(Anlatıcı hapishanede)
Gözümde tüten ne şehirler, ne insanlar, ne de kırlar ve ormanlardı. Açık denizleri, etrafında duvar olmayan uçsuz bucaksız yerleri arıyordum. Ama ruhumuz böyle gözyüzlerinde uçup dururken birdenbire yere inip insan küçüklüğü ile karşılaşmak ne tuhaf oluyor.
Ve Anna'nın okuduğu kaygılarla, aldatmalarla, dertlerle, kötülüklerle dolu kitabı aydınlatan mum; her zamankinden daha parlak ışıldayarak daha önce karanlıkta kalan her şeyi aydınlattı, çıtırdamaya başladı, sönmeye yüz tuttu ve sonsuza dek söndü.
Orhan Kemal "Ağlayarak yazdım." demiş. Ben de ağlayarak okudum. O kadar akıcı bir dili var ki yazarın hayran kaldım. Hikayede belli başlı açıklıklar kaldı ama o kadar o kadar güzel bir hikaye ki... Haldun'a o kadar içim acıdı ki...
Tüm kitap boyunca annesine söylediği son söz... Annesi olduğunu anladığı o an... Her şey o kadar dramatikti ki beni de çok ağlattı. Günlerdir tesiri altından çıkamayacağım. Bir kadının kurgusal bile olsa bu olayları yaşaması beni çok mutsuz etti.
Rahat uyu Nazan.
İyi ki varsın Orhan Kemal!
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,3bin okunma