Biz aynı yalnızlığı yaşamıyoruz diyorum içimden. O, insanlardan kaçıyor , onlardan nefret ettiği için çok belli ; bense , dünyayı daha duru bir bakışla gözlemleyebilmek , belki de daha iyi anlayabilmek , daha iyi kucaklayabilmek için ondan uzak duruyorum .
Demiri nasıl tavında dövmek gerekiyorsa , çekiç darbelerini nasıl soğutmadan indirmek gerekiyorsa , her kelimeyi de öyle tam zamanında söylemek gerekiyordu. O anı geçirince söz soğuyor , katılaşıyor , insanın yüreğine taş gibi oturuyor ve bu ağırlığı kaldırıp atmak hiç de kolay olmuyordu.