Leylim Leylim
Puan vermedi·207 syf.··
Beğendi
·
2026 49. kitabı
​Şair-i Maderzat. Diyarbekir Çocuğu. Fakirin, emekçinin sesi. Leyla'nın prangası Ahmed Arif! ​Nice güzel sıfatları adının önüne getiririm de yine her güzel sıfat; adının, sevdanın, şairliğinin yanında kifayetsiz kalır. Anlatabildim mi canım? ● ​Gitmek, gözlerinde gitmek sürgüne. ​Yatmak gözlerinde, yatmak zindanı... Gözlerin hani? ● ​Senin mecburun olmak beni hiç mi hiç küçültmüyor. Aksine yüceltiyorsun, insan ediyorsun, yaşatıyorsun... ● ​Kendine iyi bak. Bir daha hiçbir ana doğurmaz seni. Bir daha hiçbir cihan bulamaz seni. ● ​Seni tanımak, seni bir kerecik bile görmek; milyarlarca yıl yaşamaktan daha dolu, daha hazlı ve daha değerlidir. ● ​Benim için çok mühim olan; sana âşık olmak veya âşık olmadığımı bağırıp yırtınmak değildir. Aslolan seni kırmamak, üzmemek, kaybetmemektir. ● ​Ben senin mecburunum. ● ​Bir daha dünyaya gelsem aynı hayatı, daha bir ustaca ve korkusuz yaşarım. Ama bu sefer seni tanımakta gecikmem! ● ​Tattığım, yaşadığım başka duyular, inançlar da var ama seninki gibi yüzde yüz, yüzde milyar kere milyar katkısız ve candan değil. ​● İlk sen mağlup ettin beni. ● ​Benim her şiirimde varsın ve olacaksın. Ama dünyanın en dehşet şiiri bile "sen" olamaz. ● ​Sana mahkûm kalmak güzel. Gözlerinden öperim. N'olur yaz… ● ​Sen nasılsın canım? Elin, yüzün, havan bıraktığım gibi mi? Korkunç özlemişem seni. ● ​Korkunç azaptayım. Öylesine hülya, kutsal ve uzaksın ki... Allah kahretsin beni. ● ​Ne güzel şey; senden gayrısını takmamak, tanımamak. ● ​Seni tanımak ne yalçın bir kadermiş! ● ​Bilmiş, bilmişler sana nasıl yandığımı. ● ​Seni cehennemî bir hasretle öperim. ● ​Seni sevmek; ölümlere, zulümlere panzehirdir. ● ​Nemsin be? Sevgili, dost, yar, arkadaş… Hepsi. ● ​Sensiz tadı yok bu evrenimin. ● ​Hasretim yazına, hasretim yüzüne. ● ​Gözlerinden, gözlerinden öperim.
