Çocuklar, çöp karıştıran ana babalarının yolunu gözlerken, sen ne yaptın çiçekler açmaktan başka? Aklımızla oynanmasına göz yumup gidiyorsun demek ki, kuşlarını da kelebeklerini de al git o zaman.
Hakikati çıkartıp alamadım yalanın içinden ya da anlayamadım düşlerim gerçek mi. Yalnız biri yanıltmadı beni tahminlerimden. Bu koca dünyada o da seninle ilgili. Yüzünün çizgilerine tek tek dokunmuştum, tanımıştım aşkı, hazırdım bedeline. Büyüleyen sözlerle darmadağın olmuştum. Aklım benim, çoktan yitmişti bile.
Ancak arada bir gerçekten yaşayacaksın:
duygusal olarak "unutulmaz bir an" denen
yaşam aralıklarından birinde, tam kendin olarak, tam kendisiyle yüz yüze geldiğin bir başka kişiyle birlikte, bir şey yaşadığında (bir sevinç, bir acı...) o zaman gerçekten yaşarsın. Ama bu anları son derece seyrek yaşarsın (kimi insanlar -çoğunluk?- bunları hiç yaşamaz belki); son derece de kısa... Gene de bunların sağladığı anlam yoğunluğu, yaşamının bütün geriye kalan çölünü yeşertmeye yetecek..