İnsan davranışına ilişkin genel ilkelerden birine göre olumsuz bir şeyi kendimizden çok, başkalarında görmemiz kolaydır. … Çoğu zaman başkalarında bizi en çok rahatsız eden özellikler, kendi sahip olduğumuz özelliklerdir.
Latin eğitim ( ezberci eğitim) …. Böyle bir eğitim kişinin içinde doğduğu koşullara yönelik şiddetli bir tiksinti ve bu koşullardan çıkmak için büyük bir arzu veriyor.
İşçi artık işçi, köylü de köylü olmak istemiyor ve en alçakgönüllü burjuvalar, devlete maaşlı memurluktan başka bir kariyeri çocuklarına uygun görmüyor.
Okul, insanları hayata hazırlamak yerine şahsi bir teşebbüs parıltısı göstermeden kamu görevlerine hazırlıyor.
Böyle bir eğitim toplumsal hiyerarşinin en alt basamağında her an şikayetçi ve başkaldırmaya hazır bir proleter ordusu yaratıyor. Hiyerarşinin üst kısmında kuşkucu her şeye kanma eğilimi gösteren, devlete batıl güven duyan, kendi hatalarını hükümete fatura eden ve otoritenin müdahalesi olmadan en küçük bir teşebbüste bulunmaktan aciz, boş kafalı bir toplum meydana getiriyor.
Genellikle bir sürü araba veya giysi markası yada yüzme havuzu firması sayıp, ne güzel diyorlar! Ama hepsi aynı şeyleri söylüyor ve kimse kimseden farklı bir şey söylemiyor.
... insanları arkadaş canlısı kılan, yalnızlığa ve yalnızlık içinde kendi kendilerine katlanma yeteneksizlikleridir. Onları hem topluma hem de uzak ülkelere ve yolculuklara süren, içsel boşlukları ve sıkıntılarıdır. Onların zihninde kendi kendilerini devindirecek çark eksiktir.