SPOILER İÇERİR** Öncelikle, Açlık Oyunları serisi bundan 13 sene önce benim resmen beyin kimyamı değiştiren ve büyürken de kişiliğimin bir parçası haline gelen bir seri, o yüzden bu kitaba puan vermiyorum, ben Suzanne'in yazdığı her şeye varım. Gelgelelim kitabın beni hayalkırıklığına uğrattığı çok nokta var ve onları da es geçmek istemiyorum.
Bu kitap hepinizin bildiği gibi bir prequel ve Katniss'in mentoru Haymitch'in hikayesini, orijinal üçlemedeki alkolik versiyonuna dönüşmeden önceki halini ve 50. yıl oyunlarında şampiyon oluşunu anlatıyor. Haymitch serinin pek çok karakteri gibi gerçekten büyük acılar çekmiş bir karakter ve kalbimde her zaman ayrı bir yeri olacak, o yüzden hikayesini öğrenmek için çok uzun süredir inanılmaz heyecanlıydım. Ama objektif olarak da sormak lazım: bu hikaye gerçekten gerekli miydi?
Açlık Oyunları evreninden gelen her şeyi havada kapacak olmama karşın benim için bunun cevabı hayır. Çünkü Kuşların ve Yılanların Şarkısı, seride eksik olan orijin öyküsünü zaten tamamlamıştı bana göre. Arkaplanda önemli olabilecek pek çok detayı görmüştük ve bu kitabın nostaljiden başka neye hizmet ettiğini pek anlayamadım - ama bu konuyla alakalı bir sorunum yok çünkü karakterleri ÇOK özlemiştim.
Ama sorun şu ki, her ne kadar 12. mıntıkaya döndüğümüz için Katniss'in soyuna dair bilgiler edinmek müthiş bir sürpriz olsa da Kuşların ve Yılanların Şarkısı aradaki zaman farkı çok fazla olduğu için esas serinin tanıdığımız karakterlerle ilerleyen olay örgüsüne dokunmuyordu. Bu kitapta ise orijinal üçlemede tanıdığımız bazı karakterlerle, Haymitch'in dünyasının bir parçası olmaları sonucu tekrar karşılaşıyoruz ve her ne kadar bu beni aşşşırı mutlu etse de bir yandan da belli yerlerde sanki fanfiction okuyormuşum gibi hissettirdi. Ayrıca bir bakıma orijinal
Hasatta GündoğumuSuzanne Collins · Dex Kitap Yayınları · 2025858 okunma