​"Geriye, Bir Yaralı Kuşa Ettiğin Merhamet Kalır"
Puan vermedi
​"Yol uzun, menzil uzak, kalk ey yolcu!" ​Modern dünyanın gürültüsünden sıkılıp, kendi içinize doğru derin bir yolculuğa çıkmaya ne dersiniz? ​Bu kitap, felsefe ile tasavvufun harmanlandığı muazzam bir arınma rehberi. Yazarın güçlü kalemi, ilk bölümlerde kurduğu felsefi altyapıyı kitabın sonunda kalbe dokunan harika şiirlerle taçlandırıyor. ​Neden Okumalısınız? (Olumlu Yönleri): "Geçer bu debdebe, mülk virane kalır..." diyerek unuttuğumuz o saf şefkati ve merhameti hatırlatıyor. Ucuz kişisel gelişim formülleri vermek yerine, insanı kendi nefsiyle yüzleştiren gerçekçi bir ayna tutuyor: "Ruh dilemmada, kalp mevcelere mesken." ​Kimler Zorlanabilir? (Eleştirel Yönü): Kitabın dili oldukça zengin, katmanlı ve edebi kavramlarla örülü. Günümüzün hızlı tüketim diline alıştıysanız sizi yavaşlatabilir. Ama kesinlikle sindire sindire okumaya değiyor! ​ Unutmayın: "Ey yolcu, sanma menzil ıraktır. Nefsini bilene, hakikat her dem nefestir." ​Eğer kalp aynanızı kederden arındırmak istiyorsanız, bu esere mutlaka kütüphanenizde yer açın. ​Kitaptan kalbime kazınan o son sözle bitireyim: "Padişah da olsa, sadece amelini alır. Geriye... Bir yaralı kuşa ettiğin merhamet kalır." ​Siz bu tarz içsel yolculukları seviyor musunuz? Yorumlarda buluşalım!
Eşref-i Mahlukat İnsanAbdurrahman Tuncel · Harika Yayınları · 20265 okunma
《 ÖZ ŞEFKAT 》
Puan vermedi·336 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 11:54
Mevlana Celaleddin Rûmî'ye atfedilen bir sözde: "Kâbe, Azer’in oğlu Halil İbrahim’in yaptığı bir binadır. Kalp ise, yüce Allah’ın nazargâhıdır. Bu sebeple, bir gönül yıkmak, bin Kâbe yıkmaktan daha kötüdür.” der. Bu cümleleri duyduğumuzda birçoğumuz bunu sadece diğer insanların kalbi için söylendiğini düşünür. Peki ya kendi kalbimiz? Diğer herkesin kalbini Rab yarattı da, kendimizinki başka türlü mü oluştu? Hayır! Kendi kalbimiz de Rabbimizin nazargahıdır. Bir kalbin kırılmaması gerekiyorsa, kendi kalbimiz de buna dahildir. Yazar da bu kitabında, yaptığımız hatalara karşı acımasızca davranmanın olumsuz etkilerini anlatarak, öz şefkatin önemine değiniyor. Bu kavramları anlatırken kendi hayatından, hatalarından, yüzleşmelerinden bahsederek sohbet havasında bir okuma deneyimi sunuyor. Ayrıca bölümlerin sonlarında verdiği alıştırmalarla, ruhu sağlıklı yollara yönlendiren çözüm seçenekleri sunuyor. Yazar ilk olarak kişinin kendine olan nezaketinden başlıyor.Ona göre insanın kendine gösterdiği şefkat bir ödül değildir. İnsan olmanın doğal ihtiyaçlarından biridir. Hata yaptığımızda ya da acı çektiğimizde, başkasına olmadığımız kadar acımasız olabiliyoruz. Modern dünyanın sapladığı mükemmellik aşısına direnemediğimiz için bazen kendi kalbimizi defalarca kırabiliyoruz. Oysa biz insanız... Zaman zaman yetersiz, hata yapan ve kusurlu varlıklarız. İnsaniyetimiz bunları yargılayarak değil, sarıp sarmalamanın şifasıyla yüceliyor. Öz şefkat bizim korunaklı yuvamızdır. Dışarıda fırtınalar koparken, hataların, yenilgilerin devleşip yüreğimizi ezdiği zamanlarda o yuvaya sığınmak, şifa bulmaktır. Mükemmel olmama hakkını kendine iade etmektir. Öz şefkat, Rabbimizle kurduğumuz o sessiz ama en güvenli bağı görerek, onaylanmayı ve başkasının gözünde temize çıkmayı beklemeden, sırf var
