Spoiler içerir.
Hayatımda ilk defa, dizi (veya film) uyarlaması orijinalinden daha iyi olan bir kitap serisiyle karşılaştım. Dizide kesinlikle şerif ve eşinin hikayesi, Sims, Juliette ve sevgilisi çok daha başarılı ve derinlikli işlenmiş. Kitapta durduk yere çıldıran bir kadın, dümdüz bir güvenlik amiri, bahsi birkaç kere geçen ve Juliette'in kolayca ölümünü atlattığı sevgilisi ve kendini bir anda Silo şerifi olarak bulan bir Juliette ile karşılaşıyoruz.
Kitapta En Derin'in de altında olan mekana dair detaylı bir şeyler okuyacağımı hayal etmiştim ama bunun tamamen dizi uyarlamasında ortaya çıkmış olması hayretle karışık bir hayal kırıklığı yarattı. Yargıç, IT ve Şeriflerin çıkar çatışmaları, Bernard'ın Yargıç'ı nasıl oyun dışı bıraktığı, sistemini nasıl devam ettirdiğini okumak isterken yalnızca Juliette etrafında şekillenen bir hikaye beni karşıladı. Kurgunun çok başarılı olması bana kitapları okutturdu ancak maalesef seri, gerekli derinlikten yoksundu.
Üçüncü kitapta zorlama bir şekilde ortaya çıkarılan rahipler bu sebeple gereksiz geldi gözüme. Yani kitabın bitmesine 100 sayfa kala sanki yobazların 7 yaşındaki kızla evlenme törenini okumamıza artık gerek yoktu, o derinliği sağlama safhası çoktan geçmişti çünkü. Apar topar bir şekilde dünyanın aslında zehirli olmadığını keşfetmeleri de çok yüzeysel geldi bana. Yani bir tanecik sonucu şüpheli deney yaptınız ve ne hikmetse 1. silodan bir kadın size telsizle haber verdi bir anda, yüzlerce yıl 49 tane silo hiçbir şey yapamamışken.
İsyanların çıktığı, kapatılan silolarda bunlar yapılamadı mı? Ayrıca, 40. SİLOYA NE OLDU? O kadar bahsi geçtikten sonra son saniyeye kadar Tohum'da 40. silonun bir yerleşke kurmuş olmasını veya bir şekilde 18. siloyla iletişime geçmelerini bekledim ama hiçbir şey çıkmadı. O zaman biz neden