,Orhan Pamuk, deyince herkesin aklına tabi ilk Nobel alan ilk ve tek Türk yazarı geliyor. Öncelikle Nobel kısmına girmek onu tanımak için bence gerekli. Bir yazarın Nobel Ödülü alabilmesi için ülkesi eğer ki Dünyadaki Güçlü ve Söz Sahibi o meşhur ülkelerden değilse, kendi ülkesi ile ilgili sorunlu olması gerekir. Nobel çünkü kaos sever, entrika sever, bir alt hikayenin olmasını sever. Mesela Yaşar Kemal, o da bilindiği üzere çok büyük bir kalemimizdir ve Pkk ile Türk Savaşını eleştiren bir kalemdir. Hatta bu nedenle kendisi yargılanmıştır. O da bilinildiği üzere Nobel e aday gösterilen Türk kalemidir ama ödülü alamamıştır. Belki Nobel e göre ülkesi ile sorunu zayıf kalmıştır. Bu bilinmez. Orhan Pamuk un aklıma gelen bazı bana göre yersiz çıkışları şunlar : Ayasofya nın Cami yapılmasını ve Chp nin buna olan tutumunu eleştirmiştir. Yine aynı şekilde Pkk dan dolayı cezaevinde olan bazı siyasilerin orada olmasına olan rahatsızlığını da dile getirmiştir ve onlar benim kardeşim demiştir. Ermeni Soykırımını Türklerin yaptığını söylemesi bana kalırsa en büyük skandalı olabilir. Fetö cülerin cezaevlerinde dolduğunu ve bu konuda bir yumuşama beklediğini de açıkladı mesela yakın zamanda. Rasim Ozan ve eşi Nagihan Alçı ile samimiyeti, magazindeki önemsiz kişilerle mesela Karolin Fişekçi ile ilişkisi de bence bana göre pek sempatik değildi. Ben bu kadar üst düzey ve marka bir yazarın daha elit ve seviyeli insanlarla muhatap olmasını ve magazin sayfalarında gezmemesini sevenlerdenim. Kısaca Nobel i olağanüstü bir edebi kalemi olmasından dolayı almadı. Önce bunu bilmek gerektiğini düşünüyorum. Dönemin Cumhurbaşkanı dahi onu sırf bu nedenlerden dolayı kutlamamıştır. Bilindiği üzere 1901 den beri Nobel Edebiyat Ödülü verilmektedir. O dönemde Orhan Pamuk dan daha büyük yazarlarımız olmuştur ama
Durduk yere aklıma lisede okuduğum bir kitap takıldı, konuyu hatırlıyorum ama kitabın başlığını bir türlü hatırlayamıyorum. Kitap, kaçırılan bir kadının bir odada yaşamaya mahkum edilmesi ve ondan doğan çocuğun da aynı odadaki yaşamıyla ilgiliydi. Hatta kitapta ilk zamanlar kurtulabilmek için kadın odasının ışığını sürekli açıp kapatıyordu, dikkat çekebilmek için. Hay Allah ya. Kitabın adı "oda" ama ne "oda"?.. Maalesef yazar ismi de yok aklımda :(