bugün büroya uğramış. Öyle söyledi. Ben de inandım(!)... Oysa karısı, kocasının koltuğuna oturmuş, elinde telefon defteri bir sürü yeri arıyor, uzun uzun yılbaşı ve bayram kutluyordu. Her aradığı telefona da dişçisinden ve kalpçisinden randevu aldığını söylüyor, sağlığıyla ilgili uzun malumatlar veriyordu. Kadınların gün muhabbeti yani. Önümde onca beleş telefonun dakikalarca akıp gittiğini görüp dururken, nasıl oluyor da bana söz verdiği için büroya geldiğini söylüyor ve benim de buna inanmamı bekliyordu. Aptal yerine konmam, kanıma dokunuyor. Nihayet benim anlayamayacağım bir sürü şeyler söyledi, ben de onun asla anlayamayacağı şeyler söyledim. Böylece anlaştık. Veda edip ayrıldım. (...)
Sayfa 68 - Şikâyetnâme - Kuzeye bakan pencere... 2000-2002·Kitabı okudu
31 Aralık 2000 (...) Yeşim aradı. Behruz'la konuşmuşlar. Anladığım kadarıyla Behruz, yeniden yapımcılığa soyunacak. (Sonradan 35 mm filme aktarmak kaydıyla) Filmimi video ile çekmeye razı oldum. "Hiç değilse filmimin sahibi olurum." diyordum, kendi kendime. Teselli oluyordum. Sanırım bu bile gerçekleşmeyecek. Behruz'a yine Bozkırda Deniz Kabuğu'nu önermeliyim. En temizi... İdris (Şen) uğradı. Akşamleyin de gitti. Bugün yılbaşı. Köyde kimsenin umurunda değil yılbaşı mılbaşı. Köy erkencecik uyumuş. (...)
Sayfa 67 - Şikâyetnâme - Kuzeye bakan pencere... 2000-2002·Kitabı okudu
Reklam