8/10
·180 syf.··
Beğendi
·
2026 25. kitabı
Kitap, Koralin isimli bir kız çocuğunun yeni taşındığı evlerinde yaşadığı macerayı anlatmaktadır. Kaşif ruhlu ve meraklı bir çocuk olan Koralin'in anne ve babası daima meşguldür ve kızlarıyla ilgilenmezler. İlgisiz ebeveynler, adını bile doğru öğrenemeyen komşular ve ona caka satan siyah kedi... Koralin'in canını sıkmaktadır. Evlerindeki girilmesi yasak olan misafir odasının bir köşesindeki kilitli kapı Koralin'in ilgisini çeker. Gündüz tuğla döşeli bir duvara çıkan bu kapı, gece karanlık gölgelerin yeni evlerine girişine dönüşür. Kapının ardına geçen Koralin'i kendi evlerinin solgun bir kopyası karşılar. Üstelik bu evde onu soğuk düğme gözleri ve yapmacık bir sevecenlikle diğer anne ve diğer baba beklemektedir. Koralin'in bu kopya dünyadan çıkışı o kadar da kolay olmayacaktır. Kitap boyunca küçük kızın gölgelerden oluşan diğer dünyadaki maceralarını okuyoruz. Neil Gaiman'ın klasik tarzı olan gotik ögeler bu kurgunun da her köşesine yayılmıştı. Hikayeyi bir çocuk öyküsünden çıkarıp bambaşka boyuta taşıyan da zaten yazarın tarzının özgün ve gizemli havası diye düşünüyorum. Kitabın içerisindeki illüstrasyonları da beğenmekle ve kurguya çok yakıştırmakla birlikte, çizimlerin ürkütücü olduğu uyarısını yapmalıyım. Kitabın arka kapağında yazarın bu kitabı için yaptığı kendi yorumuna yer verilmiş. Orada şöyle bir cümle geçiyor: "İnsanlar kitabı okumaya başladıklarında öğrendim ki, çocuklara macera yaşatan, yetişkinlere ise kabuslar gördüren bir hikayeymiş bu." Çocuklar bu öyküyü somut bir macera gibi görerek okurlarken; yetişkinler kurgunun soyut kısmına, yani düşünsel boyuta gerek bilinçli, gerek bilinçaltı boyutunda daha çok odaklanma eğilimindeler diye düşünüyorum. Tüm bu maceralı kurgunun alt metninde ise bizleri hüzünlü bir öykü karşılıyor: Yalnız küçük bir kız. Bu
Edebiyat
Koralin ve Gizli DünyaNeil Gaiman · İthaki Yayınları · 20172,624 okunma
Suikastçı Üçlemesi'nin İlk Kitabı Bu Kitaptır
9/10
·276 syf.··
2026 1. kitabı
İncelemeyi "Theseus'a Eleştiri" ve "Kitap İncelemesi" olarak iki kısma ayırıyorum ama öncelikle eleştirimi üstünkörü de olsa, okumanızda fayda olacağı kanaatindeyim. Belki de bu kanaatinde yanılıyorumdur ve eğer yanılıyorsam, zamanınızı boşa harcadığım için özür dilerim. (Ayrıca bu tarz, içinde kendi kuralları olan suç ağlarının, çeşitli/ayırt edici kişiliklere sahip tetikçilerin/suikastçıların olduğu başka kitaplar da arıyorum uzun zamandır ama bulamıyorum. Yardımcı olabilecek varsa ve olursa çok sevinirim. Şimdiden çok teşekkür ederim.) THESEUS'A ELEŞTİRİ: Öncelikle Theseus Yayınevi'ne, benim çok sevdiğim, hatta ilk 10'uma bikengirecek olan Suikast Treni filminin kitabını, dilimiz Türkçeyle buluşturduğu için teşekkür eder, ardından derin öfkemi sunarım. Yav bakın, bir insan bir kitabı çevirirken, hiç mi bakmaz "Acaba serinin kaçıncı kitabı?" diye. Adamlar ya bakmamış, ya da pazarlama amaçlı, bunu ikinciye atmayı daha uygun görmüşler. Arkadaşlar, Theseus Yayınevi, Üç Suikastçı adlı bu kitabın, Suikastçı Üçlemesi'nin ikinci kitabı olarak satışa sundu. Yav arkadaş, bu kitap, 2004 yılında çıktı, Suikast Treni ise 2010. Nasıl oluyor da ikinci kitap oluyor? Ha belki dersiniz "Kronolojik olarak olamaz mı?" ve ben de cevaplarım "Hayır, olamaz." diye. Peki neden? Çünkü Suikast Treni kitabında da bol bol Üç Suikastçı olaylarından bahsedildiğinden dolayı ve okuyan herkesin de bariz bir şekilde anlayabileceği gibi, SUİKAST TRENİ, SERİNİN İKİNCİ KİTABI!!! Theseus'un amacı, eğer bunu gözden kaçırmalarıysa, o zaman bu da ne denli acemi bir çalışma gösterdiklerini işaret ediyor. Eğer ki amacı pazarlamaysa, bu sefer debaşka bir yönde ne denli bir acemilik yaptıklarını gösteriyor. Seçenekler arasında, okuyucuyu aptal yerine koymak da var ama ben böyle olduğunu sanmıyorum, bunu
1000Kitap
Üç SuikastçıKotaro Isaka · Theseus Yayınları · 202215 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
TV’de Sterilizasyon, Markette Gramaj, Hayatta Enflasyon...
