Puan vermedi·176 syf.··
2026 28. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 23:32
Aile laneti ve kan davası üzerine kurulu olan bu tragedya üçlemesinde şiddet döngüsünün kamusal hukuk/mahkeme aracılığıyla sona erdirilerek adaletin kurumsallaşması öne çıkar. Troya seferi için kızını kurban eden Agamemnon'u karısı Klütaimestra öldürür. Babasının intikamını almak isteyen Orestes ise bu kez annesini öldürür. Bunun üzerine intikam tanrıçaları Orestes'in peşine düşer ve kan davasının sonsuza kadar sürmesine engel olmak için bir mahkeme kurulur. Kişisel öç yerini kamusal adalete bırakır teması işlense de eser boyunca Klütaimestra'nın öldürülmesine, Orestes'in ve Elektra'nın adaletsizliğine, Athena'nın cinsiyetçiliğine ayılıp bayılmaktan işlenen konuya odaklanmak zorlaşır. Yine de verilen mesaj açıktır: Adalet kişisel olmaktan çıkıp kurumsal hale gelmeli ki düzen bozulmasın, keyfilik yaygınlaşmasın. Tam da bu nedenle ortak siyasal kurumlar ve hukuk önemlidir.
Oresteia - Agamemnon, Adak Sunucular, EumenidlerAiskhylos · Mitos Boyut Yayınları · 2010205 okunma
7/10
·57 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 13:40
Elektra’nın babası Agamemnon, savaştan döndüğünde eşi Klytaimnestra ve onun sevgilisi Aigisthos tarafından öldürülür. Elektra, yıllarca babasının intikamını alma düşüncesiyle yaşar. Bir gün sürgünde olduğu sanılan kardeşi Orestes gizlice geri döner. Elektra ve Orestes birlikte plan yaparak önce Aigisthos’u, ardından anneleri Klytaimnestra’yı öldürürler ve babalarının intikamını alırlar.
ElektraSophokles · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,848 okunma
Reklam
Adalet mi, Saplantı mı?
10/10
·57 syf.··
Beğendi
·
2026 94. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 11:55
İki buçuk bin yıl önce yazılmış ama hiç eskimemiş bir metin. Babası öldürülmüş, annesi katille mutlu mesut yaşıyor; Elektra ise yıllardır tek başına öfkesini ve yasını taşıyor. Haklı mı? Evet. Ama bu haklılık onu ne hale getirmiş? İşte Sophokles'in asıl sorduğu bu. Annesi Klytaimnestra berbat biri, ama Sophokles onu da insanlaştırmaktan kaçınmıyor. Hiç kimse tamamen haklı, hiç kimse tamamen haksız. Böyle bir şey yani. Kardeşiyle kavuşma sahnesi en sarsıcı anlarından biri. Sonrasında intikam gerçekleşiyor ama zafer duygusu yok. Sahne kapanıyor, boşluk kalıyor. Kısa, yoğun, düşündürücü. İyi okumalar..
Edebiyat
ElektraSophokles · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,848 okunma
Süleymaniye’nin Donsuz Şıllığı!
9/10
·400 syf.··
2026 40. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 18:21
Cehennem başkalarıdır, der Jean-Paul Sartre, cevap verir adeta Nermin Yıldırım, “Sadece cehennem değil, cennet de mi başkalarıydı yoksa?” Acı bir şekilde gülümser Fyodor Dostoyevski, cehennem, “Daha sevememekten doğan acıdır.” Daha sevememek, toplumun, senin sevme yetin yok olana dek ruh ve beden sağlığınla oynaması ve yok oluşunun ardından sanki hiç var olmamışsın gibi kayıtsız kalması. “Şu kadın da intihar edecek başka zaman bulamamış mıydı?” ”Allah insanı kötü kişilere akraba değil, komşu bile etmesin!” Her şeyin bittiği yerde başlıyor kitap. Sahil kayalıklarında bir kadın cesedi. “Kadın”, “ceset”. Yaşayan kadınlar var kitapta, ailesine ve topluma rağmen ayakta kalmaya çalışan, nefes alışına yaşamak denilen kadınlar. Ölü bedenlerini sürükleyen, toplumun yüklediği tüm görevleri eksiksiz yapmalarına rağmen tutunamayan, bedenleri “et” olarak görülen, doğuran, tecavüz edilen ve en büyük zararı yine hemcinslerinden gören kadınlar. Ölü kadınlar var kitapta. Bireyin kötülüğünü okuduğunu sanıyorsun okurken, öyle usta portreler çizmiş ki yazar, başlı başına “tip” olmuş, kötüyüm diye haykırıyorlar yüzüne! Lakin hayır diyor Orhan Kemal, onlar kötü değil, kötü olan bir çark ve onlar yalnızca o çarkın dişlileri. Onlar kötü olmasalardı yerine gelecek kişiler kötü olacaktı. “Cehennem toplumdur.” “Kadın, erkeğin arzularına nedensiz, niçinsiz boyun eğmekle yükümlüydü. Çünkü erkek, kadının küçük tanrısıydı.” Olanca sıradanlığıyla devam ediyordu hayatlar. Olanca güzelliğiyle hayalleri vardı insanların. Kimi evinde mutlu olmayı, kimi güler yüzle karşılanmayı istiyordu. “Ne oldum deme,” diyordu hayat, “Ne olacağım,” “Ne öleceğim,” de. Hiçbir kahraman bilemezdi sonunun böyle olacağını, tıpkı şu an sıradan hayatlarımızın içinde sonumuzun nasıl olacağını bilemememiz gibi. Kara gün kararıp gidiyordu.
