Kitabı tek oturuşta bitirdim. Kitapta kendisinin de belirttiği gibi zamanının çok ötesinde düşünen bir isim olan Tesla'nın hayatını kendi ağzından anlattığı, icatlarını ne amaçla ve nasıl ürettiğini kendisinin izah ettiği bir kitap.
Kitapta Tesla'nın sadece bir mucit değil aynı zamanda bir düşünür olduğunu da göreceksiniz.
Kitap, Marcus Aurelius'un Roma imparatorluğu döneminde kaleme aldığı 12 farklı kitabın birleşiminden oluşuyor. 12 farklı kitaptan kastım dönem dönem yazdığı düşüncelerin derlenmesi.
Kitabın başında Marcus Aurelius süslü cümleler yerine yalın bir dil tercih ettiğini kendisi ifade etmiş. Bu da çevirinin daha anlaşılır olmasını sağlıyor.
Kitap alışagelmişin dışında bir şekle sahip. Okuducukça her cümlede farklı anlamlar çıkarabilirsiniz. Bu biraz da sizin bakış açınıza bağlı. Bu yüzden kitabı okuduktan sonra tekrar tekrar okuyup farklı anlamlar çıkarabilmeniz mümkün.
Daha önceden "Günübirlik Hayatlar" kitabından tanıdığım Irvin D. Yalom'un şahane bir romanını bitirmiş olmaktan dolayı üzülüyorum. Kitabı maalesef uzun bir sürede bitirebilmiş olmama rağmen, fırsat bulabildiğim her an büyük bir heyecanla kaldığım yerden devam ettim.
Kitap ünlü felsefeci Nietzsche ve ünlü bir doktor olan Breuer arasında yaşanan olayları temel anlamda ele alarak ilerliyor. Okurken ümitsizlik içerisinde olan Nietzsche'yi tedavi etmek için çabalayan doktorumuzu Nietzsche, hem doktorumuzun bakış açısını hem de okuyucunun bakış açısını değiştirecek şekildeki yaklaşımlarına şahit olacaksınız.
Kitabın son bölümünde yer alan yazar notunu muhakkak okumanızı tavsiye ederim. Kitabı tamamlayacak derecede önemli unsurlar yer alıyor.
Tekrar tekrar okunacak türden bir kitap olduğunu düşünüyorum. Şimdiden okuyacak olanlara keyifli okumalar.
Kitap 82 yaşında mesleğini hala severek ve kendini her gün daha fazla nasıl geliştiririmi düşünen bir psikiyatri doktoru tarafından kaleme alınmış.
İçerisinde toplamda 10 adet gerçek psikoterapi seanslarına ait öyküler yer almakta. Her hikaye bir birinden bağımsız şekilde farklı bir konuyu ele alıyor ve bu süreçte yazarın yani doktorun konuya yaklaşımın görüyoruz.
Bir çok hikayede hastalar, temelde ölüm korkusu üzerine sorunları yer almakta. Aynı şekilde yaşı ilerlemiş olan doktorumuzun bu korkulara karşı yaklaşımını keyif alarak ve büyük bir dikkatle okudum.
Kitap içerisinde almak isteyenler için bir çok öneri ve yaklaşım barındırıyor. Yani sizin kitaptan almak istediğinize bağlı olarak sizin için faydalı olabilir. Hikayeleri okurken, bir çok insanla aynı duyguları paylaştığımı ve insan olmamızın getirdiği temel korkularımızın olmasının normal olduğunu hissettim.
"Mutluluk Tuzağı" kitabında yer alan bir alıntı üzerine bu kitabı okumaya karar verdim, iyi ki de karar vermişim.
Yazar, bir bölümde toplama kampında geçirdiği zorlu dönemi ve bu dönemde insanların nasıl hayatta kalabildiğini, aslında günümüzde bizi biz yaptığını sandığımız bir çok şeyin özünde bir anlam ifade etmediğini anlatıyor. İkinci bölümde ise Logoterapi yöntemlerinden bahsediyor.
Bir sefer alıp okuyup bırakacağınız türden bir kitap değil. Hayatınızın çeşitli noktalarında açıp tekrar tekrar okuyabileceğiniz bir başucu kitabı.