Leylim LeylimAhmed Arif · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201318,6bin okunma
10/10
·88 syf.··
2026 63. kitabı
Evet, beni Ayfer Tunç okumaya iten cihan2239 aşkitomu öpücüklerimle selamlıyorum. Yazardan bu ay iki kitap okudum. Ama toplamda 3 kitap okumuş oldum. İlki araştırma türündeydi, diğeri romanı bu kitabı da daha çok öykü gibi. Ama tek öykü. Bu kitabında o eski üstad klasik öykücülerin havasını aldım. Ayfer Tunç daha yenilikçi ve çok anlaşılır dile sahip. Ne yazdığı #kurukız romanına ne de #azizbeyhadisesi 'ne sadece kurgu gözüyle bakamadım. İkisinde de birileri yaşamış, birilerinin hayatından kesintiler geçmiş gibi düşündüm. Geçen ki incelemede de gördüğüm gibi bir kez daha Cihan' ımın yazara olan tutkusunu anladım. Sanırım ben de onun kulübüne üye olacağım. Konuya geçelim diyeceğim ama aslında anlatılacak bir durum yok. Burada mesele Aziz Bey nasıl Bi tip olduğunu anlatsam hikaye zaten ortaya çıkar. Bi kere bence Aziz efendi, aslan burcuydu. Yoksa bu kadar ego takıntı başka kimde olur? Yükseleni ya yaydı ya da balık. Takıntısını ve depresyonunu tamamlayacak başka burç yok yani Bi kere kızın tekine aşık oluyor ona takılıp ülke dışına çıkıyor. Orada hâlâ gerçeği görmezden gelip sersefil olup tekrar yurda dönüyor. Burcuna tükürdğm, ailesi kucak açacak sanıyor ama onları hiçe sayıp gidince olanlardan birhaber derken o baştacı ettiği egosunu cebine sokup meyhanecide müzisyen oluyor. Ego geliyor, yeniden aşık oluyor diyeceğim. Ama olmuyor... Aziz efendinin gözleri kör, kulağı sağır ve dünya etrafında pervane sanıyor. Ve nihayetinde sonuç pişmannlığa ulaşıyor. Ey gidi aziz saçmalamasaydın olmaz mıydı he? Esefle Gınadım, cıkcıkladım. Ama 10 puan verdim
Aziz Bey HadisesiAyfer Tunç · Can Yayınları · 202416,7bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·356 syf.··
2026 15. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2026 16:36
Nahid Sırrı ÖRİK, Cumhuriyetin ilk dönem yazarlarından en beğendiklerimin başında gelenlerindendir. Kıskanmak ve Tersine Giden Yol romanlarını çok sevmiş ve bir çırpıda okumuştum. Ancak bu romanı, gerek kurgusu, gerek karakterleri ve gerekse anlattığı dönem itibari ile beni en çok etkileyen kitabı oldu. Bir kere eski Türkçe kelimeleri kullanıyor olsa da dili kullanmadaki yetkinliği o kadar özel ki en büyük edebi keyfi, bu incelikli cümlelerinden alıyorsunuz. Bu romanında ÖRİK, Osmanlı’nın en önemli dönemlerinden, 1908’de meşrutiyetin ikinci kez ilanından 31 Mart gerici ayaklanmasına karşı Selanik’ten yola çıkan Hareket Ordusunun Yeşilköy önlerine kadar geldiği 9-10 aylık zaman dilimini anlatıyor. Kurgu ile gerçeklerin çok hassas bir şekilde dengelendiğini düşünüyorum. Tabii ki her türlü politik oyunları, entrikaları, siyasi hırsları ve insanların güç ve iktidar karşısında nasıl da ahlaksızlaştığı, çıkarları uğruna alçaldığı durumları esefle gözlemliyorsunuz. O dönemi merak edenlerin mutlaka okuması gereken bir eser…
Sultan Hamid DüşerkenNahid Sırrı Örik · Everest Yayınları · 2026633 okunma
Puan vermedi·497 syf.··
2026 11. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2026 14:56
