Önce Ekmekler Bozuldu
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2026 01:17
Ekmeği karneye bağlanan bir kuşaktan geliyor Akbal. 40 kuşağından. Varlığı da yokluğu da pekala bilen bir kuşaktan. Karartma günlerinden. Sigara ışığının bile, el ayasıyla siper edildiği günlerden. Sait’in çırağı, Necatigil’in yareni. Hakikat sahibi hakiki bir Peralı. Eski, epeski bir antik İstanbol / Bizans insanı desem yeridir. Öykülerinde sözcük menşeili Sait’in etkileri görülse de, onun aksine bireyin yalnızlığını onun içsesi dairesince veren, ailevi anılarını derin bir iççekişle öyküleştiren, Sait’in zaman zaman başvurduğu sürreal ögelere handiyse başvurmayan, izlenimci yönü Sait’e göre çok ağır basmasa da bu noksanlığı bireysel duyarlılığıyla kapatan; sade, gerçekçi ve dolayısıyla özgün mü özgün bir öykü formu yakalamış, emektar bir öykücümüz Akbal. Kaç zamandır, bol ünlemli bir içsesle, ‘’Okuyacağım!..’’ dediğim ‘’Önce Ekmekler Bozuldu’’ kitabına, nihayet bir sahaf kazısında rastladım. Elbette basım tarihi eski bir kitap değil. Çok değerli Sevengül Sönmez’in editörlüğünde Doğan Kitap’ın yeniden yayımladığı bir Oktay Akbal öykü serisinin ilk kitabı. İlk basımı Azım Bezirci kaynaklarına göre 1946 ama Akbal, 1942’den beri çeşitli mecmualarda yayımladığı öykülerini tesviye edip bu kitabı basıma hazırlamış. F.K Basımevi’nden çıkmış kitap. Elle dağıtmış, postayla yollamış, Çoğunda banknot bile edinmemiş. İsmi albenili gelmiş ki adından epey söz ettirmiş dönem itibariyle. Oysa, ‘’ Önce Ekmekler Bozuldu’’ 20’li yaşlarında olan bir gencin, II. Dünya Savaşı yıllarındaki açlığın ve sefaletin çirkin namı için, bu başlıkta bir kitap ve öykü ismiyle savaşa karşı ironi yapmak istemesiyle ortaya çıkmış. İşte Akbal o yaşlarında bile bu kadar nahif, öngörülü, pür-ü pak bir delikanlı. ‘’Basit öyküler ve gereğinden fazla melankoli’’ var diyorsunuz kitabı okumaya başladığınızda
Önce Ekmekler BozulduOktay Akbal · Doğan Kitap · 2019248 okunma
7/10
·114 syf.··
Beğendi
·
2024 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2024 23:48
Seni sevmişim Frankfurttaydi, Laternaydı Hep aynı şarkıyı çalardı. Kırmızı bir mumdun şamdanına yakışan Hayata benzeyen bir yanın vardı Zümrüt kakmalı hançerimi elimden alan. Sanırım karanlık bir kömürlükte Güneşli bir sabahtın. İçime dokunan Bir halin vardı ölüme benzeyen Gözlerimin buğusuna yazamadığın Adın vardı. Rutubet kokusuna sıkışan. Bakımsız bir bahçe görüntüsüydün. Yüzünün çitlerini onarırdım, Çiçeklerini sulardım, Ruhunu beslerdim arsenikle Tam yükselirken tutup öperdin ruhumu sen. Mavi kuşlar düşlerdim, Mavi çocuk mezarları, Mücevherler mavi Alfabeler çimlerin arasına sinen Kelimeleri kanatan bir yanın vardı Bir lalenin sesine benzeyen İhmâl edilmiş çocukluğun Epeski bir yoksulluğun yamalarını yüzünde taşırdı Kimse öpmezdi kimse Yüzünün titrek sesini dinlemezdi İçime dokunan bir halin vardı Yalnızlığını kazısam altından
Pulbiber MahallesiDidem Madak · Metis Yayıncılık · 200711,5bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yokuş Aşağı Portakallar...
10/10
·168 syf.··
2023 38. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 13 Temmuz 2023 14:52
Eski insanım, güzel abla, hemşire, öğretmen, anne ve anane imiş imdi de...Epeydir görüşmediğim ama uzaktan hala takip ettiğim epeski bir tanışım. İlkin, sözcüklere şiirlerinde takla attırırken dikkatimi çeken bir güzel şaire oldu, sonra da birkaç kahve zamanı kadar da yüzyüze iletileştik. Çok sonra da neden hiç görüşemedik emin değilim, hayat işte. Hem kalemi hem de insanlığı anlamında pekiyi hatırladığım bir kadın. Şair kimliğinin yanına, bayağı bir zaman önce öykücü ve romancı kimliğini de koydu. Kimi TV kanallarında, röportaj formatında ( yazar ve şairlerle gerçekleştirilen ) programlarda moderatörlük etti. Birçok edebiyat etkinliğinin içerisinde de yer alıp, -tasvip etmesem de- jüri üyeliği ve danışanliğına soyundu. Edebiyat dünyasinin yakından tanidiği, dikkate değer gördüğü bir kadın. Hakediyor da. Bunların ötesinde Nesin Vakfı Yayınları tarafından basılan birkaç çocuk kitabı da var sanırım. Marifetli... Yokuş Aşağı Portakallar, Uzunbay'ın, evvelkadınlığından ansıdıklarını, pek de roman formatında olmamakla birlikte, birbirinden bağımsız gibi görünen ama bağımsız olmayan oykulestirilmis edebi anlatılarından oluşuyor. Evvelkadınlığı derken, gençliğinde Anadolu kırsalında mesleğini icra ederken ya da ilkkadınlığı dönemlerindeki anne, baba ilişkilerini, köy halkından kimi insanlarla kurduğu arkadaşlık, dostluk ilişkilerini, hem bir kadın hem bir yabancı olarak; onların kendisini kabullenişlerini, içinde duyduğu uzak özlemleri, duygusal boşluklarını, insanı yakınlaşmalarını, farklı iç seslerinden can alan karakterlerinin personalarını hem kendi hem de diğer bütün kadınlar adına konuşturuyor. Kitabın içinde - özellikle kadınların- kendilerine ait çok şey bulacağından şüphem yok. Keyifli okumalar.
