Kitap, "Savaş esnasında milli duyguları ön plana çıkmış, Osmanlı Devleti'ne ve Müslüman Türk milletine karşı ön yargılı ve hasmane görüşlere sahip bir İngiliz savaş muhabiri olan Ellis Ashmead Bartlett'in kendi kamuoyunu bilgilendirmek üzere Londra basınına gönderdiği raporlardan oluşmaktadır."
Savaşın İngilizler lehine sonuçlandırılacağından son derece ümitli ve galibiyetten kuşkusu olmayan yazar, İngiliz ordusundan, özellikle de Avustralya ve Yeni Zellanda askerlerden son derece ümitlidir ve onlar hakkında övgüler yağdırır raporlarında.
İstanbul'un işgal olunacağından hiç şüphesi olmayan savaş muhabiri, müttefik ordusu ilerleme kaydedemeyince ve hücum girişimleri sonuç vermeyince yaşadıkları başarısızlıkların sebebini Türk ordusundaki Almanların eseri olduğunu vurgulayarak, başarının sahibi Türk asker ve subaylarının zaferini bir türlü kabul etmek istememiştir. "...Türk ordusu, yüksek askeri eğitim görmüş güzide Alman subayları tarafından idare edildiğinden ve bu subayların askeri ve ilmi olarak iyi yetişmiş olmalarından dolayıdır ki bugünkü Türk başka türlü düşmandır..." demiştir.
Bartlett, Çanakkale Seferi için "son ve en büyük Haçlı Ordusu" tabirini de kullanmaktan kaçınmamıştır. Öyle ki Fatih Sultan Mehmed'in İstanbul'u alarak savaşıp öldürdüğü İngiliz şövalyelerinin intikamını, bu savaş sonrasında galibiyet kazanarak alacaklarını ifade etmiştir.
Raporlarının başlangıcında Türk askerini küçümseyen tavırlar sergileyen muhabir, savaş ilerleyip de galibiyetin hayal olduğunu anlamasıyla beraber Türk askerlerinin yiğit ve iyi birer asker olduğunu itiraf etmek zorunda kalır. "..Askerlerimizin savaşmakta olduğu bugünkü düşman evladları, namdâr gazi ve şöhretli kumandan Osman Paşa'nın kumandasında olarak Plevne'yi kahramanca tutan arslanların aynıdır.."