Kravatlı beyefendiler, kravatsız esnaf... Kravatlı beyefendilere göre, kravatsızlar elbette uluorta fikir beyan etmemeliydiler.
Sayfa 118·Kitabı okudu
Alıntı
Entellektuel diye bir sınıf artık yok.
Böyle bir zümre yok. O zümreye vücut veren varsayımlar ve hareket noktaları artık geçerli değil. O tür bir genel eğitim, yani önderlik eğitimi, elit eğitimi, dünyadan kalktı. Bilimsel eğitim hem insan bilimlerinde hem fiziksel bilimlerinde gitgide daralan, gitgide uzmanlaşan, 'genes' hakkında, dünyanın gidişi hakkında söz söylemeyi neredeyse imkansızlaştıran bir dar ufukluluk girdabına kapıldı. Tarihçiler artık imparatorluklar nasıl büyür ve nasıl çöker konusunda değil, atıyorum, üçüncü yüzyılda Roma kentinin küçük bir mahallesindeki ticari ilişkilerin meta-tekstüel analizini falanca yazar neden yanlış yorumlamış konusunda doktora tezleri yazmaya başladılar. Gitgide marjinalleşti okumuş sınıf, gitgide bürokrasinin bir parçası, bir vi dası haline geldi.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Suriye'deki Fransız manda yönetimi, daha önce başlamış akımları ivmelendirdi ve iltizamı kaldırarak, özel mülkiyet haklarını güçlendirerek ve Fransız yanlısı toprak sahibi elit bir kesimi besleyerek büyük toprak sahibi sınıfın pekiştirilmesini destekledi. Mekanik pompaların ve traktörlerin kullanımının 1948 ile 1952 arasında artması ve Asi Nehri'nin orta kesimlerindeki pamuk yetiştiriciliği çoğu ortakçıyı topraklarından etti ve mevsimlik işçiye dönüştürdü. 1950'lerin başlarında, 100 hektardan büyük arazilerin sahipleri tarım nüfusunun yüzde 1'inden azını oluşturmasına rağmen ekilebilir sahanın yarısını elinde tutuyordu; tarım nüfusunun yüzde 60'ı toprak sahibi değildi. 10 hektar ya da daha küçük tarım arazisi sahipliği azımsanmayacak oranda Havran (toprağın yüzde 47'si), Lazkiye (yüzde 32) ve Cebel-i Dürûz’da (yüzde 30) kentlerinde devam ediyordu. Öte yandan, Hama vilayetindeki toprakların yüzde 56'sı 100 hektarın üzerindeki arazilerken yüzde 2'si 10 hektar veya daha küçük araziler halindeydi. Şam, Halep ve Humus çevresinde küçük ve ona ölçekli çiftçiler toprağın çoğunluğuna sahipti. Suriye'deki büyük toprak sahipleri, Mısır ve Irak'takilere göre daha az köklüydü; ancak Suriye'nin en güçlü ekonomik çıkar grubunu ve manda dönemi ile bağımsızlığın ilk on yılında meclis üyeleri arasındaki en büyük bloğu oluşturdular. Hama bölgesindeki tarım topraklarının yoğun bir şekilde Berazi, 'Azm ve Keylani ailelerinin elinde toplanması, istisnai bir çiftçi temelli siyasi hareket oluşumunu sağladı. 1939' da Hamalı bir pan-Arap olan avukat Ekrem Havrani, Gençlik Partisi'ni (Hizbu'ş-Şebab) kurdu. Diğer parti kurucuları da kentli yeni orta sınıfa mensuptu, ama partinin ana destekçileri çiftçilerdi. 1943'te parti, radikal bir çiftçi yanlısı, toprak sahibi karşıtı yönelim gösterdi;
Sayfa 157 - Suriye: Büyük Toprak Sahipleri ve Çiftçi Politikaları·Kitabı okudu
Alıntı
Elit dediğimiz imtiyazlı bir sınıf değil, aslında kendini ilme ve erdeme adamış insanları kapsar.
Sayfa 34·Kitabı okuyor
Geleceğin Savaşını Us Gücü ile Kazanacağız
Yarım kalan devrimi tamamlayarak geleceğin savaşını us gücü ile kazanacağız. Soyguncu soykırımcı yayılmacı barbar vahşilere elit dediler. Karanlık dehlizlerinde gizli gizli toplandılar yaparak sinsi planlar yaptılar. Ele geçirdikleri şirk güçler ile üretilen esaret ve muhtaçlık kullanılarak kendilerini elit diye sattılar. El hedefe koyduğu her toplumda işbirlikçileri besledi büyüttü. Toplum yararına tüm söylemler samimiyet yoksunu bir yapay niyetin ürünüydü. Darbeleri renklere boyayıp değişim diye satan bir piyasanın çıkara satılan müşterisi çoktu. Güvendikleri dağlara kâr yağdıracak çaba yolunda ilerliyordu. Dinlerden, tarihe, kültürlerden yaşamın her noktasına kadar etki eden olumsuzluklar dışında bir seçenek yok gibi davranılıyordu. İlkeler, düşünceler, duygular, değerler bilinçli bir şekilde yıpratmaya maruz kalıyordu. Çok yivli çok tetikli bir saldırı altındaydı insanlık! İnsanlığın kadim kök ahlakı da boş durmuyordu. Yapay metafizik saldırıya karşı doğal tınlanım yasasına uygun doğal metafizik müdahale devreye çoktan girdi. Yabancı bir kelime olan elit, seçkin, nitelikli ve kaymak tabaka anlamına gelen soygunun kaymağını yiyen orantısız güç ve servet ile haksız yere itibar gören ayrımcılık üreten zorba ve tehdit üreten sınıf olarak tarif edilir. Devrim etik ahlakı niceliklerine nitelik aranan bu arsız doyumsuzluğun nesi elit diye sordu, suçüstü ettiği hırsızlığı beşer şaşar adalete ihbar etti. Bu azgınlık yetmedi adalet biziz demeye kalktılar.
Hayata Dair
İdeolojiler çoğunlukla hakim ve elit sınıfın çıkarlarını üretir.
"İdeoloji" fikri, iktidar ve hakimiyet fikrinden ayrılamaz. Her ideolojinin birinin çıkarına olması, kavramın ayrılmaz bir parçasıdır; ideolojik hegemonya aracılığıyla kendi hakimiyetlerini güvence altına alanlar hükmedenlerdir (hakim sınıf, elitler).
Alıntı