Puan vermedi·192 syf.·
2026 4. kitabı
Her alanın kendine göre bir teknik dili (jargon) oluyor. Artık ihtiyaçtan mı dersiniz, özel ve farklı hissetmek için mi dersiniz, herkes anlamasın yoksa tadımız kaçar biz bize iyiyiz şöyle düşüncesi midir bilemem. Ancak iş bazen öyle noktaya geliyor ki, herkesin Türkçe konuştuğu bir ortamda hiçbir şey anlamayabiliyorsunuz. "Sterilizasyon politikasının fiskal baskı altında işlevsizleşmesi, enflasyonist beklentilerin çıpalanmasını güçleştirerek para otoritesinin güvenilirliğini aşındırmaktadır." Ne oluyor, kim kime ne yapıyor, olumlu mu, olumsuz mu, sonuç ne? Ekonomist olmayacaksanız çok derinlere dalmaya gerek yok tabii, ancak markette tuvalet kağıdı seçerken; bu 3 katlı değil, bunun metresi kısa, bunun gramajı az diyen dayının da söylediği gibi, "hepimizi ekonomist yaptılar yiğenim!" O zaman gelsin kamu spotu: Temel seviyede ekonomi bilgisi şart. Cari denge nedir? Dış borç nedir? Dış borcun faizi nedir, bu faizi kimler nasıl öderler? Sınırsız para bassak olmaz mı? Enflasyon nedir? Enflasyonu tek haneli %1-%2 olan ülkeler var; biz pek alışık değiliz. Ekonomileri güçlü olmasına rağmen neden enflasyonu sıfıra, hatta eksiye indirmiyorlar? Çünkü mesele sadece fiyatların düşmesi değil. Yarın bir şeyin daha ucuz olacağını düşünürsen bazı harcamalarını erteleyebilirsin; özellikle ertelenebilir alışverişlerde bu davranış yaygınlaşır. Talep azaldıkça ekonomi yavaşlar. Üstelik fiyatların sürekli düştüğü bir ortamda borçları ödemek giderek zorlaşır. Faizi düşük kredilerin geri ödemelerinin 5 yıl içinde nasıl cep harçlığına döndüğünü hatırlayın! İşte negatif enflasyonda bunun tam tersi olma ihtimali var. Bu yüzden merkez bankaları genellikle enflasyonu tamamen sıfırlamak yerine düşük ama pozitif bir seviyede tutmayı tercih eder. Kitap başlığından da
Ekonomi
Örneklerle Kolay EkonomiMahfi Eğilmez · Remzi Kitabevi · 20153,324 okunma
Hiçbir şeyden korkmuyorum, özgürüm ben..
