Artık istesem de istemesem de beni sen değerlendireceksin. Bunu biliyorum, çünkü artık yalanlar sona erdi, yalanlarla birlikte koskoca bir dönem de sona erdi, gerçi ben hiçbir şeyin bitmediğine, hiçbir şeyin de başlamadığına inanıyorum. Bitiyormuş gibi görünür, başlıyormuş gibi görünür. Aslında her şey tekrar yoluna girer, hem içimiz, hem etrafımız, hem insanlar, hem olaylar her şey bir gün dengelenir. Dengelenip, dinginleşir. Tıpkı deniz gibi. Bu yüzden denizi severdi Luis. Hacikiryakio'da, Barba Lambros'un meyhanesinde birlikte uzo içip, yukardan, açık denizde hareket eden denizi seyrederken, Luis her seferinde, "Kuzen, denizi hiç hareketsiz göremezsin. Ama denizi dingin görebilirsin!" derdi.
Devlin'in gittiği ilk görevi okuyunca elleri öyle bir titredi ki sayfa hışırdamaya başladı. Kağıdı masanın üzerine koyup ellerini kucağında birleştirdi. Devlin o zaman daha yirmi bir yaşındaydı ve üniversitedeki ilk yılını yeni bitiriyordu. Emily, Arianna'nın fotoğrafının arkasındaki tarihin ne anlama geldiğini şimdi anlıyordu. Devlin'in onun öcünü aldığı tarihti bu. Bu görevdeki akıl hocası Gage'di, onu Arianna'nın katiline götürmüş ama adamın alnına silahı dayayıp beynini dağıtan kişi Devlin olmuştu.
Sen ve Ben Anlayışı Birbirini Tamamlar
Sen anlayışı ve Ben anlayışı bir paranın iki yüzü gibi birbirini tamamlar. İkisi de eşitsizlik üzerine dayanır, simetrik değildir.
Saplantı, problemleri bulup çözüm yoluna gitmez, onları yoktan var eder, besler ve güçlendirir.
Ona gülümseyerek cevap verdi. "Belki sadece ilgi çekmeye çalışıyorumdur," dedi.
"Oo?"
"Ya da belki daha fazla seks için numara yapıyorumdur"
Myron'a öyle bir baktı ki, Myron elindeki yemek çubuklarını büktü. "Belki de işe yarıyordur."
"Kara basma iz olur..." Ve der demez pat bir çukura düşüyor, arkadan bıçkın bir herif cümleyi tamamlıyor. "İz olmazsa belediye çukuru olur..." İstanbul'da herkes birer şairdir diye boşuna dememiş Tanpınar. Kar izi dedim de acaba şimdi bu İslamcılar "Bir kadının ayak izine basmak zinadır" diye bir fetva çıkarmasınlar. Olur, olur...