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,3bin okunma
Takdire şayan
10/10
·188 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
Uzaktan gür bir Freud sesi işitilircesine bir kitaptı. İnsan kişiliğini oluştururken nasıl kendini oluşturur? Biz insanlarda her duygu vardır ama biz kendimizi oluştururken "onu istiyorum" diye duygularımızı bir marketten satın alır gibi almayız. "Bende bu olmasın" diye öteler , en karanlık kısma iteriz. Burada bir duyguyu çocuğun kendine seçmesi ya da seçmemesi, tamamen evdeki imagolardan oluşur. Ayna Evresi, Lacan’ın kuramında egonun doğum anıdır ve tamamen bir yanılsama üzerine kuruludur. 6-18 aylık bir bebek, henüz kendi bedenini motor beceriksizlik yüzünden paramparça ve koordinasyonsuz hisseder. Yine bu dönemde anneye bağlı olan bebeğin arzu nesnesi anne olmaktadır. Çocuk için anneden sütün kesilmesi, oluşan büyük devler ile beraber yeni bir dünyada var olmaya çalışmak olacaktır. Çocuk için anne artık bir arzu nesnesi değildir. Bu durumda dışarıdaki o devlere karşı babaya yönelmek gerçekleşecektir. Bu, bir tercih değil, dil dünyasına adım atmak için kaçınılmaz bir boyun eğmedir. Burada aklıma benim ilk gelen şey, Freud'un Oedipus Kompleksi'dir. Elektra Kompleksi'nin doğruluk payının çok yüksek olduğunu savunmakla beraber, aynı zamanda toplumda tabulanmış kısıma taşınan bir şey olduğunuda savunmaktayım.(Günümüzde genelde kanıt eksikliğinden savunulmasa da kişsel görüşlerin saygı duyulması taraftarıyım.)Bunu yapan kısım, tahmin edileceği gibi en çok gerçeklerden kaçan taraftır. İlerleyen süreçte çocuklar için yargılar oluşmaya başlayacaktır ve bu yargılar büyük ötekiye benzer olmalıdır. Çocuk burada Öteki ile beraber var olmaya başlayacak. Bir X'in, X için pek bir önemi yoktur. X, bir günde kaç kere "Ben X" diye kendini tanıtır? X, Öteki varsa vardır; Y varsa X olur. Eğer bu süreçler sıkıntılı ilerlerse, işte kitabımızın bir diğer kısmı olan psikanaliz
Psikanalizin Temel ilkeleriJacques Lacan · Çolpan Kitap · 202057 okunma
6/10
·136 syf.··
2026 15. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 19:50
Genelde derinliği olmayan, tadımlık eserlerden pek keyif almasam da, benim için çizimden önce hikâye ayrıntısı gelir. Bu yüzden hikâyeler beni çok sarmadı diyebilirim. Fakat çizimler için aynı şeyi söylemek haksızlık olur. Özellikle “Ayrım” hikâyesindeki Elektra çizimini çok beğenmesem de, genel anlamda başarılı bir iş çıkmış. Çıtır çerezlik bir okuma, arada kaçamaksal eserler tüketmek isteyenler için ideal bir çizgi roman olmuş. Baskı kalitesi ise her zamanki gibi oldukça başarılı; o sayfaların kokusu bile ayrı bir keyif veriyor. Böyle bir eseri Türkçe olarak bizlere kazandırdıkları için teşekkür ederim. Çizgi roman ile kalın. ♞
ElektraKolektif · Jbc Yayıncılık · 202422 okunma
Reklam
Reklam