“Of, bir roman özgürce yazılmalıdır! İnsanoğlu güzel duygularla, berbat edebi eserler ortaya çıkarır. Ne kadar aptalca! Bu söze lanet olsun! İnsan kendini tamamen kaptırmadan roman nasıl yazsın? Şayet tek bir söz, tek bir cümle, on farklı anlamda yüreğinde yankılanıyorsa kişi kalemini kırıp atmalıdır.”
'' kendi benliğimden çekip çıkarmış olduğum hyde, yaradılış olarak kötü ve alçaktı. tüm davranışlarında bencilliğin izleri vardı. hırslarını yontma gereği bile duymuyor, hayvani bir içgüdüyle bir kötülükten diğerine sıçrıyordu. yüreğinde merhametin kırıntısı bile yoktu. Hyde'ın bu davranışları karşısında tüylerim ürperirdi. her şey yasalara aykırıydı, onun varlığı bile. bu yüzden çenemi tutmak zorundayım. suçlu Hyde idi, ben değil...''
“İnsanın azınlıkta olması, tek kişilik bir azınlık olması bile, deli olduğu anlamına gelmiyordu. Bir doğru vardı, bir de doğru olmayan; doğruya sarıldığın zaman, tüm dünyayı karşına bile alsan, deli olmuyordun.”