“İnsanın aslında hiç de her zaman sandığı kişi olmadığını anlaması çok tatsız bir şey. İnsan her zaman olduğu kişi olarak kalmak istiyor, ama teslim olursan bu mümkün değil.(..)Çağımızda, başkalarının önünde utandıkları için kendilerini vuruyorlar: toplumun önünde, dostlarının önünde… Ama geçen yüzyılda, kendilerinden utandıkları için kendilerini vuruyorlardı. Anlıyor musunuz, çağımızda nedense, insanın kendisiyle her zaman barışık olması gerektiği düşünülüyor. Belki de öyledir. (…) Ne olduğunu bilmiyorum…Belki de dünya daha karmaşık olduğu içindir? Belki de gurur ve onur gibi kavramların yanı sıra, insanın kendini ikna edebilmesi için daha birçok başka şey de mevcut olduğu içindir…”