Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanılmadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı?
İnsan doğru dürüst uyuyamayınca ne sorduğunu bilmeden soruyor. Durmadan sormak istiyor, uyuyamamak demek, sormak demek; zaten cevabı bulsa, uyumayı başarırdı.
Daha güzel bir şeyden söz edeyim : Viyana'da en güzel, hem de delicesine güzel giyindiğin gün, hangi gündü biliyor musun? Bu konuda tartışmayalım: pazar.