Öykü
Yokuş Aşağı PortakallarZeynep Uzunbay · Evrensel Basım · 201564 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2020 135. kitabı
"Gözüm!" Bir keresinde babaannen böyle diyerek okşamıştı seni, halk dilinden türeyen bu epeski sevgi sözcüğüyle. Kendi görüp göremeyeceği her şeyi bir tek sen göresin diye mi üçüncü gözü kıldı seni? Kendinden verdiği bu göz, bakışın, algının, ışığın ve tanıklığın çok ötesinde gizil bir mirassa eğer, ne zaman fotoğraf makineni bir dürbün gibi ona buna doğrultup yakın-uzak ayarı yapsan, bil ki bir mil batırıp içine akıtıyorsun onu. Devraldığın gözü imha ediyorsun. Çünkü daha bakarken değiştiriyorsun şeyleri. Çerçeveye aldığın nesne her neyse, onu dünyadan koparıp kendi betimine buluyor, hayat sabitlediğin anlardan ibaretmiş gibi, evrenin zamandan münezzeh sıfatını önce insan yüzlerinde göreceğin yerde kendi yapıtında deniyorsun. Hiç olmazsa bir kerecik "gözüm" diyerek sevsen beni, alnında bir yere koysan billur cismimi, bir sürü çerçeveler bulsak seninle, yağmalamadan muhafaza etsek şeyleri, itham ve iltifat etmeden sonsuzluğunu bulsak saliselerin; alelade ya da özel, kaba ya da zarif bütün nitelikleri düzlesek, baktığımız yerde göremediğimiz bir şey de olduğunu itiraf edip sussak birlikte, bu ağzı sıkılıkla hiç övünmesek, ne güzel olurdu. Yeter ki iste sana feda olsun gözüm.
Yüzünde Bir YerSema Kaygusuz · Metis Yayıncılık · 2021892 okunma
Bay Sessizlik
Puan vermedi·132 syf.··
2022 18. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2022 22:45
Birsel, yine bildiğimiz o Birsel. Muzır, eski, epeski bir yazın adamı ruhuyla teşhir ediyor yine bu kitapta da Türkçeseseviciliğini; nasıl demirin akkor halinde bir demirci demiri büküm büküm büküyorsa, o da sözcükleri bükübüküveriğor cümlelerine kolay kaynak etmek uçun. Hacivat Günlüğü, Yaşlılık Günlüğü ve Aynalar Günlüğü'nden sonra, sırayı dördüncü günlüğü olan bu kitaba, Bay Sessizlik'e vermiş. Kitapta , 89 yılının başından sonuna değin, serbest çağrışımlarla o yıl içerisindeki herhangi bir günün içinde, aklına ne geldiyse kaleme almış. Miller, Kafka, şehirler, İstanbul, Divan Pastanesi,döneminin sanat galerileri, kıl, tüy, yün ne varsa bir mıktanıs gibi kalemine toplayıp okurlarıyla paylaşmış. Hem kelime dağarcığınız geliştirmek hem de arada gülmelik bir dizi malzeme toplamak için okunmağa değer , karakteristik bir Salâh kitabı denilebilir. Keyifli okumalar dilerim.
Anı-Mektup-Günlük
Bay SessizlikSalâh Birsel · Ada Yayınları · 19900 okunma
DOLAPTAN TEMAŞA-AHMET MİTHAT
9/10
·65 syf.··
Beğendi
·
2020 74. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 04 Eylül 2020 01:55
Sanki rahmetli Ahmet dedem gelmiş de bana eskilerden bahsediyormuş hissi yaşattı. O günlere gittim ve gözümü kapatmadan o günleri yaşadım. Hani (vaktiyle şöyle bir hadise olmuş oğlum gibi) geldi bana. Dipnotlardaki açıklamalardan yepyeni aslında epeski şeyleri öğrenmiş oldum. Yazar bu hikayeyi anlatırken değdiği kişiler ve olay örgüsü aslında vaktiyle yozlaşmış olan yeniçeriliği ve yaşanan kültürü de aktarmış bulunuyor. Yine gizli bir spoiler veremeden geçemeyeceğim. Bugün Müge Anlı gibi programlardan kulağımıza çalınan ve memleketin içine ettiler sözleri aslında ne kadar yavan ne kadar basit kalıyor. Değişen toplum olsa da insan aynı insan sorun aynı sorun ve ruh aynı ruh. Kitaptan lezzet aldım. Aynı tadı sizin de almanız dileğiyle...
Edebiyat
Dolaptan TemaşaAhmet Mithat Efendi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,624 okunma