Enes

PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.V.) Peygamberlerin her husûsta en üstünü şüphesiz Sevgili Peygamberimiz Hazret-i Muhammed Mustafa sallallâhü aleyhi ve sellem’dir. O, bütün insanlığa ve on sekiz bin âlemin tamamına rahmet olarak gönderilmiştir. Bilindiği gibi, Peygamber Efendimizin teşrifinden önce bütün dünyada her bakımdan kötülüklerin ve karışıklıkların hüküm sürdüğü bir fetret devri mevcuttu. İnsanlık hak, adalet ve medeniyetten uzak, korkunç bir vahşetin girdabına gömülmüştü. Öyle ki, kimin kime gücü yetiyorsa o, diğerinin malına, canına, ırzına tecavüz ediyor, elinde nesi varsa alıyordu. Hattâ bir kısım insanlar, hurafe ve bâtıl inançlarla kendi kız çocuklarını çukurlara gömüyor, öldürüyorlardı. Kadının cemiyette hiç değeri yoktu. Para ile alınıp satılabilen basit bir eşya muamelesi görüyordu. İnsanlar, birbirlerine diş bileyen düşman gruplara ayrılmış, kabileler arasında kan davaları almış yürümüştü. İşte böyle bir devirde Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Mekke-i Mükerreme’de, M. 571’de Rebîulevvel ayının 12’inci gecesi sabaha karşı dünyayı şereflendirdiler. Peygamberlik silsilesinin son halkası olan Peygamberimizin, kırk yaşına girip daha kendisine peygamberlik verilmezden evvel bile, elinde birçok harikalar zuhur etmişti. “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” İlâhî emrine tam manasıyla uyduğu için, sadâkat ve doğruluğun en güzel bir numûnesi olmuştur. Devrinde kimse kimseye itimat edemez ve güvenemezken, herkes ona inanıyor, ona itimat ediyor, ihtilafa düştükleri meselelerde onun hakemliğine ve hükmüne razı oluyorlardı. Onu inkâr eden düşmanları bile, onun sadakat ve doğruluğunu, yalan ve riyadan uzak olduğunu itiraf ederlerdi. Onda gördükleri eşsiz ahlâk ve yüksek seciyeyi takdir eder, ona “Muhammedü’l-Emîn” derlerdi. Âlemlere rahmet olan Peygamberimiz (s.a.v.), cihanın
Fazilet Takvimi
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Ebû Hüreyre radıyallâhü anh’ten rivâyet olundu: “Bir zât, Resûlullah Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem’e, kalbinin katılığından şikâyette bulununca o zâta cevaben buyurdular ki: ‘Kalbinin yumuşamasını istiyorsan, fakirlere ikram et ve yetimlerin başını okşa.” (Müsned-i Ahmed) 08 Haziran 2026 22 Zilhicce 1447 Fazilet Takvimi
Hadîs-i Şerif
ÜMMÜ MA‘BED RADIYALLÂHÜ ANHÂ -2
Ümmü Ma‘bed, Resûlullah (s.a.v.) Efendimizi şöyle vasfetti: “Gördüğüm öyle bir zât idi ki, güzelliği pek zâhirdi. Güzel bir ahlâka sahipti. Güzel yüzlüydü. Bütün uzuvları birbirine mütenasipti. Çok biçimli ve güzel çehreli idi. Gözlerinde siyahlık, kirpiklerinde çokluk, sesinde naziklik vardı. Gözlerinin karası pek kara, akı da pek ak idi. Gözleri sürmeli gibiydi. Kaşları ince ve yay gibiydi. Boynunda uzunluk ve yükseklik, sakallarında sıklık vardı. Sustuğu zaman çok vakarlı; konuştuğu zaman güler yüzlü, tatlı sözlü olduğu görülürdü. Sözleri sanki dizilmiş birer inci gibi ağzından tatlı tatlı çıkmakta idi. Sözü açık ve hak ile bâtıl arasını ayırıcı olup, ne âcizlik sayılacak derecede az, ne de boş ve gereksiz sayılacak derecede çoktu. Uzaktan bakılınca insanların en heybetlisi ve en güzeliydi. Yakından ise herkesten daha güzîde görünürdü. Orta boylu olup, ne hoşa gitmeyecek derecede uzun boylu, ne de hakir görülecek derecede kısa boyluydu. Yanında, sürekli etrafında dolaşıp emrini gözetleyen arkadaşları vardı. O, bir şey söylediği zaman dinlerler, bir emir verdiği zaman yerine getirmek için koşuşurlardı. Hizmetini süratle ve hep beraber yapıyorlardı. O, asık suratlı ve karşısındakine düşmanca bakan birisi değildi; güleçti.” Ebû Ma‘bed radıyallâhü anh, bunları duyunca: “Vallâhi bu zât, Kureyşlilerin aradığı zâttır. Şâyet kendisine önceden rastlamış olsaydım, ona tâbi olurdum. Ama muhakkak bir yolunu bulup onunla görüşmeye çalışacağım.” dedi. Bundan sonra Müslüman oldular ve çocuklarıyla beraber hicret ederek Resûlullah (s.a.v.) Efendimize kavuştular. Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) tarafından sıvazlanıp sağılan koyun da Hicret’in 18. senesindeki kuraklığa kadar kalmış, kuraklıktan dolayı kıtlık yaşanırken onlar, bu koyundan sabah akşam süt sağmışlardı. 07
Fazilet Takvimi
Resûlullâh Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Herhangi bir kadın ki (boşanmayı gerektirecek zaruri bir) mazereti yokken, kocasından boşanmayı talep ederse ona, Cennet’in kokusu haram olur.” (Sünen-i Tirmizî) 07 Haziran 2026 21 Zilhicce 1447 Fazilet Takvimi
Fazilet Takvimi
Örneğin, bir dizi çalışma bebekken anne sütünden mahrum kalma durumunun, yetişkinlikte majör depresif bozukluk riskiyle ilişkili olabileceğini ileri sürdü. Majör depresif bozukluk tanısı konmuş 52 yetişkin ve depresyona hiç yakalanmamış 106 sağlıklı kontrol grubu üzerinde yapılan bu tür bir çalışmada araştırmacılar, depresyon tanısı konmamış olan kişilerin %72'sinin anne sütüyle beslendiğini, depresyonlu hastaların ise sadece %46'sının emzirildiğini keşfetti.
Sağlık