Giriş Yap
ekitapstore
@ekitapstore
43 okur puanı
03 Ara 2020 tarihinde katıldı
Tanıdığın kimse takip etmiyor
Ortak okuduğunuz kitap bulunmuyor
Frank Herbert – Dune Çöl Gezegeni
Frank Herbert
Dune - Çöl Gezegeni
Bir çöl gezegenidir Arrakis. Yaşayan halk tarafından Dune olarak anılmaktadır gezegenin adı. Ve bu gezegende Melanj adında bir baharat bulunmaktadır. Bu baharat hem insan bilincini hem de psikolojisini etkilemekle beraber galaksiler arasında da seyahat etmeyi sağlar ve aşırı kullanımında uyuşturucu etkisi vermektedir.Bu durumda baharat çıkarma işlemi oldukça önemli. İmparator baharat çıkarımı işlemini Harkonnen Hanedanı’nın elinden alıp düşmanları Atreides Hanedanı’na verince olaylar bir anda karışır. Yazarımız burada İslam ve Şeriat’tan köken alan bir toplum yapısı yaratmış. Giedi Prime’dan Harkonnen’lar ve Caladan’den Atreides’ler bu gezegene iniş yapıyor. Her ikisinin de amacı hükmetmek. Bu yüzden de aralarında şiddetli bir kavga kıvılcımlanıyor. Biz de bu kavgayı adım adım gözlemliyoruz. Padişah İmparator, geleceği görebilen Uzay Loncası, Büyük Hanedanlar, Küçük Hanedanlar, Bene Gesserit’ler, Sardaukar’lar, Fremen’lar, baharat toplayan fabrikalar, havada süzülen ornitopterler, çölde cirit atan üç bin metrelik solucanlar… herkesin bir şekilde dâhil olduğu ve plan, hile ve hıyanet dolu bu kavganın ana kahramanıysa Paul. Bir Bene Gesserit olan Jessica Lider ruhlu bir kadın. Aldığı Bene Gesserit eğitimi sayesinde en ufak ayrıntılardan yola çıkarak pek çok çıkarımda bulunabiliyor. Bu da çevresindekileri kontrol edebilmesini sağlıyor. Gerçekten güçlü bir kadın. Kendisi seride çok sık duyacağımız “Kuisatz Haredah” kelimesinin karşılığıdır. Erkek Bene Gesserit anlamına gelir bu kelime. Çölde yaşayan göçebe bir topluluk olan Harkonnenler tarafından hazırlanan bir tuzakta Dük Leto ölünce, Paul ve Jessica kaçarak Fremenler’e sığınır. Fremenler de çölde yaşayan özgür kabilelerdir. Paul zaman geçtikçe Fremenler arasında liderliğini belli eder, Fremenler’i esaretten kurtaracak kehanette adı geçen kişi ve onların peygamberi olmuştur. Çok fazla terimsel ifadeler olmasına karşın kitapta anlatılanları anlamakta zorluk çekmiyor ve bu kelimeleri sanki günlük hayatımızda da kullanıyormuşuzcasına alışıyorsunuz. Kitabın sonunda bir sözlük bölümü var. Kimilerinin orta çağ dediği zamanlarda geçen hikaye uzak geleceğe, uzaya taşınmış. Saltanat ve cumhuriyetin, savaş ve barışın, mucize ve teknolojinin, din ve bilimin mücadele etmediğinin, asıl olanın insani faziletler olduğunun vurguları çok güzel. Kaynak: e-kitapstore.com/frank-herbert-dune-...
