Yorum yapmadan geçemedim..Hasan o kadar güzel kalpli bir çocuktu ki onu, güzel kalbini, saf dostluğunu, sevgisini sarıp sarmalamak istedim. Yeri geldiğinde çocuk hallerindeyken "Hasan çok güzel kalplisin ama çok safsın anlamıyorsun Emir'in çocuk kıskançlığını, onu onun seni sevmediği kadar masum seviyorsun" derken buldum kendimi..Çocuk Emir'e dehşet kızdım, hayır dedim seni böylesine tüm kalbiyle seven üstelik senin sahip olduğun şeylere ufacık bile sahip olmayan bu çocuğun bilgisini, zekasını, sevgiye layık olmasını kıskanamazsın dedim..Çocukken sessiz kaldığı olayda o kadar sinirlendim ki hayır dedim susamazsın o seni böylesine her olayda korurken, senden dolayı bunları yaşarken hayır hayır hayır susma sakın dedim olmadı..
Ama büyük Emir küçük Emir'in aksine hatalarından dersini almış, dostluğunun kıymetini ve aslında kendinin de Hasan'ı nasıl bi yerden sevdiğini içinde hep bilmiş ama yeni yeni itiraf edebilmiş belki kendine ve onun dostluğunun karşılığını anca büyük Emir olarak vermeye başlamış diye düşünüyorum. Bazen bir koca hata sahiden tüm ömre yayılabilir, hatta başka insanların da ömrüne.. Emir'in yaptığı pek çok kötü şeyi anlamış olmasına rağmen Hasan'ın giderken bile asla onu ele vermediğine ve tüm yaptıklarına rağmen yıllar sonra yazdığı mektupta bile hâlâ onu güzelim kinsiz sevgisiyle seviyor olmasına hem çok şaşırdım hem çok duygulandım. Hasan sen herkesin sahip olmak isteyeceği bir dostsun. Ve Emir..asla göz yumulan durum affedilemez ama Hasan'a, onun emanetine ve anılarına sahip çıkman ve yüreğindeki kini büyüdükçe eritip güzel bir kalbe evirmen öyle mutlu etti ki beni, büyük seni ve kalbini sevdim.
********
Bana yorumumu soracak olursanız;
Evet güzel akıcı ve başından itibaren hiç sıkmayan bir kitaptı; ama sanırım ben Hasan ve Emir'in hikayesini daha
"Öyle mutluyum ki, böylesine büyük, müthiş bir mutluluk, insanı korkutuyor. Senin bu kadar mutlu olmana ancak senden bir şey almaya hazırlandıkları zaman izin verirler".