Bin Muhteşem Güneş, yazarın okuduğum üçüncü kitabı. Bu romanda bir kadın olmak Afganistan gibi bir coğrafyada ne kadar zor olabilir, bunu derinden hissettim. Afganistan'da yanında bir erkek olmadan sokağa çıkmanın bile suç sayılması ve kadınların yaşam haklarının kısıtlanması çok çarpıcı bir şekilde anlatılıyor. Kadınların toplumda yok sayılması ve hayatlarının başkalarının kararlarıyla şekillenmesi insanı derinden etkiliyor. Kitapta geçen şu sözler de bunu çok iyi anlatıyor: Bu ülkede kadınların işi hep çok zor oldu, Leyla, ama artık, komünistler sayesinde daha özgürler, eskisinden çok daha fazla haklara sahipler, demişti, sesini iyice alçaltarak; Anne'nin komünistler hakkında çok dolaylı da olsa olumlu sözlere hiç tahammülü olmadığını biliyordu. Ama bu bir gerçek, diye ekledi Babi, Afganistan'da kadın olmanın tam zamanı. Bundan yararlanmalısın, Leyla. Öte yandan, kadın özgürlüğü -başını esefle salladı- ne yazık ki, oradakilerin silaha sarılmasının da nedenlerinden biri. s.157
Bin Muhteşem Güneş (Cep boy)Khaled Hosseini · Everest Yayınları · 2017119,5bin okunma
3/10
·384 syf.··
2026 23. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2026 17:55
Benim gibi bir kitaba başlamadan veya almadan önce yorum arayanlar için bunu buraya bırakıyorum. Kitap hakkında hep olumlu şeyler okudum ve şimdi diyorum ki biz aynı kitabı mı okuduk? Sadece aynı okuyan farklı kişiler olarak benim gibi hissedeceklere gelecekten sesleniyorum: Kitabı okurken inanılmaz sıkıldım ki betimleme okumayı seven biri olarak söylüyorum. Hint Edebiyatına insan üstü bir ilginiz varsa, coğrafi oluşumlar ve jeofizik sizin tutkunuzsa buyrun efendim bu kitap tam da sizlik olabilir. Ama geçen zamanıma üzülerek başka kitap(lar) okuyabilirdim demekten ben kendimi alıkoyamıyorum esefle.
Hasret KoordinatlarıShubhangi Swarup · April Yayıncılık · 202591 okunma
Ben Kalender Meşrebim
8/10
Ah ulan Kalender Beyciğim. Benim bu adama olan sempatim şaka mıdır? Bana şu derece okuma zevki veren çok az kitap karakteri oldu bugüne kadar. Sıkıntı bende arkadaşım, kabul ediyorum bakın. Ben seviyorum sarkazmı. Bu adam da çekmez mi başı sarkastik wattpad herifleri listesinde? Çeker elbet başı. Evet, benimle pek zıt görüşte olup adamı aşırı sorunlu görenler; ''bu adamı sevenler hangi kafayı yaşıyor, akılları kafalarının içinde mi yahuuu'' diyenler de olmuş. Kabul edilebilir elbet. Farklı görüşler. Herkes sarkazmdan zevk alacak diye bir kaide yok zira. Ben, dizi-film-kitap fark etmez, ara sıra biraz ciddiyetsiz, efenime söyleyeyim biraz deli, biraz fıttırmış, biraz fırlama, biraz başına buyruk tiplemelerin sektöre renk kattığını düşünenlerdenim. Bundan ötürü seviyorum bu tarz karakterleri. Ciddiyet ihtiyacımı gerçek hayattan fazlasıyla karşıladığımdan mütevellittir ki kurgusal dünyada şöyle karakterleri gözümün görmesi gönlümü de bir hoş eyliyor. Evet buradan da anlaşılacağı üzere ben sanırım kitabı değil karakteri seviyorum. Gelmişim ergenliğimin son demlerine. Koskoca ergenlik boyunca bir tane bile şöyle karaktere yükselmedim. Yahu şu da ne adam, bu da ne adam diye bir tane ergenlik hayranlığım olmadı. Geldim son demlerine ve burada bir kurgusal karakteri övüyorum satırlarca. Ah ah bunlar hiç benlik şeyler değil. Gururum zedeleniyor sonra(Ne? Gurur mu dedim, Kalender olandan mı bahsettim acaba). Bu yazıyı bitirdikten sonra oturup bir de kendimi övdüğüm bir methiye yazmak şart oldu. Neysee. Ergenlik falan dedim de kitap zaten öyle 13-15 yaş kitlesinin kitabı değil. Yetişkin içerik olarak geçiyor ve bence yazarın uyarısı dikkate alınıp okunmalı. Sonra demesinler efendim küçük yaşta çocuklara romantize ettikleri şeylere bak diye. O nedenle küçük kardeşlerime
Duygu ve Düşünce
Sarkaç 1Maral Atmaca · Ephesus Yayınları · 20281,042 okunma