"Anlıyor musunuz anlıyor musunuz sayın bayım, bir insanın artık gidebileceği hiçbir yerinin olmaması ne demektir, anlıyor musunuz ? Çünkü her insanın hiç değilse gidebileceği hiç değilse bir yerin olması gerekmez mi?..."
Bay Rousseau'nun hala zaman zaman boğazını düğümleyen büyük bir üzüntüye kapıldığı oluyordu; ama kafasını karıştırıp elini ayağını keserek onu en çok sersemleten şey, dükkanın hafta içi bir gün kapalı kalmasıydı.