Reklam
·
Reklamlar hakkında
Benjamin Graham – Akıllı Yatırımcı
Benjamin Graham
Akıllı Yatırımcı
hisse senedi yatırımcılarına altın değerinde bilgiler veren bu güzel kitabın her yatırımcının elinin altında bulunması gerektiğine inanıyorum. Finansal piyasalarda hisse senedi yatırımı yapmayı güzel bir dille efektif bir biçimde anlatıyor. Hisse yatırımı dünyasına girmeyi düşünen herkese Akıllı Yatırımcı’yı tavsiye ederim. Akıllı Yatırımcı ilk baskısını 1949 yılında yapmış . Anlayacağınız oldukça eski bir kitap ama sanmayın ki günümüze hitap etmiyor. Tam tersine kitap yıllar geçse de eskimeyecek bir yapıda çünkü yine insanın çok kazanma hırsı yine aynı borsa sistemi ,değişen tek şey teknoloji . Yatırım ve spekülasyon arasındaki ayrıma sıklıkla değinilir. Traderlar, al- sat yapan tüccarlar, spekülatörler fiyatlara bakarak işlem yaparlarken Benjamin Graham ve Warren Buffet gibi izinden gidenler değer yatırımcısıdır. Onlar herkesin kömür sandığı elmasları bulan ve diğerlerinin de bunların elmas olduğunu anlayacağı zamanı bekleyen kişilerdir. Bu ise eninde sonunda da gerçekleşecektir. Nasıl ki Zengin Baba Yoksul Baba kitabının yazarı olan Robert T. Kiyosaki asıl ederinden daha ucuz gayrimenkulleri bulmakta uzmanlaşmışsa, değer yatırımcıları da aynısını menkul kıymetler alanında yapmaktadırlar. Kaynak: e-kitapstore.com/benjamin-graham-aki...
Robert T. Kiyosaki – Zengin Baba Yoksul Baba
Robert T. Kiyosaki
Zengin Baba Yoksul Baba
zengin olmak için önce finansal konuları iyice öğrenmeniz gerektiğini söyleyerek başlıyor. Bunun öğrenilebilir olduğunu vurguluyor. Finansal okur yazarlık çok önemli.; eğer bunlar öğrenilmezse faturaları ödemek için çalışmaya devam edeceğimizi açık yüreklilikle yüzümüze vuruyor. Nasıl zengin olunur, kendi işimi mi kurmalıyım yoksa başkasının yanında mı çalışmalıyım, paranın nasıl çalıştığını bilmek zengin olmak için yeterliyse muhasebeciler veya bankalarda çalışanlar neden zengin değiller, okullarda para konusunda ne öğreniyoruz? Yazar bu tip sorulara cevap vermeye çalışmış. Yoksul baba bir konu hakkında derinlemesine bilgi sahibi olmayı takıntı haline getirmiş, ne kadar çok bilirsem o kadar çok para kazanırım veya ne kadar çok çalışırsam o kadar çok para kazanırım diye düşünüyor. Zengin baba ise her konu hakkında az da olsa bilgi sahibi olmanın doğru olduğuna inanan ve çok çalışarak değil, az da olsa kazandığı parayı çalıştırma yollarını araştıran, yani paranın para getirmesi için uğraşan birisi. Zengin babaya göre bireysel olarak vergiden kaçınmak mümkün değilken şirket sahiplerinin bu konuda çeşitli seçenekleri var. Başkası için çalışan birisi daha maaşı bankaya yatmadan vergileri kesilirken şirketlerin vergi ödemeden önce atabileceği bazı adımlar var. Yoksul baba maaşını ne kadar artırırsa ödediği vergi de o kadar artıyor, bu sebeple zengin olması mümkün değil çünkü parasını devlete kaptırıyor. İnsanların şirket kurmayı gözlerinde çok büyüttüğü, ayrıca bu konularda yeterince bilgi sahibi olmadığını söylüyor yazar. Bu konu ülkemizde de bu şekilde. Para idaresi, şirket kurmak, vergiler gibi konuları bilmeyi bırakın çoğu çalışan hukuki haklarını dahi bilmiyor. Yani yoksul baba para biriktirmeye uğraşırken, zengin baba kenara konan paranın beklerken bile kaybettirdiğini düşünüyor. Yazar ilk fırsatta ev, araba almak yerine yatırım yapmak gerektiğini vurguluyor. Önerilerden de görüldüğü üzere, kitapta nasıl zengin olurum sorusuna yanıt bulamayacağız. Ancak bu sorgulamalar bizi borsa ve para hakkında ne kadar bilgi sahibiyim, vergiler ve şirket yapılanması konusunda neler biliyorum, para kazanmak için nelerden taviz verebilirim gibi soruları düşünmeye itebilir. Kaynak: e-kitapstore.com/robert-t-kiyosaki-z...
