Üç Cisim Problemi ünya genelinde farklı kültürlerden insanların kolayca ve eşit şartlarda iletişim kurabilmesini amaçlayan, 1887 yılında Ludwik Lejzer Zamenhof tarafından geliştirilmiş en popüler yapay uluslararası yardımcı dildir. Dilin adı, yaratıcısının kullandığı "ümit eden" anlamına gelen takma adından gelmektedir.
“Aynı günde doğan bir Türk çocuğu ile bir Yahudi çocuğunu aynı terbiye müessesine alıp ikisine de yalnız Esperanto dili öğretseler ve aynı şartlar altında aynı terbiyeyi verseler bile muhakkak ki Türk çocuğu yine yiğit, Yahudi yine korkak olacaktır.”
Esperanto demiştim yüksek sesle Esperento
Hiçbir yere gitmek istemese de her yere giden bir şairim ben
Böylece modern zamanlardan istifa edebilir miyim rabbim
Esperanto'nun tek dil olacağı, bütün insanlar için tek bir dil olacağı mutlu güne dek İspanyolca'nın fonetik yazımla yazılması gerek. Artık "c" harfi yok! "C"lere savaş! Za, ze, zi, zo, zu da, "z" harfi var ve ka, ke, ki, ko, ku da "k" ile. "H"ler kapı dışarı! "H" saçmalıktır, tepkidir, otoritedir, ortaçağdır, gerilemedir! "H"ye savaş!
"Müslüman olduktan sonra temas edilen yeni kültürlerin etkisinde fazlaca kalan atalarımız, bilhassa 16. ve 19. yüzyıllar arasında kullanılan yazı dilinde işi o derece aşırılığa götürürler ki konuşma dili ile yazı dili arasında âdeta bir uçurum hâsıl olur. Bu yazı dili, halkın anlamadığı bir nevî Esperanto'ya dönüşür."
"Asırlardan beri kılıç sallamış ve ömrünü er meydanında geçirmiş Türk milletinin bir çocuğu ile asırlardan beri sahtekârlık ve dolandırıcılıkla yaşamış Yahudi milletinin bir çocuğu nasıl müsavi (eşit) olabilir? Aynı günde doğan bir Türk çocuğu ile bir Yahudi çocuğunu aynı terbiye müessesine alıp ikisine de yalnız Esperanto dili öğretseler ve aynı şartlar altında aynı terbiyeyi verseler bile muhakkak ki Türk çocuğu yine yiğit, Yahudi yine korkak olacaktır. Türk çocuğu yine doğru, sahtekâr yine sahtekâr yetişecektir."