Doğayı kontrol etmeye, ekip biçmeye ve kendi hayvanlarımızı yetiştirmeye yaklaşık 12.000 yıl önce başladık.
Sayfa 203 - İrene·Kitabı okuyor
1000Kitap
Tüm yaratılış, tüm evren bir ekip olarak vardır.
Reklam
Mükemmellik ekip işi
Zira bir insan tek başına ve diğer birçok insanın yardımı olmaksızın mükemmelliğe ulaşamaz.
Sayfa 13 - Türkiye İş Bankası kültür Yayınları Hasan Ali Yücel klasikler dizisi·Kitabı okudu
Biz de böyleyiz, altında ölmüş biri yatan toprağa çiçekler ekip o çiçeklere can suyu veriyoruz.
Sayfa 3·Kitabı okudu
Alıntı
Orada göz göze gelinmez. Mezarlıklar öyledir, herkes gözünün dalacağı bir toprak parçası bulur, konuşur. Benim gözümün daldığı toprak çökmüş, havalar ısınınca uğraşmak, yeni toprak koymak gerek. O toprağa çiçekler ekmek, ekilen çiçeklere can suyu vermek gerek. Biz de böyleyiz, altında ölmüş biri yatan toprağa çiçekler ekip o çiçeklere can suyu veriyoruz. Büyüsünler, filizlensinler diye uğraşıyoruz. "Kusura bakmayın, siz öldünüz ama üzerinizde çiçekler yeşerecek. Bir nebze de olsa kendimizi iyi hissetsek hep beraber, olmaz mı?" diyoruz. Böyle işte hayat dediğin çelişki, ya da ölüm dediğin, bilmiyorum. Kusura bakmayın, bu dünya böyle bir dünya işte. Keşke size de can suyu verebilsek ama olmuyor. Çiçeklere kadar var.
Sayfa 3·Kitabı okudu
Alıntı
Göm kendini yoksa aşk açmaz
Ruhum bir kalıbın esiri olmadan evvel, elimi bir el tuttu... Ve bana, güneşleri, seyyâreleri, semâvatın acâyibini gezdirip, seyrettirdi... Nihayet bir âleme getirerek; -"İşte misafir olacağını yer... Burası dünyadır!" dedi. Şaşkın şaşkın etrafıma bakınırken de devam etti: -"Burada herkes kendi istidâdına göre bir tohum eker ve mahsul devşirir... Para, kadın, evlat, makam, mevki, rütbe, şan ve şeref insanların en çok ekip biçtikleri tohumlardır... Sen de keyfine göre bu dünyaya bir çekirdek ekip mahsul topla!..." Böylece kimsenin kimseyi görmeden çalışıp didindiği bu patırtılı aleme ben de katıldım... Ben de onlar gibi ekip biçmeye başladım. Ama bütün tarlalar benim olsa, tohumların, sapanların tek sahibi sade ben olsam, gene de geldiğim âlemlerin zevkine takılı kalan gönlüm, bir türlü kendi ektiği tohumun çeşnisiyle nafakalanmaya razı olmayacaktı... Ezel günün saltânatını görmüş göz, sâfasını tatmış dudak, burada kendi düzdüğü puta nasıl tapabilirdi? İsyan ettim... Belimden tohum torba mı, elimden sabanımı attım ve hemen gidip kendi varlığım tohumunu bu tarlanın bir köşesine gömdüm... Arkamdan bağırıyorlardı: -"Vah zavallı, kendini ziyan etti!" Halbuki zamânın sadık dudağı onları yalanladı. Şimdi dallarından aşk meyveleri topladıkları şu fidan, bir zamanlar vecd ve tevazu ile gömdüğüm o tohumun ta kendisidir...
İlahi Aşk, Sufi, İslam
Tasavvuf
Reklam
Reklam