"Düşünceleri daima isabetli olan amcam
bir gün beni sokakta durdurup sordu:
'Zebaninin cehennemdeki ruhlara nasıl
işkence ettiğini biliyor musun?'
'Hayır,' dediğimde, 'Onları bekletir,'
diye yanıtladı."
Carl Jung
“…Demek ki insanın beyni bir dakika düşünmeden duramıyor, o garip başı öyle yaratılmış ki istese de istemese de düşünceler ard arda geliyor, bir düşünceden öbürü doğuyor, herhalde ölünceye kadar böyle devam ediyor bu.”
Yola çıktıkları andan beri, denizin dalgaları gibi birbirini kovalayarak başını dolduran anılar ve düşünceler karşısında işte böyle bir keşif yapmış oldu.Çoçukluğunda, rüzgarlı havalarda sık sık Aral kıyısına gelir, birbirini doğurarak ve birbirini kovalayarak gelen köpüklü dalgalara uzun uzun bakardı.Dalgaların kabarıp meydana gelişleri ve sonra yok oluşları bir canlı varlık olan denizden doğup ölmelerine benzeyen bir hareketti.O zamanlar çoçuk hayaliyle bir martı olup kanatlanmak, havalanmak, o büyük Aral’ı, onun çırpınan köpüklü dalgalarını yukarıdan seyretmek isterdi.
Herkes kalenderi sayar bizi ama benim meşrebim zordur.Toprağım kıraç yerden alınmıştır, her bitki büyümez üzerimde, suyum, ekşimiş şarap gibi tatsızdır, soluğum yalçın kayaları parçalayan rüzgârlar gibi delidir.Umuttan çok kuşku vardır yüreğimde, hoşgörüden çok öfke vardır, nedensiz düşmanlık gütmesem de olur olmaz şeye sevgi beslemem ben. Haktan yanayımdır ve de hakikatten.Bu yüzden sevginin hak edenin hakkı olduğuna inanırım.Hak etmeyene sunulmayacak kadar değerlidir sevgi.