Bu kitaptaki hikâyelerde de öyle. "Berbat Bir Olay"da acımasız bir ironi vardır: tek amacı toplumunun mutluluğu olan bir aydın, topluma daha büyük elem verir sadece. Hayatı boyunca yazdığı belki de tek alaycı hikâye olan "Timsah"ta bile bu nihilizmin izleri vardır; okuduğunuzda acı bir umutsuzluk bırakır geride. Dostoyevski ya manevi bir kurtuluşu vazeder, ya da kurtuluş olmadığını, ama her halükârda umutsuzluk ebedidir. Sanırım insanlığın kaderi hakkında gerçek bir umut ışığı yaktığı tek anlatısı, son hikâyesi olan "Gülünç Bir Adamın Düşü"dür: insana has bütün o zulmeti biz yarattık; oysa yardımı esirgediğimiz o küçük kıza elimizi uzatmak yeter karanlıktan kurtulmak için.
1)Tatsız Bir Olay 2)Timsah 3)Gülünç Bir Adamın Düşü İlk hikayede; hiyerarşik bir yapıda, dile kolay ama uygulaması zor "hümanizm" olgusu üzerinden bir insan eleştirisi ile karşılaşıyoruz. İkinci hikayede; kara mizah ile kapitalizm üzerinden bir eleştiri yapılırken, "Hepimiz Gogol'un Paltosu'ndan çıktık" diyen Dostoyevski'deki Gogol etkisini de görebiliyoruz. Kitaba ismini veren son hikaye ise, sanki diğer iki hikayeyi de içine alarak insanlık tarihinin başından itibaren süregelen bir insan eleştirisi ile sonlandırıyor.
❛Yapmamız gereken tek şey: başkalarını da en az kendimiz kadar sevmeyi öğrenmektir. Hepsi bu! Bakın o zaman dünya nasıl bir anda değişiyor. ❜
Her insan bir kez de olsa dua ediyorum ama kabul olmuyor diye içinden geçirmiştir.
Bunu özellikle en darda olduğumuzda kendimizi öyle sıkışmış öyle çaresiz hissettiğimiz zamanlarda düşünürüz.
Rabbim her şeyin zamanını çok güzel bir düzen üzerine kurmuş ellerimiz aslında hiç boş değil.
Yazarımız "duayı bile yanlış tercüme ediyoruz"demiş ya çok haklı.
Duanın sonucunu başka yerlerde ,başka kimselerde arıyoruz. Halbu ki sükunetle beklesek günü gelince o boşluk dolacak.
Kolay mı? Asla değil insan zaman zaman buhran ile doluyor.
Ama bilmeli ki rabbi kulunu yalnız bırakmıyor.
Bu kitapta bize dua ile aramızda köprü oluşturuyor.
"Dua ,kalbimizi elem ve hüzünden kurtarır, ferahlık ve sürurla doldurur . Duadan uzak yaşayan birinin kalbi daima zayıflık ve çaresizlik içinde çırpınıp duracaktır, yaşamda hiç bir sıkıntısı olmasa bile ..."
@mecitomurozturk
Fidan Hanım ı . İnsanın içine ağır ağır işleyen, derin duygular bırakan bir eser aslında; acıklı, duygu yüklü hikayeyi düşününce. Ama o üzüntü, elem, keder konu ne kadar hüzünlü de olsa bana geçmedi. Çok basit cümleler, günlük diyaloglar hissetmememe bir sebep kesinlikle. Boş zamanınızda ve kitap sıkıntısı yaşadığınızda okunabilinecek bir eser. Asla önceliğiniz olmasın naçizane fikrim :( …
Kitapla kalın….
Kendisini ekranda ilk gördüğümde, bu adam bozkırda kavrulmuş tipik bir Orta Anadolu insanı demekten kendimi alamamıştım. Sadece ten rengi değil simasındaki tüm izlerdi bu çağrışımı yapan. İyi