Görüşmelere gittikleri günlerden birinde İhsan, cezaevleri için, "Burası çıplak adamlar ülkesi." dedi. "Buradaki çıplaklık, üst başlangıçla ilgili değil, insanların iç yüzleriyle ilgili... Dışarıdaki insandan saklayan çeşitli perdeler, peçeler, maskeler, burada birkaç gün varmadan sıyrılıp düşüyor.
Kendi değerimizdekilerin ya da kendimizden üstün olanların pisliğini neden pislik saymıyoruz? Biz ancak kendimizden aşağı gördüklerimizin pisliklerinden iğreniyoruz.
"Evet Cenab-ı Hak tarafından adem ve esîr ve sema perdelerini açıp, Güneş gibi, dünyayı ışıklandıran pırlanta-misal bir lâmbayı, hazine-i rahmetinden çıkarıp dünyaya gösterdi. Dünya kapandıktan sonra, o pırlantayı perdelerine sarıp kaldıracak."
Bırak ben ağlayayım
Esir pazarında satılan Afganistan'a
Açlıktan milyonları kırılan Afrika'ya
Filipinler'e
Habeşistan 'a Eritre'ye Filistin'e
Esaret prangasıyla kıvranan
Kafkaslar, Azerbaycan Türkistan'a
Bütün milletlere ülkelere
Irmaklar gibi ben ağlayayım
"Işık (Ha-or), esîrin (Avir) gizeminden fışkırır. Saklı nokta yani "yod" harfi tezahür eder. 16 Bu "yod", hiyeroglifik olarak ilkeyi temsil eder ve İbrani alfabesinin tüm harflerinin ondan türemiş olduğu söylenir. Bu oluşum, Sefer Yetsira'ya göre tezahür âleminin oluşumunu sembolize eder. Yine, tezahür etmemiş "Bir" olan kavranılamaz ilk noktanın başlangıcı, Orta'yı ve Son'u ifade edecek biçimde üç noktayı oluşturduğu ve bu üç noktanın birlikte böylece tezahür etmiş "Bir"i oluşturan, daha doğrusu evrensel tezahürün ilkesi olan "yod" harfini oluşturdukları da söylenir: İlâhiyat diliyle Tanrı'nın kelamı ile kendini "Alemin Merkezi" kılması söz konudur. Sefer Yetsira'da, bu "yod" oluştuğunda bu saklı gizemden ya da Avirden (Esîr) geriye kalanın Ha-or (Işık) olduğu belirtilir. Gerçekten de, Avir sözcüğünden yod (harfi) çıkarıldığında geriye Ha-or kalır.