Yürüdüğün yolda ve yaşadığın zamanda başka uluslarla yan yana ya da karşı karşıya olacaksın yaşayışında sanatında yönetim biçiminde mimarinde giyim kuşamında tarımında ve teciminde hatta dilinde değişen şeyler olacaktır Suriye mutfağını Acem sarayını Bizans ve Arap müziğini Ceneviz yemeğinini İtalyan ticaretini Ermeni zanaatını etkileyecek değiştirecek dönüştürecektir ejderhanın derisi senin görünüşünü de atının terkisini de çadırının yelkenini de kendine benzetecek rengini değiştirecektir Bunda beis yok Ancak eğer kendin olmayı bırakır da temas ettiğin topluluğun kendisi olursan o zaman ölürsün o zaman bir birey bir ulus olarak varlığından söz edilemez Bu Türk'ün uzun yürüyüşündeki temel ilkeyi ve bu yürüyüşteki varlık direncini ve inadını açıklıyor Türklük binlerce yıllık akışı boyunca karşılaştığı her kültür ve her medeniyet şokunu yok olmadan atlattı değişti dönüştü ancak kendisi olarak kalmayı başardı hiçbir zaman kültürel temastan sosyal alışverişten ürkmedi geri durmadı bilgi Sanat ve Kültür konusunda alacağını aldı vereceğini verdi fakat yine de kendisi olarak kaldı