Psikoloji
Öz ŞefkatKristin Neff · Diyojen Yayıncılık · 2021445 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Eşrefimahlukat
Puan vermedi·111 syf.··
2026 24. kitabı
“Söylemek istediğim şeyler var; hiç susmuyor ki!” Songül Öden’in yazma ritüelini belki de en iyi anlatan cümle bu. Kendimi bildim bileli yazıyorum diyen yazar, ortaokul yıllarında çekmecelerde biriktirdiği günlükleri ve şiirleri gün ışığına çıkarmak için uzun yıllar beklemiş. Edebiyatın rüzgârına kolay kapılmamış; çekingenliğini aşması zaman almış; ilk öykü kitabı Eşrefimahlukat ile yalnızca bir oyuncu değil, aynı zamanda güçlü ve gözlemci bir anlatıcı olduğunu da ortaya koyuyor. İncelemenin tamamı için; literaedebiyat.com/post/esref-i-ma...
EşrefimahlukatSongül Öden · İletişim Yayınları · 202553 okunma
Puan vermedi·312 syf.··
2026 13. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 22:13
Gece Açan Çiçekler, yazarın okuduğum ilk kitabı ve bende yazarın kurgu gücüne, anlatımına, diline karşı hayranlık uyandırdı. Uzun zamandır okuduğum kitaplar arasında, merak duygumu her sayfada canlı tutarak ilerlememi sağlayan bir kitap oldu... Peki kitap neyi anlatıyor derseniz; "Geçmişten kaçamazsınız, üstünü örtemez yok sayamaz unutamazsınız.. Ancak onunla yüzleşerek yaşamaya devam edebilirsiniz.." tam olarak bunu anlatıyor derim. Roman İki farklı zamanda iki farklı neslin hikayesini tek aile üzerinden anlatıyor. Kahramanların yolu nerede kesişecek bu sırlar nasıl çözülecek diye merakla okuyorsunuz. Tarihi dokunuşlar zaman zaman kurgu mu gerçek bir hikayemi bu heyecanı yaşatıyor insana. Parçalanmış bir aile, birlikte ama bambaşka dünyalarda yaşayan insanlar, hem sık düğümlerle bağlı hem birbirinden oldukça uzak ruhlar, İç hesaplaşmalar, dış çatışmalar. Bu nedenle kitabın geneline hakim yoğun duygusal bir atmosfer var. İki farklı zamanın ortak noktası ise mekan Canfeda Konağı namı diğer Uğursuz Konak, (kitabın adeta ana karakteri diyeceğim çünkü bir mekadan öte yaşayan hatırlayan sır saklayan sanki yaşananları anlatan bir karakter gibi.) Olaylar büyük abla Halide'nin anlatımı ile ilerliyor ve dört kardeşin yıllar sonra konakta buluştukları gece anlattıkları ve anladıkları ile çözümleniyor. Ve hikaye; aşka feda edilen bir hayatın, geçmişte esir kalan bir ruhu kurtarmasıyla son buluyor... Siz de bu iki yolun kesişme hikayesini, merakla bazen içiniz ürpererek bazen gözleriniz dolarak bazen öfkeyle söylenerek okuyorsunuz... Bitince geride içime çöreklenen bir hüzün kaldı bana... Handan'a, Derviş'e, Reyhan'a, Halide'ye ve bir de zavallı Eşref'e... Kaleminize sağlık Tarık Tufan, diğer kitaplarınızdan alıp okumak için can atıyorum.
