eren alp

eren alp
İnsanlar, inkár edilemez zekálarına rağmen bu komedyayı ciddiye alıyorlar. Körülük bunda zaten. Tabii acı çekiyorlar... Ama.. hiç olmazsa yaşıyor, gerçek, düşsel olmayan bir hayat yaşıyorlar, çunkü hayat aslında acı demektir. Acısı olmasa zevki de olmazdı; her şey sonu gelmez bir övgü ayinine dönerdi:Kutsal, ama sıkıcı... Ya ben? Ben, hem acı çekiyor, bem yaşamıyorum. Denklemin bilinmeyeni benim. Her şeyin başı sonunu kaybedip sonuçta adını bile yitiren bir hayaletim...
Alıntı
...yazık ki gerçekler çoğu zaman ince bir zekâ ürünü değıldir. Görüyorum ki, sen benden yüce, hatta güzel bir şeyler bekliyorsun. Yazık, çünkü ben elimden geleni verebilirim ancak.
Alıntı
Diyor ki, gerçekle yaşamaktansa hayal kurmalı. Hayal içinizi açar. Gerçek hayat sıkıcıdır.
Alıntı
Bakın, şu anda çirkin ve gülünç halinizi açıklamaktan çekinmediniz. Oysa zamanımızda kim yapar bunu? Hiç kimse. Kimse kendinde kusur görmek ihtiyacı duymuyor. Herkes gibi olmayın, tek başına kalma pahasına olsa bile...
Alıntı
Baylar, hepimiz zalim, hepimiz canavarız; hepimiz insanlara, analara, memedeki çocuklara bile gözyaşı döktürürüz. Ama şimdi, şuracıkta kararlaştıralım ki, gene de benden daha aşağılık bir yaratık yok! Olsun. Ömrüm boyunca her gün, göğsümü yumruklayarak düzelmeye söz veriyor, her gün de aynı kötülükleri tekrarıyordum. Artık anladım ki, benim gibilere bir darbe, kement gibi boyuna geçiveren, gücüyle bizi yenen tepeden inme bir felek sillesi gerek. Benim kendiliğimden kalkınacağım yoktu. Ama gök gürledi. Suçlanmanın acılarına, apaçık rezaletime seve seve katlanıyor, acı çekmek istiyorum; acıyla arınacağım! Böylece temizlenir miyim dersiniz?
Alıntı