José Mauro de Vasconcelos – Şeker Portakalı
José Mauro de Vasconcelos
Şeker Portakalı
Kitap sürekli şiddet gören çocuk karakter Zezé ve onun hayal dünyasını okuyucuya hissettirmesi bakımından kaliteli bir eser. Sayfaları çevirince kan akışınızın olaylara göre hızlanıp yavaşladığını hissedeceksiniz. Çok yoksul bir ailenin oğlu olan Zeze; hassas, zeki ve duygusal bir çocuk. Etrafına özel bir sevgiyle ve oldukça duyarlı yaklaşıyor. Fakat bir yandan da yaramazlık yapma isteği başına çorap örüyor. Bu yüzden sürekli dayak yiyor ailesinden. Sahip olduğu Portakal ağacı ile kurduğu iletişim, Portekizli ile arasındaki bağ ve birçok şey Zeze’nin dünyasını farklı kılıyor. Çünkü kendisi de farklı ve özel bir kalbe sahip bir çocuk. Hayatın hem masum renklerini hem de acımasız renklerini görüyorsunuz bu kitapta. Zezé’nin hayalinde şeker portakalı fidanı konuşmaktadır. Aslında kalabalık bir ailesi olmasına rağmen yalnızlığı ve düşüncelerini ifade edememesi nedeniyle Zezé bu konuşmaları kendisiyle yapmaktadır. İlk başta içindeki kuşla konuştuğunu zanneden Zezé, portakal ağacının hayatına girmesiyle konuşmalarını ağaç ile yapmaya başlamıştır. İyiyle kötü arasındaki farkı, mantıklı olanla mantıksızı bu konuşmalarla çözmeye çalışır. Çocukluğunun getirisi olan hayal gücü ile olaylara ve nesnelere sadece mantık çerçevesinden bakma arasında kaldığı çekişmelerini de ağacı ile yaptığı tartışmalarla gerçekleştirmektedir. Bu duruma düşmesi ailesinde kendini yakın hissettiği, duygu ve düşüncelerini paylaşacak kimsenin olmadığının da bir göstergesidir. Kaynak: e-kitapstore.com/jose-mauro-de-vasco...
Dostoyevski – Karamazov Kardeşler
Fyodor Dostoyevski
Karamazov Kardeşler
Adın çıkmış Karamazov’a! İnmez soyluya. Mujiklerin dilinde bile kötü anılır Karamazov adı. Şanın iyisi kötüsü olur mu? Oluyormuş, darağacının, sürgünün, kodesin, psikolojik çöküntülerin tadı damağına erişince anlaşılıyormuş. Masumiyetin, doğruluğun canı cehenneme, hele olaylar silsilesi birbirine uygunsa kanıtların da işlerliği o yöne kayıyorsa, katil kim ortada! Suçlu muhakkak kötülüğüyle nam salmış biri olmalıdır. Roman, iyi ve kötü arasındaki çizgilerin ve herkesin insanlığa olan inancının test edildiği bir dünyayı çağrıştırıyor. Karamazov Kardeşler, yazarın kendisidir. Alyoşa, yazarın belki de asla ulaşamadığı, ideal insandır. Henüz kirlenmemiştir ama Prens Mışkın gibi de değildir. Kötülüğü, şehveti bilir yine de Tanrı yolundan yürür. İvan, Tanrı sorunuyla kafayı bozmuş bir sara hastasıdır. Dostoyevski felsefesinin sonucu, onun kahramanlarının sentezi aynı zamanda bir çoğunun da yıkımıdır. Dmitri babası gibi şehvet düşkünü bir adamdır. Nişanlısından aldığı parayı içki sofralarında metresiyle yer, para için babasını öldürmeyi düşünür hatta sonunda alçaklığından intihar etmeye karar verir. Kaynak: e-kitapstore.com/dostoyevski-karamaz...
Reklam
·
Reklamlar hakkında
2
6
54 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.28.17