Puan vermedi·112 syf.··
2026 6. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 03 Mart 2026 22:24
Neval El Seddavi, ölüm hücresinde Mısırlı fahişe Firdevs'le konuşuyor, Firdevs'in yaşam öyküsünü aktarıyor bize. Daha önce de feminist kitaplar okudum ama böylesini uzun zamandır görmemiştim. İnsan olmanın bile zorlaştığı bu çağda kadın olmak, hâlâ kadın kalabilmek için verilen çaba, ne büyük, ne acı ve ne zor bir şeymiş. Doğdukları andan itibaren karşılaştıkları zorlukları artık hepimiz biliyoruz. Firdevs karakteri beni çok etkiledi. Hayata karşı duruşu, pes etmeyişi ve varlığını son ana kadar sürdürmesi takdire şayan. Orta Doğu toplumunda bir çok kadının başından geçen olayı Firdevs'le yakından irdeliyor ve adeta iliklerimizde hissediyoruz. Doğduğu andan itibaren küçükken yaşadığı taciz, anne baba tarafından gösterilmeyen sevgi ve dışarda onu yiyecek gözlerle bakan yamyam takımına ait erkek sürüsü... Kitabın adı Sıfır Noktasındaki Kadın, ama bence eksi noktasındaki kadın olması daha isabetli olurdu çünkü o coğrafyada kadınlar sıfırla değil eksiyle doğar, yaptıkları hareketlerin artıya ulaşması, gösterdikleri çaba asla görülmez çünkü kadının adı önemsizdir, sadece yatakta verdiği haz ve soyunu devam ettirebilmek için döl yatağına bırakacak sperm haznesi için gerekli görürler kadını. Şüphesiz Firdevs bir direniş. Böylesine cesur kadınlarla tanışmak, denk gelmek ve okumak büyük şans...
Sıfır Noktasındaki KadınNevâl El-Seddavi · Metis Yayınları · 202526,4bin okunma
Puan vermedi·220 syf.··
2026 2. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2026 12:48
Kitabda ancaq her kese melum olan ve çoxumuzun eziyyet çekdiyi “EGO”dan danışılır.Qısa bir kitabdır ve heqiqeten de oxuduqca özünüzü tapırsınız kitabda.Egodan her birimiz müeyyen qeder eziyyet çekdiyimiz üçün kitabı oxuyarken bezen qebullanmaqda çetinlik çekirdim.Maraqlı olan budur:Sizce insan tamamile Egodan azad ola biler mi?
Ego DüşmanındırRyan Holiday · Mediacat · 2017334 okunma
9/10
·248 syf.··
2026 6. kitabı
reklamdeğiltavsiye İstanbul'un kalabalığına karışmıs bir sessizlik var bu romanda. Sokak lambalarının altından geçip giden erkek gölgeleri, bulunan cansız bedenler ve her cesedin yanına bırakılan beyaz kasımpatılar... Masumiyetin simgesi gibi duran bu çiçekler, aslında geçmişte işlenmis karanlık suçların sessiz tanıkları. Boğazları kesilerek öldürülen erkekler, ilk bakısta rastgele seçilmis kurbanlar gibi görünse de Suat Komiser ve Selim Komiser derinlere indikce gerçeğin ipuçları cesetlerin yanında değil kurbanların geçmişlerinde saklıdır. Kadına siddet tecavüz, kadın cinayeti... Her dosya, kapanmış sanılan ama aslında hiç kapanmamış yaralarla doludur. Ve evet, bu noktada tek kelime yankılanır zihinde: İNTİKAM Romanın asıl gücü, katilin kimliğinden çok nedeninde saklı. Yetistirme yurdunda birbirine aile olan iki kız çocuğu: Ebru ve Burcu. Biri daha bebekken bir cöp bidonuna terk edilmis, diğer annesi tarafından uydurma bir bahane ile sokağa bırakılmıştır. Hayata sıfırdan bile değil, eksiyle baslayan bu iki genç kadının yaşadıkları, okuru hüzünle sarıyor. Yurtta gördükleri şiddet, ihmal ve yalnızlık; onları sadece büyütmez, sertleştirir, dönüştürür. Bir süre ayrı düşen hayatları yeniden kesiştiğinde, artık masum kız çocukları yoktur. Yerlerine, sosyal medya üzerinden zengin erkekleri takibe alan, onları dolandıran, iz bırakmadan kaybolan iki kadın vardır. Ama bu sadece para meseles değildir. Bu, adaletin işlemediği bir dünyada kendi adaletlerini yazma hikâyesidir. Yazar, günümüzün kanayan yarası olan kadına siddet, kadın cinayetleri ve cezasızlık meselesin didaktik olmadan, aksine sürükleyici ve karanlık bir hikâye icinde ustalıkla sunmuş. Anlatım akıcı, tempo yüksek. Polisiye bir roman okuduğunuzu sanırken, bir noktada kendinizi insanın içini sızlatan bir
Ecel ÇiçekleriElçin Poyrazlar · Doğan Kitap Yayınları · 2023341 okunma