Gece Açan ÇiçeklerTarık Tufan · Doğan Kitap · 20258,1bin okunma
Puan vermedi·143 syf.··
2026 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 13:07
Eşref Saat ortaokulda türkçe öğretmenimin tavsiye ettiği bir kitaptı. O zamanlarda okuma alışkanlığım yoktu en büyük pişmanlıklarımdan biridir bu. Lisede okuma alışkanlığı edindim lakin sınavdan dolayı bu alışkanlık törpülendi. Üniversite 3. Sınıfta 2. dönemdeyim bu alışkanlığımı tekrar canlandırmak istiyordum. Eşref Saat bu dönem okuduğum 2. kitap oldu. Kitap gerçekten mükemmel bir üslup ile yazılması bir kenara dursun ilgi çekici konulara parmak basıyor. Kısa olmasına rağmen meramını oldukça iyi ifade eden bir kitap. Saygıdeğer Şevket Rado beyefendinin anıları ile perçinleyerek yazdığı bu denemeler kesinlikle okumaya değer. Kitabın ilköğretim 100 temel arasında yer alsa da yetişkinlere de hitap ettiğini düşünüyorum.
Eşref SaatŞevket Rado · Elips Kitapları · 20053,672 okunma
Peki ya hayaletlerin dili olsaydı…
10/10
·312 syf.··
2026 37. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 21:30
Tarık Tufan’ın bütün kitaplarını okumuş biri olarak son kitabı içinde gönlümden geçenleri ifade etmek istiyorum. Bu sefer kitabın kapağından başlayacağım. Romanın kilit kahramanı olan Handan Hanım… Kitabı henüz okumamış olup , sadece kapağını görenler için sadece bir portre gibi görünebilir ama kitabın son sayfanını da çevirip kitabı kapattığınızda tekrar kapağına dönüp ahhh Derviş Ali’nin dünyevi aşkı Handan Hanım ile tekrar göz göze geleceksiniz. Ahh ki ne ahhh geçmişteki büyük aşkın torunlara kadar sirayet edişine kulak kabartıp onların dünyasına dalacaksınız. Yazarımız çok değişik karakter ve konuları ele alarak bir anda romanın tam ortasına düşüveriyorsunuz. Tabiri caizse gökten düşer gibi o döneme düşünüyorsunuz. Vefa semtindeki Canfeda Konağına konuk oluyoruz. Konağa hapsolmuş olan Halide ( ki bunu sonradan anlıyoruz ki ruhu burada sadece ) ve kardeşlerinin birbirlerine kavuşma ve yüzleşme anlarına tanıklık ediyoruz. Koca konağın dili olsa da geçmişten o güne kadar olan acıları ağlaya ağlaya ya da sevinçleri kahkahalarla duvarlarından bangır bangır ifade edebilse… Konakların dili olsa da konuşabilse… Bu kitaba dair çok şey konuşmak istiyorum. Nedendir emin değilim ama… Osmanlı zindanlarına düşen Derviş Ali’den , Ressam Zonaro’ya kadar çok güzel hisler yaşadım. Derviş Ali ile beraber hem Handan’a olan aşkı hem resime hemde dervişliğe olan bir sürü ana tanıklık ettik. Ressam Zonaro’yu yakından tanıyıp onunla o sanat zevkini paylaştık. Handan ile konaktan , iyiliğinden ve aşka olan geçişine tanıklık ettik. Cihangir , Zeliha ve Nihal’in hem iç yüzleşmelerine hemde birbirleriyle olan yüzleşmelerine tanıklık ettik. Eşref yan kahramanımız az görünürümüz olsa bile Halide ve Derviş Ali’yi tek gören kişi olarak kalbinin saflığını ve güzelliğini gördük. Aslında o ( tabiri
Gece Açan ÇiçeklerTarık Tufan · Doğan Kitap · 20258,1bin okunma