3 0cak 2001
Memlekete gelmek için Nur'la beraber evden çıktık. Nur da gidip Bengisu'yu teyzesinden getirecekti. Bana, Karanlıkta Dans'ın Ankara'da vizyonda olduğunu söyleyince, yolculuğumu tehir edip çantalarımla, poşetlerimle, doğruca, Metropol Sineması'na koştum. Şakası yok. Çoktandır bu filmin yapıldığı gibi önce videoya çekip sonra 35 mm filme transfer edeceğim bir film yapmayı düşünüyor, sonucu deli gibi merak ediyordum. Renkler nasıl, video ile çekildiği ne kadar belli?.. Sinemanın cafesinde oturan bir sürü genç, elimde çantalarla, bavullarla içeri girdiğimi görünce, bir tuhaf bakıp güldüler. Filmin ilk yarısını arkada, ikinci yarısını en önde seyrettim. Baktım, grenler ne kadar belli? Elimdeki kamera bu işi görecek mi? Umutlandım. Kılı kırk yaran bir göz değilseniz eğer, filmin video ile çekildiğini (bir sahne hariç) anlayamazdınız. Sevindim. Filmin kendine özgü bir rengi var. Her şey mükemmel. Hele müzik, hele hele oyunculuk. Björk harika. İnanılmaz oynuyor. Artık video ile film yapma konusunda tereddüdüm kalmadı. Çantalarımı, poşetlerimi yüklenip yeniden yola çıktım. Umutluyum. Bu yolculukta bir tek kârım oldu, Karanlıkta Dans'ı izlemek.