Şimdi dağılın kardeşlerim, yavrularım Hayır duam dünyanın dört bir yanına sizinle birlikte gelecek. bütün dünya Tanrı'nın tarlasıdır sürün o tarlayı sürün de Yoksulluk Sevgi barış Ekin.
Dert, sararmış buğday tarlalarının üstünden geçen rüzgâr hışırtısıyla gelip beni buluyor. Ben bir başak gibi sallanıyordum. Ne sular şarkı söylüyordu, ne de tarlalarda ekin biçen sessiz, sakin köylüler bana yol gösteriyordu.
• 78: Dâvûd’u ve Süleyman’ı da an. Bir zamanlar, (zarar görmüş) bir ekin konusunda hüküm veriyorlardı. Bir topluluğun koyun sürüsü, geceleyin başı boş bir vaziyette bu ekinin içine dağılıp ziyan vermişti. Biz de onların hükmüne tanık idik.
• 79: Süleyman’ın dava konusunu iyi anlamasını sağladık. Her birine de hükmetme yeteneği ve ilim verdik. Kuşları ve tesbih eden dağları da Dâvûd’un buyruğu altına soktuk. Bunları yapan bizdik.
İnancın toprağa ekilen bir tohuma benzediğini, ancak bakılırsa büyüyeceğini bilin. Fikri(tohumu) zihninize ekin. Onu umutla sulayın ve gübreleyin. Böylece kendini gösterecektir.